Mandıra Filozofu Müfit Can Saçıntı

25 Şubat 2024

Günümüz şarkı, dizi ve filmleri sabun köpüğü gibi. Bugün izler, bugün dinler yarın unutursunuz.

İz bırakanı ara ki bulasınız.

O size ulaşamaz, siz de ona.

Öylesine bir kaos ortamı oluştu ki bir şeyleri tesadüfen yakalıyorsanız şanslısınız demektir…

Son yılların derin iz bırakan filmlerinden birisi de Mandıra Filozofu. Eminim ki pek çoğunuz izlemişsinizdir.

Sadece iyi gişe yapmakla kalmamış, üzerinde en çok konuşulan, en çok tavsiye edilen filmlerden biri oldu.

Birden fazla izleyenlerin sayısı, eminim ki ortalamaların çok üzerindedir. Çok daha önemlisi düşündüren, yaşam tarzını yeniden gözden geçirten, hayata başka bir açıdan baktıran, yeri geldiğinde taşı gediğine oturturcasına referans verilen filmlerden birisi haline geldi.

Kaç film böylesine bir onura erişti ya da erişebilir ki…

Yazının Devamı

YÖK, Özvar ve değişim?

23 Şubat 2024

YÖK’ü kurulma aşamasından beri yakından takip ediyorum. 

40 yılı aşkın bir sürede çok başkan geldi geçti. 

Hatırlamaya çalışalım: 

Mimarı ve kurucusu İhsan Doğramacı’ydı. 

En iz bırakan oydu. 

Dünyayı ve yükseköğretim kurumlarını çok iyi tanıyordu. 

Hacettepe’yi kurmuştu ve arkasında 12 Eylül paşalarının sınırsız desteği vardı. 

Kendi doğruları ve deneyimleri yol haritasıydı. 

Yazının Devamı

Yeni model üniversite ve TAÜ (1)

21 Şubat 2024

Dünya bilimine katkı sıralamasıyla ülkelerin hemen her alandaki kalkınmışlıkları arasında derin bir korelasyon var. 

Bu bir anlamda “Üniversiteleriniz ne kadar güçlüyse siz de o kadar güçlüsünüz” anlamına geliyor. 

Amerika’yı Amerika yapan da üniversitelerdir… 

Değişen sadece dünya değil, gençlerin, şirketlerin ve ülkelerin üniversitelere bakış açıları da sürekli değişiyor. Sadece ülkemiz değil dünya genelinde de “en iyi” diye bilinen üniversiteler bile artık beklentileri karşılamıyor. 

Bu da ülkeleri ve üniversiteleri yeni bir arayışın içerisine soktu. 

Örneğin pandemi döneminde beş farklı ülkeden, beş farklı üniversite bir araya gelerek Avrupa üniversiteleri kurdular. 

Daha öncesinde gerçekleşen öğrenci değişim programı Erasmus, bazen sekteye uğrasa da hâlâ devam ediyor... 

Farklı ülkelerde zincir üniversiteler ya da kardeş üniversiteler arasında sadece öğrenci değişimi değil, alınan derslerin kredilendirilmesi konu

Yazının Devamı

Turizm rehberleri neden isyanda?

18 Şubat 2024

Her ne kadar yeterince ciddiye alınmasa da çok stratejik meslekler vardır. Onlardan birisi de turizm rehberliğidir.

Gittiğiniz yerleri onların gözüyle tanır, anlattıklarıyla o yer, o kültür, o insanlar hakkında bilgi ve fikir sahibi olursunuz.

Onlar ne kadar donanımlıysa yaptığınız seyahat o kadar keyifli olur, onlar ne kadar objektifse turizme bakış açınız ve turizmi geliştirmeniz o denli yüksek olur.

Hem mesleki olarak hem de bir seyahatsever olarak bugüne kadar çok rehber tanıdım. Bilgilerine, görgülerine, donanımlarına, anlatımlarına, derinliklerine ve en önemlisi de çabalarına hayran kalmadım desem yalan olur. Onlar gibi yaptıkları işe ve gezdirdikleri turistlere yani müşterilerine saygı duyanı nadiren görürsünüz.

Bir onlarla, bir de onlarsız bir yurt içi ya da yurt dışı seyahat yaptığınızda aradaki farkı çok net görebiliyorsunuz.

