Geri Dön

"Sergide ziyaretçilerin görsel hafızalarına dokunmak istedik"

Haliç kıyısında tarihi tütün fabrikası ve Doğu Roma döneminden kalma su sarnıcının kesiştiği noktada bulunan Rezan Has Müzesi dört yüz parçadan oluşan arkeoloji koleksiyonunu "Gündelik Yaşamın Arkeolojisi" başlığı altında ziyaretçilere açıldı. 31 Mayıs 2021 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan sergide Neolitik Çağ'dan Selçuklular dönemine kadar Anadolu ve civarındaki kültürlere ait buluntular sergileniyor. Sergiyi Rezan Has Müzesi Koordinatörü Zeynep Çulha'nın kılavuzluğunda gezip koleksiyon hakkında bilgiler aldık.

"Sergide ziyaretçilerin görsel hafızalarına dokunmak istedik"

İhsan Dindar - milliyet.com.tr / ihsan.dindar@milliyet.com.tr

 

Tarih öncesinden Selçuklu dönemine kadar geçen 9000 bin yılı bir sergide buluşturuyorsunuz. Öncelikle serginin kapsamı ile başlayalım isterseniz. Ziyaretçileri bu sergide neler bekliyor?

 “Gündelik Yaşamın Arkeolojisi” sergisinde, Anadolu uygarlıklarının inişli çıkışlı yaşam serüvenlerine ve farklılıklarına rağmen temelde bu coğrafyada oluşan hafızanın gündelik yaşama etkisi, yemek pişirilen, su, şarap, zeytinyağı konulan, içinden yemek yenilip, içeceklerin servis edildiği kaplara, mezarlara armağan olarak bırakılan eşyalara ve tanrılara sunulan adaklara değin, gündelik yaşam çok geniş bir yelpazede inceleniyor. Dönemini anlatan eserlerden yola çıkarak ziyaretçisini 9000 yıllık bir serüvene götüren, günlük hayatın parçalarını bir araya getirerek ‘antik dönemde bir gün geçirmiş gibi’ hissettirecek olan “Gündelik Yaşamın Arkeolojisi” sergisi, Anadolu’yu oluşturan ve kültürümüzde, geleneğimizde iz bırakan, bizi biz yapan uygarlıkların sıradan günlerine de kapı aralıyor.  

 

Anadolu'da farklı dönemlere ait kültürlere ait arkeolojik buluntuların ortak bir noktası var mı? Veyahut sizde oluşturduğu benzer bir duygu?

Geçmişe kapı aralayan “Gündelik Yaşamın Arkeolojisi” sergisi, Neolitik’ten Selçuklu dönemine kadar geniş bir dönemi kapsıyor. Sergide yer alan, bazen ‘çok farklı’ olarak nitelenen ve yitip gitmiş gibi görülen gelenek, alışkanlık, tavır, kültürün yansıması eserler; pek çok şey değişmiş ve gelişmiş gibi görünse de çağlardır sürüp giden temel meselemizin ne kadar benzer olduğunu; sevincimizin, endişelerimizin, bilinmeze dair korkumuzun, ‘güzelleştirmeye’ merakımızın özünde aynı kaldığını sessizce, yalın bir dille bizlere hatırlatıyor. 

 

Sergide yazılar ve tarihi bilgileri fazlaca kullanmamayı tercih etmişsiniz. Bunun nedenini öğrenebilir miyiz?

Evet bu sergimizde ziyaretçilerimizin görsel hafızalarına dokunmak istedik. Dönemler hakkında bilgi edinmek isteyen ziyaretçilerimiz için kısa bir bilgilendirici broşür hazırladık. Onun haricinde ziyaretçilerimizin sergiyi gezerken tüm konsantrasyonlarını eserlere vermelerini ve aynı eserin tarih boyunca nasıl gelişim ve değişim gösterdiğini, estetik anlayışın ne ölçüde değiştiğini; benzer eserleri teşhir ederek aktarmayı hedefledik.

Sergide ziyaretçilerin görsel hafızalarına dokunmak istedik

400 parçadan oluşan bu koleksiyonun bir araya getirilme süreci nasıl gerçekleşti?

Müzemizin arkeolojik eser koleksiyonu yaklaşık 3000 parçadan oluşuyor. Sergiyi tasarlarken gündelik hayatta kullandığımız malzemeler üzerinden yola çıktık. Dönemleri en iyi anlattığını düşündüğümüz, zaman içinde gelişim ve değişim gösteren eserleri bir araya getirerek 9000 bin yılda izlenen değişimi izleyicilerimiz ile paylaşmak istedik. Çalışmalarımız yaklaşık 4 ay sürdü.

 

Rezan Has Müzesi olarak bu koleksiyonun genişletilmesi gibi bir amaç taşıyor musunuz?

Müzemiz kurulduğu günden bu yana koruduğu misyonu ve vizyonu ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmış topraklarımızın değerlerinin yaşatılması, hatırlanması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarını büyük bir özenle sürdürmektedir. Koleksiyonumuzu da bu vizyonla zenginleştirmeye devam etmekteyiz.

 

Sergi 31 Mayıs 2021 tarihine kadar açık. Pandemi sürecinde gelecek olan ziyaretçilere ne gibi önerileriniz var. Malum bu süreçte insanlar kapalı mekanlarda bulunma konusunda bir nebze çekimser.

 Müzemizde gerekli tüm hijyen ve mesafe önlemleri alınmış olup, tüm ziyaretçilerimizin, ziyaret sırasında maske takmaları, diğer ziyaretçiler ile en az 1,5 metre mesafe bırakacak şekilde gezilerini planlamaları ve müze içinde toplu olarak durmamaya özen göstermeleri gerekmektedir. Müze girişinde ziyaretçilerimizin ateş kontrolünden sonra maske dağıtımı yapılmaktadır. Müze mekânımız düzenli aralıklarla dezenfekte edilmektedir. Ziyaretçilerimizin gönül rahatlığı ile gerekli önlemleri alarak keyifli biz ziyaret geçirmeleri için tüm önlemlerimizi aldık.

 

Sergiyi gezen günümüz insanı, bu arkeolojik buluntulara baktığında sizce neler düşünecek ve hissedecek?

İnsanlığın bugününü oluşturan binlerce yıllık ortak hafızayı en iyi yansıtan maddi kültür kalıntıları arkeolojik eserlerdir. İnsanın kendisiyle birlikte küçük bir halkadan, giderek tüm doğayı dönüştürmesinin tarihi bu izlerde saklıdır. Yorumlandıklarında, bu dönüşümün, yaşamı, kendimizi ve ötesini algılayışımızın altında yatan sebeplere dair bir kavrayış sunarlar. Sergiye başlarken ilk eser olarak sağlığa adanmış bir adakla başlamak istedik ki sağlık ve iyi niyetle olsun. Bu hiçbir zaman değişmedi, 9 bin yıl önce de böyleydi, bugün de öyle.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber