Geri Dön
GündemBoğaz’da şimdi de denizanası istilası

Boğaz’da şimdi de denizanası istilası

Geçtiğimiz ilkbahar ve yaz döneminde müsilaj felaketi yaşanan Marmara Denizi ile İstanbul Boğazı’nın güney kesimlerinde, bu kez de ciddi bir denizanası istilası yaşanıyor.

Boğaz’da şimdi de denizanası istilası

Mert İnan - İstanbul Boğazı’nın Beşiktaş’tan İstinye’ye doğru uzanan sahil bandında ortaya çıkan manzara yaşanan durumun vehametini ortaya koyarken, uzmanlar acilen, hamsi, istavrit ve sardalya gibi küçük balıkların avlanmasına 1 yıl süreyle kısıtlama getirilmesi gerektiğini savunuyor.

Boğaz'daki deniz anası istilası özellikle İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e yakın kısımlarında görülen tekne avcılığına tepkileri de arttırıyor. Aşırı avın yanı sıra çevresel kirliliğin de ekolojik yıkıma neden olduğu belirtilirken, Marmara Denizi’nde araştırmalarda bulunan uzmanlar, denizanası istilasının Boğaz hattının yanı sıra Erdek, Bandırma sahil bandı ile Tekirdağ kıyılarında da görülmeye başlandığına dikkat çekiyor.

‘Ekosistem çöktü’ uyarısı!

İstanbul Üniversitesi Fiziksel Oşinografi ve Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ahsen Yüksek, geçtiğimiz ilkbahar ve yaz döneminde Marmara Denizi’ni etkisi altına alan müsilajın birincil nedeninin küçük balık türlerinin tamamen ortadan kalkması olduğuna dikkat çekerken, denizanası istilasının da benzer durumdan kaynaklandığını dile getirdi.

Doç. Yüksek, Milliyet'le şu tespitleri paylaştı: “Besin zincirine ortak balık türleri yok olunca denizanaları ortama hakim olmaya başlar. Uzun süredir denizanası artışına dikkat çekmeye çalışıyoruz ancak sesimizi duyan olmadı. Planktonlar üzerinden beslenen hamsi, sardalya, çaça, istavrit, sardalyayı rahat bırakmadıktan sonra Marmara düzelmez. Gırgır teknelerinin en az 1 yıl boyunca avlanmaması gerekiyor. Bugün Boğaz kıyılarında gördüğünüz manzaranın benzeri Güney Marmara kıyıları ve Tekirdağ sahilinde de ortaya çıkmış durumda. Denizanası istilası sistemde bozukluğu gösteriyor. Marmara Denizi yoğun insan baskısı altında. Akıntının yüksek olduğu Boğaz’da bile denizanası istilasını görülmesi eko sistemin bozulduğunun işaretidir. Birkaç yıl boyunca küçük ve hareketli balıkların, özellikle de hamsinin avlanmasına kısıtlama getirilmesi gerekiyor. Uyarılar dikkate alınmazsa yaza kalmadan müsilajdan daha kötü bir manzara görebiliriz.”

‘Balık avı kısıtlanmalı’

İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. İzzet Öztürk de, özellikle planktonla beslenen popülasyonun yok olmaya başlaması nedeniyle mevcut vahim tablonun ortaya çıktığına dikkat çekti. “Kirleticileri azaltırsak toparlanma çok kısa sürede gerçekleşir” diyen Prof. Dr. Öztürk, şu uyarılarda bulundu: “Küçük balıkların neslinin tükenmeye başlaması nedeniyle eko sistem bozulmuş durumda. Hamsi, istavrit ve sardalya bolluğu olsa deniz anası olmaz. Deniz suyu her yıl daha geç soğuyor. Deniz suyu sıcaklıklarındaki bozulma da sisteme olumsuz etki ediyor. Denizanası planktonla besleniyor. Hamsinin aşırı avlanma sonucu çekilmesi denizanası patlamasına neden oluyor. Marmara ve Boğazlar’ı kurtarmak istiyorsak planktonlarla beslenen hamsi ve küçük balık türlerinin avlanmasına kısıtlama getirmemiz gerekiyor.