Bilişim Çağı’na böyle mi hazırlanıyoruz?

AK Parti iktidarının eğitimde gerçekleştirdiği en büyük reformlardan biri Bilişim Sınıfları’ydı.

Neredeyse her okula açılmış ve en ücra köylerdeki öğrenciler de bilişim dünyasının nimetlerinden yararlanmaya başlamıştı.

Hemen her öğrencinin e-mail adresi olmuştu. En büyük şikâyetleri, internet hızıydı.

Öğrenciler, ısrarla, kesintisiz ve hızlı bir internet için okullarına fiber optik kablo döşenmesini istiyorlardı.

O konuda da ciddi adımlar atıldı ama sonrasında ne olduysa oldu! Film koptu.

Bilişim öğretmenliği en itibarlı mesleklerin başında geliyordu.

En yüksek puanlı öğrenciler Bilişim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’ne giriyordu.

Bilişim sınıfları ve bilişim dersleri son yıllarda eğitim ve gelecek adına atılan en önemli adımlardan biriydi. Köy okullarına kadar girmişti.

Her ne hikmetse, tıpkı Coğrafya dersleri gibi o da seçmeli hale getirildi. Asrın projesi olarak lanse edilen FATİH projesi ise çoktan unutuldu!

Bilişimsiz olmaz!

Atılan yanlış adımlar bu kadarla da sınırlı kalmadı.

2020 yılına girerken bilişim öğretmenlerine verilen kontenjan sayısı sadece ve sadece 201 kişi.

Oysa artık her şey bilişim odaklı.

Kodlama, yazılım, yapay zekâ, akıllı uygulamalar, sosyal medya derken, dijital dönüşüm yaşamımızın olmazsa olmazları haline geldi. Bizi geleceğe taşıyacak olan yüksek katma değerli ürünler akıllı ürünler olacaktır. Bunu asla unutmamalıyız!

Dün bu konuda attığım tweet’e mesaj yağdı. İşte gelen o mesajlardan bazıları:

- Bilişim dersi lisede yok, ortaokulda da kalkar yakında.

- Bilişim dersi yok, atölyeleri yok öğretmenleri yok! Ama gelin görün ki kodlama, yazılım, robotik çalışmaları havada uçuşuyor. Tam bir kandırmaca!

- Yapay zekâ, kodlama, yazılım, robotik, mobil uygulama, siber zorbalık, teknoloji okuryazarlığı daha nice konu bilişim derslerinin içeriğiyken ne yazık ki dersimiz sadece 5 ve 6’larla sınırlı hem de geleceğin meslekleri bu dallardan biri olacak zamanda.

- Kodlama yazılım bir kenarda dursun. Bu ülkenin gençlerinin internet okuryazarı olması, teknoloji okuryazarı olması şart. Çok değil daha birkaç gün önce yaşanan acil durumda, sanal âlemdeki insanların acı paylaşımlarını gördük. Dijital vatandaşlık da önemli bir konu.

- Bazı öğretmenlerin bile bilişim teknolojileri dersine bakış açısı çağ dışı resmen! Zaten öğrenciler internetten, bilgisayardan anlıyormuş! Facebook açmayı, oyun oynamayı bilgisayar bilmek zannediyorlar. Velilerin böyle olmasını biraz anlarım da meslektaşlarımız neden böyle?

- Sanayi 4.0 kaçırıldı. Bari sanayi 5.0’a bir adım atalım. Nesnelerin etkileşimi önemli.

- Bilişime bakış değişmeli artık.

- Bakanlığın buna el atması lazım yoksa çağdan 50 yıl daha geri kalacağız.

- Bilişim öğretmenleri merkezde olmayan her proje ne yazık ki hüsran olur. Bu kadar yatırımın tutması için her kademede bilişim dersi zorunlu olmalıdır. Her okulda bilişim sınıfı olmalıdır. Her okula bilişim öğretmeni olmalıdır.

- İlköğretimde bilişim sınıfları kaldırıldı. Bir akıllı tahta ile 40-60 kişi arası öğrenci bilişim dersi alıyor. Öğrencilerin elleri bilgisayara değmeden bilişim dersi işlenmeye çalışılıyor. En güzeli eski bilgisayar sınıflarıyla yapılan eğitimdi.

- Teknoloji çağında bilişim derslerinin zorunlu hale getirilmesi ve başına da bilişim öğretmenlerinin getirilmesi gerekir. Bilişim ve kodlama geleceğe yatırımdır.

- Bilişim dersi zorunlu olmalı. Bilişim öğretmenlerine değer verilmeli. Hizmet içi eğitimle diğer öğretmenlere ek ders olarak verilmemeli.

- Her kademede bilişim dersi zorunlu olması gerekirken bilişime verilen kontenjanla ne kadar önem verdikleri görülmüş olmaktadır.

Özetin özeti: Geleceğin anahtarı bilişimde!..