Geri Dön
Masal OkuKeloğlan ve Cengizhan’ın hazinesi

Keloğlan ve Cengizhan’ın hazinesi

Zamanın birinde bir Keloğlan varmış. Boş boş gezer, kuşları ve kedileri kovalarmış. Çalışmakla pek alakası olmadığı için bütün gün ormanda yatar, akşam olunca eve dönermiş.

Keloğlan ve Cengizhan’ın hazinesi

Günlerden bir gün madem yatıyorum ormandaki Cengizhan’ın hazinesini araştırayım demiş. Ormanı delik deşik etmiş, her deliğe girmiş. Arkadaş olduğu hayvanlara danışmış. Gece gündüz Cengizhan’ı beklemeye başlamış.

Sonunda hazinenin bir nehrin altına gömüldüğünü öğrenmiş. Tabii bir türlü suyu aşıp nehrin yatağına ulaşamamış. Günler geçmiş yaz gelmiş. O sene çok kurak geçmiş ve nehrin suyu kurumuş.  Şimdi de bir sorun varmış. Çünkü nehir çok uzun bir yatakta akıyormuş.

Düşünmeye başlamış: Ben Cengiz Han’ın yerinde olsaydım, hazineyi nereye gömerdim?

Drin düşüncelere dalmışken bir kayanın dibindeki oyuktan çıkan maymunun elinde altın olduğunu görmüş. Oyuğu genişleten Keloğlan önüne çıkan merdivenlerden aşağı inmiş ve demir kapıyı açınca hazine odasına girmiş. Cengiz Han’ın hazinesini bulmuş sonunda.

Altın, zümrüt, elmas, pırlanta ve aklınıza gelecek her türlü değerli eşya doluymuş burada. Birazını yanındaki çuvala doldurmuş ve bir eşek satın almaya gitmiş. Giderken girişi kaya parçasıyla kapatıp hazinenin kalanını orada bırakmış.

Keloğlan çuvaldakileri annesine vermiş. Sonra eşeğini de alıp tekrar hazinenin olduğu yere gitmiş. Böylelikle tüm hazineyi yavaş yavaş evine taşımış. Sonunda ülkenin en zengini olarak hayatına devem etmiş.