Geri Dön

Karlar Kraliçesi Elsa Masalı Oku: Elsa'nın en güzel hikayesi

Zamanın birinde kışları çok soğuk geçen ülkelerden birinde iki arkadaş yaşarmış. Birinin adı Kay, diğeri ise Gerda’ymış. Birbirleriyle çok anlaşan bu ikili kardeş gibilermiş.

Karlar Kraliçesi Elsa Masalı Oku: Elsa'nın en güzel hikayesi

Gerda’nın bir de büyükannesi varmış ve sürekli onlara masal anlatırmış. Sırayla çok güzel masallar anlatır, onlar da büyükanneyi büyük bir dikkatle dinlermiş. Yine günlerden bir gün büyükanne onları çağırmış ve:

– Size yine çok güzel bir masal anlatacağım, dinleyin, demiş.

Çocuklar başlamış dinlemeye…

- Masalımın adı Karlar Kraliçesi, diye başlamış ve anlatıp bitirmiş.

Masalın ardından çocuklar uyuyakalmış. Ertesi gün uyandıklarında tüm kent bembeyaz karlarla kaplanmış. Kızaklarını alıp sokağa çıkmışlar. Bir güzel kaymışlar. Sonra yanlarından çok güzel bir kızak geçtiğini görüp peşine takılmışlar. Kızağı 12 tane beyaz geyik çekiyormuş üstelik. Çocuklar kızağın peşine takılmış ama bir süre sonra yorulup kızağı bırakmışlar. Bir tek Kay kızağı tutmaya devam etmiş.

Kızak durmuş ve içinden beyaz pelerini ile biri inmiş. Kay bu inenin büyükannenin masalındaki Karlar Kraliçe’si olduğunu anlamış.

Karlar Kraliçesi Kay’a:

– Zavallıcık üşümüşsün gel yanıma otur, demiş.

Kay, Karlar Kraliçesi’nin yanına oturmuş ve onun verdiği pelerine sarılmış. Üşümesi geçmiş ve uyuyakalmış. Karlar kraliçesi onu şatosuna götürmüş. Aslında bu kraliçe yakaladığı çocukları şatosuna götürüp buzla kaplarmış. Kay’ı da bu şekilde buzdan bir heykelcik yapmış.

Arkadaşından haber alamayan Gerda, arkadaşını aramaya başlamış ve ormana doğru yürümüş. Ormanda bir kulübe ve içinde yaşlı bir kadına rastlamış. Bu kadın iyi kalpli bir büyücüymüş. Arkadaşını arayan ve üşümüş olan küçük kıza:

- Ne için geldiğini biliyorum en iyi arkadaşın Kay’ı arıyorsun. Gel bahçedeki kargaya soralım, demiş.

Dalda duran kargaya bakmışlar. Karga da onlara:

– Arkadaşın Kay’ın yerini bir kişi biliyor. O da ormanda yaşayan küçük kız,

Bunu duyan Gerda hemen yola koyulmuş ve küçük bir kulübe içinde de minik bir kız çocuğu bulmuş. Küçük kız:

– Gel ve yemek ye. Yarın sana O’nun yerini söyleyeceğim, demiş.

Birlikte yemek yemişler ve uyumuşlar. Sabah olunca küçük kız Gerda’yı bahçeye çıkarmış ve oradaki güvercinleri ve geyikleri göstermiş. Güvercinler ötüyormuş. Küçük kız:

– Güvercinler, Kay’ın yerini söyledi. O’nu Karlar Kraliçesi kaçırmış. Oraya nasıl gideceğini ise geyikler biliyormuş. Geyikler seni oraya götürecek.

Gerda, küçük kıza teşekkür edip yola koyulmuş. Uzun bir süre uçtuktan sonra dünyanın en kuzeyine varmışlar. Bembeyaz ve kar yapan bir yermiş burası. Geyikler Karlar Kraliçesi’nin kapısında durmuşlar.

Gerda içeri girmiş ve Kay’ı çağırmaya başlamış. Ne kadar bağırsa da cevap alamamış. Sonra buzdan bir kapı görüp içinden geçmiş ve karşısında buzdan bir küpün içinde donmuş Kay’ı görmüş. Onun öldüğünü anlayıp başlamış ağlamaya.

O kadar çok ağlamış ve gözyaşı dökmüş ki, bu yaşlar donmuş Kay’ın buzlarını eritmiş. Kendine gelen Kay:

– Gerda, canım arkadaşım, seni gördüğüme çok sevindim. Beni kurtardığın için teşekkür ederim, demiş.

İki arkadaş hemen şatodan kaçıp, geyiklerle evlerine dönmüşler. Bir daha da evlerinden uzaklaşmamak için birbirlerine söz vermişler.