Ali Nesin’in ‘hayal okulu’ gerçek olur mu?

Hayal kurmak güzel şey.
Hele ki çocuklar, eğitim, okul ve gelecek söz konusu olduğunda.
Şirince’de, hayali olan Matematik Köyü’nü gerçeğe dönüştüren Ali Nesin’in şimdiki hayali, velisiyle öğrencisiyle herkesin özlemini duyduğu bir liseyi hayata geçirmekmiş.
İsterseniz gelin önce bu konudaki haberi okuyalım, sonra da olurunu, olmazını, hep birlikte irdeleyelim.

Nesin Lisesi

İzmir’in Şirince köyünde 2007 yılında kurduğu Matematik Köyü ile Uluslararası Matematikçiler Birliği tarafından verilen Leelavati Ödülü’ne de layık görülen Ali Nesin, maliyeti 5-6 milyon lira civarında olacak lise projesi için bağışçılardan destek bekliyor. “Eğitim hakkındaki düşüncelerimizi değiştirebilecek bir proje peşindeyiz” diyen Nesin yine Şirince’de hayata geçireceği okulu şöyle anlattı:
“Öğrenmenin, anlamanın, araştırmanın, düşünmenin, sorgulamanın bir yaşam biçimine dönüştüğü ve tüm mekâna ve zamana yayıldığı bir oluşum tasarlıyoruz. Aslında bir liseden çok bir köy, bir yaşam yeri, hatta bir yaşam biçimi olacak. Hocalarla gençlerin aynı mekânları paylaştığı, bir arada yaşadığı, dostluk kurduğu, ‘hepimiz aynı gemideyiz’ hissiyatını uyandıran bir eğitim kurumu olacak. Öğrenciler sabah uyandığında hayatın içinde olacak, öğretmenle ve öğrenciler aynı yerde yemek yiyecekler.

‘Kâr amacı yok’

Şimdiye kadar görülmemiş bir proje. Üst düzey bir okul ve elit tipi eğitim olacak. Okul özel bir okul olacak fakat herhangi bir kâr amacı gütmeyecek ve öğrencilerimize burs imkânı vereceğiz. Öğrencilerimiz okulun günlük işlerinde de çalışacaklar. Edebiyat, sanat, felsefe, spor ve tabii ki matematik ve bilim. Hiçbirini savsaklamayacağız. Her biri en üst düzeyde ve dünya çapında, hatta ötesinde. Tam donanımlı gençler mezun etmek niyetindeyiz. Yatılı olacak. Hazırlık dahil, 5 sınıf, her sınıftan 2’şer şube, her şubede 24 öğrenci, yani yaklaşık 250 öğrencilik bir okul. Öğrencilerimizi akademik başarılarına göre seçeceğiz.

‘Son projem’

Sıra dışı bir eğitim amaçladığı-mızdan, okul, coğrafyasından binasına, öğretmen-lerinden insan ilişkilerine ve eğitim anlayışına kadar farklı olmalı. Öğrenmenin, keşfetmenin, düşünmenin, sorgulamanın bir yaşam biçimi olduğu bir ortam yaratmayı amaçlıyoruz. Bireye önem vermeli ve öğrencinin kişiliğini değiştirmeye çalışmamalıyız. Tabii bütün bunları bağlı olduğumuz yasa ve yönetmeliklere uyum sağlayarak yapacağız. Bu proje öyle ufak bir proje değil, emek ve zaman isteyen bir proje ve oldukça kapsamlı. Ben de yaşlandım ve yoruldum. Muhtemelen hayattaki son projem olacak.”

Neden olmalı?

Eğitimde böyle cesur adımlara ihtiyaç var.
Kimilerine uçuk gelebilir ama G. Kore’de benzeri hatta birkaç adım ötesine geçen binlerce “hayal okulu” kuruldu.
Mevcut eğitim sistemleri sadece bizde değil, bütün dünyada tıkandı ve en ileri ülkeler bile arayış içerisinde.
Ali Nesin, eğitimle, bilimle, laf olsun diye ilgilenen biri değil, kafa yoran, yaşam biçimi haline getiren ve gerektiğinde aykırı düşünen bir isim.
Ve, projesine “Dünya çapında, hatta ötesinde” diyecek kadar da iddialı.
Kendisini ayakta alkışlıyoruz ama...

Neden olmaz?

Nesin’in hayalini kurduğu okulların benzeri dünyanın pek çok yerinde var.
Bizde de vardı.
Merhum Sezai Türkeş tarafından eşi adına kurulan ve Üstün Zekâlılar Okulu olarak bilinen İnanç Lisesi onlardan biriydi.
Çok daha büyük hedef ve ideallerle kuruldu. Ölümünden sonra TEV’in bünyesine katıldı, TEVİTÖL oldu ve şu an zor günler geçiriyor.
Yani böyle zor okullar kurmak, hadi MEB engelini aştınız, ekonomik olarak ayakta tutmak ve geleceğe taşımak, Türkiye koşullarında mümkün değil gibi ama imkânsız değil...
Özetin özeti: O kadar çok proje gördük ve yaşadık ki ben artık gördüğüme inanıyorum...