Geri Dön
DünyaSosyal medyada da savaş çıktı, sahte mi gerçek mi bilinmiyor! 'İlk sırada Twitter var'

Sosyal medyada da savaş çıktı, sahte mi gerçek mi bilinmiyor! 'İlk sırada Twitter var'

Rusya-Ukrayna savaşında yaşanan dezenformasyonlara her geçen bir yenisi daha ekleniyor. Sosyal medyadaki yoğun bilgi akışı içerisinde gündeme damga vuran iddiaların teker teker yalanlanması aslında ne kadar büyük çapta bir kriz yaşandığını bizlere gösterdi. 'Kiev Hayaleti' ve 'Yılan Adası'yla ilgili ortaya atılan iddiaları işaret eden uzmanlar, "Bunlar da psikolojik savaşın bir parçası" diyerek tehlikeyi anlattı.

Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr - Çatışmaların başladığı ilk günlerden bu yana sosyal medyada üzerinde oynanmış fotoğraflar ve videolar kullanıcılar tarafından paylaşıma sokuluyor. Uzmanlar buna benzer paylaşımların psikolojik savaşın bir parçası olduğunu söyleyip kullanıcıları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Dijital İletişim Araştırmacısı Doç. Dr. Ali Murat Kırık ve Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan'a enformasyon savaşlarına karşı dikkat edilmesi gereken detayları, alınması gereken önlemleri sorduk.

'SAVAŞIN ARDINDAN ZİRVEYE ULAŞTI'

"İki ülke arasındaki savaş devam ediyor fakat tek savaş sahada süren savaş değil. Aynı zamanda internet üzerinden de devam eden bir algı savaşı var. İnternetteki mevcut kirliliği savaşın ardından zirveye ulaştı" diyen Doç. Dr. Ali Murat Kırık, sözlerini şöyle sürdürdü:

Sosyal medyada da savaş çıktı, sahte mi gerçek mi bilinmiyor İlk sırada Twitter var

"Rusya’nın başlattığı işgalin ardından sosyal medya bombalanmış binalara ait fotoğraflar, evlerinden kaçan Ukraynalı sivillerin birinci şahıs hesapları ve hatta savaşa katılan askerlere ait olduğu iddia edilen videolar ile doldu. Bunun altında yatan en temel etmen psikolojik olarak üstünlük kurmak ve duygusal olarak toplumu yıpratıyor. Ayrıca savaşa müdahil olan tarafların kötü niyetli amaçlarını yerine getirmek ve bir kişi, bir olay hakkında güçlü bir şekilde önyargılı bir kullanıcı algısı oluşturmak için yapılan bir sosyal mühendislik planıdır."

'BİLGİ KİRLİLİĞİ SOSYAL MEDYANIN KARANLIK YÜZÜ'

Bilgi kirliliğinin sosyal medyanın karanlık yüzü olduğunu belirten Kırık, “Sahte haberler, görseller, trol ve bot hesaplar artık bir sosyal medya gerçekliği. Bu sebeple yanlış bilgilerin önüne geçmek artık çok zor. Yanlış bir bilgi hızlı bir şekilde yayılabiliyor. Bir nevi sosyal medyada kulaktan kulağa yayılma olayı mevcut. Bu durumu özellikle askeri harekât ya da olağanüstü toplumsal koşullarda açık bir şekilde hissediyoruz" dedi.

Sosyal medyada da savaş çıktı, sahte mi gerçek mi bilinmiyor İlk sırada Twitter var

Doç. Dr. Ali Murat Kırık, "Savaş esnasında devletler psikolojik üstünlüğü de elinde bulundurmak adına sahte haber ve içeriklere başvurabiliyor, bir nevi operasyon düzenleyebilirler. Bu gibi durumların önüne geçmek için kullanıcılar dikkat etmeli. Gündemde olan bir bilgi yanlış bilgi içeriyorsa ilgili platforma şikayet edilebilir. Sahte hesaplar genelde yeni tarihli açılır. Dolayısıyla gönderi geçmişini mutlaka kontrol etmek gerekir. Resmi devlet kurumları ya da devlet liderlerinin hesapları genellikle onaylıdır. Mutlaka mavi onay rozetini profillerde aramak gerekir" uyarısında bulundu.

Gerçek haber kaynaklarının, yüksek kaliteli içerik sağlamak için editörleri kullandığını ancak sahte haber üretenlerin genellikle bunu yapmadığını vurgulayan Ali Murat Kırık, "Sahte haber makaleleri ve gönderileri aşırı yazım yanlışı içerebilir. Bir haberin güvenilir bir haber yayıncısına ait olduğu iddia edilebilir. O posttaki ifadeleri mutlaka ana kaynağa giderek mukayese etmek gerekir" diyerek sosyal medyada yer alan bilgileri doğrulamak için kullanılacak yöntemleri anlattı.

