Geri Dön
GündemKüçük Menderes deterjan kurbanı!

Küçük Menderes deterjan kurbanı!

Ege’nin en önemli su kaynaklarından Küçük Menderes Nehri’ndeki kirliliğin nedenlerinden birinin de deterjanların temizleme gücünü artırmak için kullanılan sodyum tripolifosfat (STPP) maddesi olduğu ortaya çıktı.

Küçük Menderes deterjan kurbanı!

Mert İnan / İstanbul / Ege’nin önemli su kaynaklarından Küçük Menderes Nehri’nde ciddi çevre kirliliğine neden olduğunu ortaya koyan bilimsel rapor gün yüzüne çıktı. İçeriğinde yüksek miktarda fosfor bulunan sodyum tripolifosfat maddesi, su kaynaklarında alglerin sayısını artırırken aynı zamanda sudaki oksijenin azalmasına da neden oluyor. Bu nedenle bazı Avrupa ülkeleri ile ABD’de, sodyum tripolifosfat maddesinin deterjanlardaki miktarının azaltılmasına karar verilmiş durumda. Ancak söz konusu maddenin yoğun kullanımı nedeniyle Küçük Menderes Nehri ise her geçen gün daha çok kirlenmeye devam ediyor.

CİDDİ KİRLİLİK VAR

Son yıllarda ortaya çıkan yoğun kirlilik ve kuraklık nedeniyle yok olma tehlikesi yaşayan Büyük Menderes’den sonra, Küçük Menderes Nehri’nde de ciddi kirlilik sorunu yaşandığına değinilen raporda, yaşanan ekolojik yıkımın en büyük nedenlerinden birinin yoğun sodyum tripolifosfat içerikli deterjan kaynaklı olduğu ortaya konuluyor. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Biyoloji Bölümü ve Biyoloji Anabilim Dalı’ndan Orkide Minareci ile Merve Bazer tarafından yapılan araştırmada, Bozdağlar’dan doğup, Selçuk ilçesinin batısından denize dökülen ve verimli tarım arazilerinin en önemli kaynağı sayılan Küçük Menderes’e, teknolojik, evsel ve kentsel atıkların deşarj edilmesi sonucunda ekolojik dengenin bozulduğuna dikkat çekiliyor. 

ÖRNEK ALINDI

Alınan yüzey suyu örneklerindeki deterjan konsantrasyonlarının paylaşıldığı raporda şu tespitler yer alıyor: “Küçük Menderes Havzası’nda kirlilik, evsel atık sulardan, özellikle metal, maden, tekstil, zeytinyağı, süt ve süt ürünleri endüstrisi tesislerinden ve tarım faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır. Nehrin anyonik deterjan yükünün evsel atık yüke bağlı olarak arttığı düşünülmektedir. Evsel atık sularda bulunan fosfor miktarının yaklaşık olarak yarısı deterjanların yapısında bulunan fosfattan kaynaklandığı için, deterjan miktarına paralel olarak arttığı düşünülen fosfat miktarının da nehirde ötrofikasyona (plankton-alg) neden olduğu söylenebilir. Arazi çalışmaları sırasında da görülen nehir üzerindeki alg tabakalaşmaları ötrofikasyonun göstergesidir. Organik kirliliğin önemli ölçüde artmasında, bölgede sayıca çok fazla olan zeytinyağı tesisleri, süt ve süt ürünleri işletmeleri de önem taşımaktadır. Ayrıca nehre ciddi anlamda kirlilik yükünü, Torbalı Fetrek Çayı etrafındaki büyük fabrikalar ve mermer işletmeleri taşımaktadır. Havzada en kirli nokta olan Ödemiş Tire yolu üzeri Tire/İzmir noktası, belediyenin sanayi tesislerine kanal bağlantı izni verdiği Fetrek Çayı’nın Küçük Menderes Nehri’ne birleşiminden sonra gelen noktadır. Canlıların yaşamasına olanak vermeyecek derecede oksijen miktarının düşük olduğu, ağır metal ve sülfür miktarlarının çok yüksek olduğu ve suyun asidik özellikte olduğu bildirilmiştir.”

YERLEŞİM YERLERİNDE DETERJAN İZİ

Yapılan testler sonucunda Zeytinköy Köprüsü ve Selçuk-Özdere Köprüsü’nün deterjan parametresi bakımından diğer istasyonlardan farklılık gösterdiği belirtilirken, “İstasyon 2 (Zeytinköy Köprüsü) ve istasyon 4 (Selçuk-Özdere Köprüsü) yerleşim yerlerine en yakın istasyonlar olduğu için, evsel atık yük nedeniyle anyonik deterjan konsantrasyonlarının diğer istasyonlardan daha yüksek olduğu şeklinde değerlendirme yapılabilir” görüşlerine yer verildi.

SU KALİTESİ DÜŞÜK

Küçük Menderes Nehri’nde yapılan çalışmalarda nitrat azotu ve çinko değerlerinin 2. sınıf su kalitesinde, demir değerinin 3. sınıf su kalitesinde, toplam fosfor, nitrit azotu, krom, kadmiyum, kurşun, bakır ve sülfür değerlerinin 4. sınıf su kalitesinde olduğuna da dikkat çekildi.

altın fiyatları masaüstüaltın fiyatları mobil
Dikkat! Uzmanlar açıkladı: "Gizlilik sözleşmesi" tuzağına düşmeyinDijitalleşmenin iyiden iyiye hızlandığı günümüzde, kişisel verilerin korunması da bir o kadar zorlaşıyor. Öyle ki telefonlara indirilen birçok uygulamada yer alan kullanıcı sözleşmesini kabul etmek bile kişisel bilgilerin elde edilmesine olanak sağlıyor. Ancak uzmanlar, sözleşme ile bile olsa kişisel verilerin izinsiz paylaşılmasının suç olduğuna dikkat çekiyor.
bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler