Geri Dön

Ayna nasıl yapılıyor? Bizi nasıl yansıtıyor?

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalını hatırlıyor musun? Kötü kalpli kraliçenin en yakın dostu bir aynaydı hatırlarsan. “Ayna ayna söyle bana…” diye başlayan cümleler kuruyordu. Kraliçenin aynası konuşuyordu ama evlerimizde yer alan aynalar konuşamaz. Bunu sen de biliyorsun tabii ki. Evdeki aynalar konuşamasa da bize gerçekleri gösterir.

Ayna nasıl yapılıyor? Bizi nasıl yansıtıyor?

Yüzümüzün şeklini, kulağımızın büyüklüğünü ya da gözlerimizin renklerini onun yansımasıyla görüyoruz. Peki aynalar bunu nasıl yapıyor, gördüklerini nasıl yansıtıyor?

Aynanın özellikleri neymiş ve ayna nasıl yapılıyormuş bakalım:

İlk aynanın MÖ 6000’lerde Anadolu’da yapıldığı bilinirmiş. Ancak bu ilk aynalar şimdikinden farklıymış biraz. Volkanik bir taşın düz bir hale getirilip cilalanmasıyla yapılmış.

İnsanlar daha sonra daha net bir yansıma istedikleri için bu işlemi gümüş ve altın gibi maddelere uygulayarak ayna yapmaya başlamış. Üstelik bu aynalar oldukça küçükmüş.

Günümüzde kendimize baktığımız aynalar ise ilk olarak 12. yüzyılda yapılmış. Bu aynalar cam ya da kristallerle çeşitli metaller kaplanarak yapılıyormuş. Bu yüzden yapımı zormuş ve pahalıymış.

Daha sonra daha kolay ve ucuz bir yöntem bulunmuş. Bu yöntemde camın yüzeyi cıva ve kalayla kaplanıyormuş. Son yöntem ise 19. yüzyılda bir Alman bilim insanı tarafından bulunmuş. Yine cam yüzey gümüş çözeltisiyle boyanıyor üstü de boyayla kaplanıyormuş. Cama uygulanan bu kimyasal işleme sır adı veriliyormuş.

Ayna aslında ışınları kaplama maddesi olan gümüşün yansıtma özelliği sayesinde gösterirmiş.