Sosyal medyada da savaş çıktı, sahte mi gerçek mi bilinmiyor İlk sırada Twitter var

'İNCELEMEDEN RETWEET ETMEYİN'

Sosyal medya okuryazarlığının artması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “Bilgilerin teyit ve mukayese edilmeden hızlıca paylaşılması, görsellerin, içeriklerin kontrol edilmeden sosyal paylaşım ağlarına aktarılması, hesapların gerçek olup olmadığının incelenmeden yazılarının retweet edilmesi bilgi kirliliğine istemeyerek de olsa hizmet etmemize sebep oluyor. Zaten bilgi kirliliğiyle istenen amaç da budur. Dezenformasyon kasıtlı bir şekilde çıkarılan kirli bilgidir. Buna karşı alınabilecek en büyük önlem sosyal medya okuryazarlığını artırmaktır" şeklinde konuştu.

'BİRİNCİ SIRADA TWITTER, İKİNCİ SIRADA FACEBOOK VAR'

Özellikle Twitter’da yoğun bir dezenformasyon olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kırık, “Twitter kullanıcı sözleşmesi ve hizmet politikası gereği kullanıcı kimliklerini saklı tutuyor ve bu sayede anonim hesaplara imkân tanınıyor. Bu durum kötü niyetli kişiler tarafından suistimal ediliyor ve bilgi kirliliği yaratılıyor. Facebook’ta Twitter’ın hemen ardından geliyor" dedi. 

Sosyal medyada da savaş çıktı, sahte mi gerçek mi bilinmiyor İlk sırada Twitter var

'YANLIŞ BİLGİ İKİ ŞEKİLDE YAYILIYOR'

Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan da sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin iki farklı yolla yayıldığını açıkladı. Demircan, “Birincisi devletler algı yaratmak için yanlış bilgi yayıyor. Bu savaşın olmayan bir halini yaratmak ve dünya genelinde üstün taraf algısı oluşturmak için kullanıldı ve hâlâ kullanılmaya devam ediliyor. Geçmişte yaşanan olayların görüntüleri şimdi yaşanıyor gibi servis ediliyor. Rusya’nın üstünlüğünü gösterdiği algısı yaratılmaya çalışılıyor. Bir diğer yayılma yolu ise kişisel hesaplar yani genellikle trol hesaplar ya da popüler olma çabası içerisinde olan kullanıcıların paylaştıkları bilgiler. Bu bilgiler bot sistemler ile binlerce kişi tarafından paylaşılmış algısı yaratılabiliyor. Bu bilginin doğruluğunu kontrol etmeyen ve görüntülerin ya da metnin inandırıcılığıyla ikna olan sosyal medya kullanıcılarının da paylaşımlarıyla milyonlarca kişi tarafından inanılmış bir bilgiye dönüşüyor" diyerek yanlış bilginin nasıl doğduğunu belirtti.

'SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI ACİLEN ÖNLEM ALMALI'

Merkeziyetsiz yapılarda dezenformasyonun önüne geçmenin çok zor olduğunu ifade eden Osman Demircan, "Bu konuda yasa yapıcıların aldığı kararlar çok önemli bir hal alıyor. Cezai yaptırımlar bu durumun bir nebze önüne geçebilir. Ancak onlardan önce bu konuda ilk önlem alması gereken yapılar sosyal medya platformlarının kendileri. Yanlış paylaşımların veya bir algıyı yaymak amaçlı yapılan paylaşımların yapay zekâ kullanılarak tespit edilebilmesi mümkün. Sosyal medya platformlarında yalan haber yayan hesaplar yani trol hesaplar sadece bizim değil, tüm dünyanın sorunu. Sosyal medya platformları bu konuda acilen önlem almalı” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyada da savaş çıktı, sahte mi gerçek mi bilinmiyor İlk sırada Twitter var

'BASIN KURULUŞU HABERLEŞTİRİRSE DOĞRULANIR'

Sosyal medya kullanıcılarının yanlış bilgilerin yayılması konusunda alabileceği bireysel önlemler olduğunu dile getiren Demircan, “En büyük önlem bu konuda bilinçli olmak. Önümüze çıkan herhangi bir bilgi veya haber birden fazla kaynak üzerinden teyit edilmeli. Bilginin doğruluğundaki en önemli kriter bilgiyi muhatabından veya güvenilir medya organlarından almaktan geçiyor. Özellikle savaş gibi durumlarda doğru bilgi yaygın basından yani geleneksel basın organlarından geliyor. Elbette sığınaklarda ya da savaşın içerisinde olduğu söylenen paylaşımlarında büyük kısmı doğruluk teşkil ediyor. Ancak bu bilginin de doğruluğu yine geleneksel medyanın yaptığı haberlerden ve sosyal medya paylaşımlarından geçiyor. Yani bilgi aslında bir basın kuruluşu tarafından haberleştirildiğinde teyit edilmiş oluyor" şeklinde konuştu.

