Geri Dön
Çocuk ve Kültür & SanatBir şair: İlhan Berk kimdir?

Bir şair: İlhan Berk kimdir?

Döneminin en duygusal ve duyarlı şairlerinden biri olan İlhan Berk, edebiyatımızın altın kalemlerinden biriymiş. Onu tanımaya ve eserleri hakkında fikir sahibi olmaya ne dersin?

Bir şair: İlhan Berk kimdir?

Kimlik Kartı

Doğum tarihi:18 Kasım 1918

Doğum yeri: Manisa

Vefatı: 28 Ağustos 2008

1918 yılında Manisa’da dünyaya gelen şair, çocukluğunu burada geçirmiş. Liseye kadar geçen eğitim hayatı da Manisa’da geçmiş. Ardından Balıkesir Necatibey İlköğretmen Okulu’nu bitirmiş ve kısa bir süre öğretmenlik yapmış.

Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca bölümünü de bitirdikten sonra çeşitli şehirlerde öğretmenlik yapmaya devam etmiş ve ardından mütercimlik yapmaya başlamış. 13 yıl Ziraat Bankası’na ait yayın kuruluşunda çevirmenlik yaptıktan sonra emekli olmuş.

Genç yaşta başladığı şiirlerine çalışma hayatı devam ederken de devam eden şair, hayatı boyunca sayısız şiir kaleme almış. Bunlardan bir kısmını ilk kitabı olan Güneşi Yakanların Selamı adlı kitabında toplamış.

Aşk ve mitoloji ağırlıklı konuları olan şiirlerinde zaman zaman özgürlük ve eşitlik gibi kavramlara da yer vermiş.

Şiirleri ve kitaplarıyla birçok da ödül almış. Kül adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü ve İstanbul Kitabı ile Behçet Necatigil Şiir Ödülü, Güzel Irmak adlı kitabıyla Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü almış.

28 Ağustos 2008 tarihinde Bodrum'da 89 yaşında vefat etmiş.

Şairin en sevilen şiirlerinden biri de 1919 adlı şiiriymiş.

1919

Ben dünyaya bir idare lambası altında geldim

Yeryüzü Birinci Dünya Harbi'ni yaşıyordu

Başımın üstünde mendil boyunda bulutlar vardı

Yunan Harbi'nde yanan şehirlerimizi bir dağdan seyrettim

O çadır çadır insanları askerleri esirleri

Arkalarında bir gömlekle kaçan halkımızı

İlk topu ilk tayyareyi gördüm

Anam kardeşim ve ben ayaktaydık

Kapanık dükkânlarıyla çarşılarımıza yağmur yağıyordu

Her sınıf insanıyla şehrim dağlara taşınmıştı

O yangından nehirlerimiz dağlarımız ve çeşmelerimiz kurtuldular

Yanmış ve yakılmış şehrimize bir akşamüzeri askerlerimiz girdi

Kursaklarında bir parça ekmekle insanlar ayaktaydı

O gün dünyayı ve insanları tanıdım

O gün ayağımın dibindeki şehirden ağlamayı öğrendim