Onlarla yaptığınız geziler sadece seyahatleri değil kentleri, tarihi ve doğal güzellikleri de inanılmaz boyutlara getirebiliyor, size farklı ufuklara açabiliyor…

Hemen hepsi yaptıkları işe, gezdirdikleri yerlere ve

Yazının Devamı

“Herkes işini doğru yapsa zaten bize hiç gerek kalmaz”

16 Şubat 2024

Dershaneler eğitim sistemimizin olmazsa olmazları haline geldi 

Peki ama neden? 

Öğrenciler, veliler, eğitim sektörü, dershane konusunda neden bu kadar ısrarcı? 

Sistemin paydaşları içerisinde tek kazanan dershaneler gibi görünse de özellikle küçük ölçekli olanlarına bir dokunun bin ah işitin. 

Bari onu doğru yapıyor olabilseydik. 

İşte sonu olmayan bu sistemin geldiği son nokta: 

“Perişanız” 

“Ben M. şehrinde küçük bir kurs sahibiyim. Burayı açarken hem vergimi ödeyeyim hem insan istihdam edeyim kaçak olmayayım diye düşündüm.  

Yazının Devamı

Yetenek israfı, lider kıtlığı ve sınavlar

14 Şubat 2024

Seçimle yatıp, seçimle kalkıyoruz. 

Seçimlere odaklanıp çok önemli pek çok konuyu göz ardı ediyoruz. 

Örneğin dünün dünyasında en büyük zenginlik kaynağı iyi eğitimli insan gücüydü. Diploma aşkı yüzünden biz bunu dibe vurdurduk. Bugünün dünyasında ise ilk sırada yetenek, yaratıcılık, liderlik var ama onları da sınav odaklı eğitimle adeta öldürüyoruz. 

Sonsuz seçeneğin sorgulandığı günümüzde çocuklarımızın yeteneklerini 4, 5 seçenekli testlerle köreltmekle kalmayıp yok ediyoruz… 

Çok bilinen ve tartışılan bu konuda yapılan bir araştırmada çok önemli sonuçlar öne çıkmış! Dünya genelinde yapılan bir araştırmanın ülke bazında yapılan değerlendirmesine göre şirketlerin yüzde 72’si en büyük zorluğun yetenek kıtlığı olduğunu düşünüyor. 

Hemen her alanda yaptığı işi alıp zirveye taşıyacak lider eksikliği de araştırmanın öne çıkan önemli detaylarından biri... 

Bu yönde neler

Yazının Devamı

Öğrenci affı, sosyal sorumluluk ve atama

11 Şubat 2024

Güya artık öğrenci affına gerek kalmayacaktı. 

Son öğrenci affı çıkartılırken öyle denilmişti. 

Başka ülkelerde böylesi bir uygulama yok, zaten gerek de kalmıyor. 

Girdiği bölümde başarılı olmayan ya da aradığını bulamayanlar üniversitelerin belirlediği koşullar çerçevesinde bir başka bölüme geçebiliyor. 

Bizde de öyle olacaktı ama on binlerce öğrencimiz ve aileleri yine af arayışı içerisinde. Affın bir çare olmadığı göz önünde bulundurularak keşke bu konuda yeni arayışlar içerisine girilse, yeni açılımlar getirilse! 

Değerler manzumesi  

Eğitimde kazandırılması gereken “değerler”den hemen herkes söz ediyor. Peki o değerler neler? 

Örneğin iyi insan, iyi yurttaş, adil ve çalışkan olmak bunlardan bazıları. Bu değerlerden diğeri ise sosyal sorumluluk. 

Yazının Devamı

Söylenene değil görünene inanıyoruz

9 Şubat 2024

Hemen her konuda her şey söyleniyor.

Özellikle de duymak istediklerimiz konusunda.

Hele ki seçim zamanlarında.

Suç söyleyenlerde mi yoksa o beklentiyi yaratanlarda mı?

Siz bir şeyler duymak istiyor ve karşı tarafa bu yönde bir baskı uyguluyorsanız onların da size bunları söylemekten başka çareleri kalmıyor!

Böylesi bir durumda hatalı olan kim?

Söyleten mi yoksa söyleyen mi?

Örneğin mülakatın kaldırılacağı söylendi, arkası gelmedi.

Yazının Devamı