Kaderine terk edilen efsane şehir Edirne

13 Haziran 2021

Ülkemizin her karesi bir başka güzel. Petrolümüz, doğal gazımız, altın madenlerimiz yok ama güzeller güzeli bir coğrafyamız, tarihimiz ve en önemlisi de dünya mirasımız var. Kaç ülke, böylesi zengin bir maziye sahip ki!..

Edirne’ye çok kez gittim ama bu defa bir bilenle gezdim. Kentine âşık gönüllülerin donanımı, heyecanı, anlatımı hiç kimsede yok. Paylaşımları ne resmi bir söylem içerir ne de kırgınlık ve kızgınlık yüklüdür. Sadece mekânları gezdirir, hikâyeleri paylaşır, yorumunu size bırakırlar.

Gezilerde hep onlardan birini ararım, çünkü kentlerin binlerce yıllık tarihini, tüm yönleriyle, sanki onlarla birlikte yaşıyor gibi olursunuz.

Edirne’yi her ne kadar Osmanlı’nın başkentlerinden biri olarak hatırlasak da, 6 bin yıllık bir tarihe sahip. Efsanelere göre olmazlardan birini barındıran bir kent. Dünya üzerinde üç nehrin (Meriç, Tunca, Arda) birleştiği ender kentlerden biri. Bizden önce de dönemin en büyük medeniyetlerine ev sahipliği yapmış!..

Osmanlı’nın dünyaya açıldığı, Fatih’in doğup, büyüdüğü, İstanbul’u alma planları yapıp, hayata geçirdiği bir kent.

Fatih’in doğduğu, büyüdüğü, öğrenim gördüğü, koştuğu, düştüğü, ağaçlara tırmandığı yerler ilginç mi ilginçti.

Fatih, öylesine yaramazdır ki ele avuca sığmaz, hocalarına kök söktürür. Bu durum babasının da kulağına gider ve hocalarıyla oturup bir mizansen hazırlarlar.

Fatih’in yine kök söktürdüğü bir anda, sınıfın kapısı çat kapı açılır içeriye Padişah 2. Murat girer.

Yazının devamı...

MEB + YÖK + ÖSYM = ?..

30 Mayıs 2021

Eğitimle ilişkili olup da kırgın, kızgın, bitkin, tedirgin ve en önemlisi de demoralize olmayan yok gibi. Belirsizlikler ve son dakika açıklamaları, zaten dibe vurmuş olan moral ve motivasyonlarını hepten yok ediyor. Veli, öğretmen ve öğrenci gözüyle bakıldığında MEB, YÖK ve ÖSYM’nin karnesi hiç parlak değil! Daha da vahim olanı, bunun zerre kadar sorgulanıyor olmaması.

Türkiye Cumhuriyeti bütçesinde en büyük pay sürekli eğitime ayırılıyor. Aileler de kazançlarının en önemli bir bölümünü yine eğitime harcıyor. Memnun olanı ise ara ki bulasınız...

Öğretmenler yorgun

Hemen her gün yüzlerce hatta binlerce mesaj geliyor ve hemen hepsi de birbirinin aynı.

Yorgunluk, bezginlik, hayal kırıklıkları diz boyu:

“Özel okulda bir branş öğretmeniyim. Pandeminin başından beri bilfiil, ara vermeden uzaktan eğitim verdik ve neredeyse katılım yüzde 100’dü. Şimdi bir de telafi eğitimi olacağını açıkladılar.

Gerçekten hakkıyla yapılacaksa evet yapılsın ama biz neyin telafisini yapacağız? En azından internetin olmadığı, katılımın az olduğu yerler analiz edilip o bölgelerde telafi eğitimi yapılsa...

Hiç konuşulmayan bir şey var; biz öğretmenlerin psikolojik yorgunluğu... Öğrencilerimiz de bizler de çok yorgunuz. İl dışında yaşayan ailelerimizi neredeyse bir yıldan beri görmüyoruz ve bizim de biraz dinlenmeye ihtiyacımız var.”

Yazının devamı...