'İLK PAYLAŞAN KAYNAĞI SORGULAYIN'

Yanlış bilginin tespit edilmesi konusunda haberin çıktığı ilk kaynağın büyük önem taşıdığını söyleyen Osman Demircan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bilgiyi ilk paylaşan kaynağın güvenilirliği sorgulanmalı. Dezenformasyon şu an yaşandığı bu gibi konularda özellikle artık ülkeler tarafından da çok fazla yapılır hale geldi. Sosyal medyada dolaşan haberlerin doğruluğundan emin olmadan paylaştığımızda dezenformasyonun yayılmasında bir araç haline gelebiliriz. İnsanların bu konuda oldukça dikkatli olması ve güvenilir haber kaynaklarını takip etmesi gerekiyor."

Sosyal medyada da savaş çıktı, sahte mi gerçek mi bilinmiyor İlk sırada Twitter var

'GAZETECİYİM' DEYİP DESTEK İSTEYENLERE DİKKAT!

Sosyal medya platformlarının yanlış bilginin yayılmaması için çalışmalar yürüttüğünü belirten Demircan, “Bu konuda çalışmalar yapılıyor olsa da önüne geçebilmek çok zor. Şu an için Twitter toplumsal ve uluslararası gelişmelerde önde gelen haber kaynaklarından birisi ve bu sebeple bilgi kirliliğinin ilk başladığı ve en yoğun yaşandığı yer orası. Instagram ve Youtube gibi uygulamalarda da videolar çok hızlı yayılıyor. Özellikle bu dönemlerde kendini gazeteci olarak tanıtıp destek isteyen insanlara dikkat edilmeli. Bu dezenformasyon için çok uygun bir zemin hazırlıyor. Hangi platform olursa olsun bilgi mutlaka birden fazla kaynak üzerinden teyit edilmeli" yorumunu yaptı.

SOSYAL MEDYAYI SALLAYAN OLAYLAR! NELER YAŞANDI?

YILAN ADASI'NDAKİ ASKERLER 'ÖLDÜ' İDDİASI

Geçtiğimiz günlerde Yılan Adası olarak da bilinen Zmiinyi adasında Rus donanmasının 'Teslim olun' çağrısına çatışarak cevap veren ve çatışma sonucunda hayatlarını kaybettikleri açıklanan 13 Ukrayna askerinin durumu tartışma yaratmıştı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Yılan Adası'nda hayatını kaybettiği iddia edilen askerlerin "cesaretini" takdir eden bir açıklama yapmış ve tümünün "savaş kahramanı ilan edileceğini" duyurmuştu. Son yapılan açıklamalara göre ise Yılan Adası'nda bulunan askerler yaşıyor olabilir.

Sosyal medyada da savaş çıktı, sahte mi gerçek mi bilinmiyor İlk sırada Twitter var


Ukrayna Devlet Sınır Muhafız Servisi, Yılan Adası'ndaki askerlerin hayatta olabileceğini söyleyip, "Adadaki bütün Ukraynalı askerlerin hayatta olabileceğine dair güçlü bir inancımız var" açıklamalarda bulundu.

Rusya Savunma Bakanlığı ise 25 Şubat’ta yaptığı açıklamada adada bulunan 82 askerin teslim olduğunu iddia etti ve görüntülerini yayınladı.

O GÖRÜNTÜ BİLGİSAYAR OYUNU ÇIKTI

Rus ordusunun Ukrayna’ya saldırmasının ardından sosyal medyada en çok yayılan görüntülerin başında ise Ukrayna Hava Kuvvetleri’ne ait Mig-29 savaş uçağı ile Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait Su-30 savaş uçağının it dalaşına girdiği anlara ait olduğu iddia edilen görüntü oldu. Görüntülerde Mig-29 tipi uçağın Rus Hava Kuvvetleri'ne ait uçağı füzeyle vurup düşürdüğü öne sürüldü.

Sosyal medyada da savaş çıktı, sahte mi gerçek mi bilinmiyor İlk sırada Twitter var

Mig-29 savaş uçağının kendisinden daha üstün teknolojiye sahip bir uçağı nasıl düşürdüğü uzmanlar tarafından tartışılırken, görüntünün sahte olduğu ortaya çıkmıştı. Görüntüleri paylaşan kişi tartışmaların artması üzerine görüntülerin Digital Combat Simulator (DCS) isimli bir bilgisayar oyununa ait olduğunu açıklayıp özür dilemişti.