Geri Dön
Kültür SanatSekiz durakta İstanbul tarihi

Sekiz durakta İstanbul tarihi

Yaşayan bir açık hava müzesi olan, arkeolojik katmanlarla çevrili şehrimize, İstanbul’a, daha yakından bakmayı deneyelim mi? Çok kültürlü yapısında arkeolojik değeri de, daha fazla göz önünde olmayı hak ediyor.

Sekiz durakta İstanbul tarihi

Dr. Arzu Toraman arzutoraman@gmail.com Sanat Tarihçi - Profesyonel Turist Rehberi

Bir şehrin kuruluşunu, efsane ya da mitolojik referanslara açıklamak Antik Çağ’dan beri sıklıkla başvurulan bir yoldur. İstanbul’un kaynaklardaki ilk ismi Byzantion’un MÖ 660-658 tarihleri arasında, Sarayburnu’ndaki küçük bir yerleşim olduğu bilinmektedir. Dor kökenli denizciler, Megara’dan çıkarak aradıkları yeni yerde kenti kurabilmek için önce Delfi şehrinde kahinlere uğrarlar. Aldıkları ipuçlarıyla da Karadeniz’e doğru deniz yolculuğuna başlarlar. Marmara Denizi’nden Boğaz girişine doğru ilerlerken Sarayburnu’na bitişik, Bosporios Akra denilen tarafta, kehaneti anımsarlar. Kadıköy civarında başka bir koloninin yerleşimini görürler. Pek verimli olmayan toprakları ve doğasıyla, sözü edilen Khalkhedon’un kehanetteki “Körler Şehri” olduğunu hemen anlarlar. Byzas isimli kahramanlarıyla yeni kentlerini, Sarayburnu sahili ile Gülhane Parkı ve Ayasofya’nın olduğu tepeye doğru kurarlar.

Bu efsane, ilk kuruluş yeri hakkında fikir verir. Sarayburnu ve Gülhane Parkı arasında bir Athena Ekbasia (Karaya çıkan Athena) ve Poseidon’a (denizlerin hırçın tanrısını, adaklarla sakinleştirmek için) adanmış tapınaklar yapılır. Zamanla, kentin Akropolis’i olan bugün Topkapı Sarayı’nın bulunduğu alana, Afrodite, Apollon ve Artemis tapınakları eklenir. Bu tapınakların Pers saldırıları ile yok olduklarını, kalan bazı parçalarının ise devşirme malzeme olarak kullanıldıklarını da Topkapı Sarayı kazılarından anlarız. Bu kazılar ile Sirkeci Gar arkası kazıları, amfora ve kap kacak buluntularıyla Byzantion’un, Ege Adaları, Knidos ve Karadeniz ile ticari ilişkisi olduğu ispatlanır.

İstanbul için Bir Rota Önerisi

1-Sarayburnu: Çatıyla kapatılmış Bizans kazı sahası ve Atatürk’ün bilinen ilk heykeline ev sahipliğini yapar.

2-Gülhane Parkı: Got Sütunu, belki MÖ 3.-4. yy tarihli ve Aziz Pavlus Yetimhanesi kalıntıları belki MÖ 6. yy’a ait.

3-İstanbul Arkeoloji Müzesi: Klasik Arkeoloji, Eski Şark Eserleri ve Çinili Köşk bölümleriyle görülmeli.

4-Topkapı Sarayı-Aya İrini Müzesi: MS 4. -6. yüzyıla ait karışık bir mimariyle şekillenmiştir. Etrafında Samson Hastanesi kalıntıları bulunur.

5-Hipodrom/At Meydanı: Obelisk-Mısır Taşı, Yılanlı Sütun ve Örme Sütun. Kenti tılsımlarıyla koruduklarına inanılır. Roma Çağı’nın en önemli buluşma yeri olan Hipodrom, at arabası yarışları için MS 4-6. yy arasında kullanıldı.

6-Büyük Saray Mozaik Müzesi: Bizans Büyük Sarayı’ndan kalan, MS 6-7. yy’a bağlı nadir döşeme mozaiklerine sahiptir.

7-Türk İslam Eserleri Müzesi: Giriş katında Hipodromun koltukları ve su şebekesini görmek, zengin koleksiyonuna göz atmak mümkün.

8-Milyon Taşı ve Konstantin Sütunu: Tramvay yolunda şehrin Roma Çağı’ndaki sıfır noktasından başlayarak Çemberlitaş’a yürünebilir. Geçmişin Konstantin Forumu’nun merkezinde Konstantin Sütunu’na ulaşılır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler