Herkesin derdi kendine!

Koronavirüs dünyayı sallamaya devam etsin, ateş düştüğü yeri yakıyor.

Sağlık söz konusu olduğunda akan sular duruyor. Ama eğer işsizseniz ya da staj yapacak yer arıyorsanız, yandınız ki ne yandınız. Korona bile umurunuzda olmuyor.

Stajyer almamak için her türlü zorluğu çıkaran işverenler, şimdi tüm kabahati koronavirüse atacaklardır.

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki milyonlarca lise ve üniversite mezunu işsiz. İş başvurularında en çok aranan özelliklerden biri de tecrübe.

Sanki tecrübe isteyen o firmalar stajyerlere kapılarını yeterince aralamışlar gibi.

O tecrübeyi ne zaman, nerede kazanacaklar, onu hiç sorgulayan yok!

Stajı önemsemeyen bir eğitim sisteminin ya da işverenlerin kaliteli eleman bulamıyoruz diye yakınmaya hakkı yoktur. Çünkü bu ortamı kendileri hazırlıyorlar.

İşverenler eğer gelen öğrencilerden rahatsızlarsa, bu rahatsızlıklarını liselere ya da üniversitelere bildirerek, daha donanımlı öğrencilerin kendilerine gönderilmesini isteyebilirler.

Eğer yine de sonuç alamıyorlarsa, işte o zaman YÖK ya da MEB gibi üst makamlara başvururlar, onlar da konuyu ciddiye almıyorlarsa, sorunu kamuoyuyla paylaşabilirler.

Eğitimde önemli olan diploma mı yoksa donanım mı?

Diplomanın artık tek başına bir işe yaramadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

İşte bu konuda öğretim kurumlarına da, gençlere de, işverenlere de çok daha büyük sorumluluklar düşüyor...

Gelin bu staj işini ciddiye alalım ve donanımlı yeni nesiller yetiştirelim.

Aslında bu bizim geleneğimizde var, en küçük esnaf bile yanında çırak çalıştırırdı.

Bilirdi ki o çok sevdiği mesleğin devamlılığı için çıraklık, kalfalık esastı. Onu bile unuttuk.

Yaz aylarında, okullar tatile girdiğinde, biz yetişkinlerden kaçımız gidip bir yerde çalışmadık ki?

Peki ya çocuklarımız?..

Çalışmanın ayıp olmadığını gençlere, bir şeyler öğretmenin de mesleğimize ve geleceğe yönelik bir sorumluluk olduğunu da yetişkinlere anlatmalıyız. Yoksa giderek vasat hale gelen yaşam kalitemiz, kalifiye olmayan çalışanlarla daha da dibe vurabilir.

Yetiştirdiğiniz her öğrenci gibi yeni bir şeyler öğrettiğiniz her stajyer de ileride en büyük gurur kaynağınız olabilir.

Samimiyetsizlik

Staj sadece üniversiteler için değil liseler, özellikle de meslek liseleri için çok önemli. Yoksa, öğrencilerin hayata hazırlanmaları, mesleği yakından tanımaları çok zor.

Pek çok ülkede sağlıklı meslek seçimi için klasik liselerde bile staj zorunluluğu var. Hem de her seferinde bir başka meslek kolunda çalışmak üzere.

Örneğin, sağlığa ilgi duyuyorsanız bir doktor, eczacı ya da diş hekimi yanında, mühendisliğe ilgi duyarsanız fabrikalarda, ekonomiye ilgi duyuyorsanız banka ya da şirketlerde, yargıya ilgi duyuyorsanız da avukatlık büroları ya da adliyelerde staj yapmanız gerekiyor. Yoksa mezun olamıyorsunuz.

Peki ya bizde? Staj konusunda samimiyetsizlik diz boyu.

Öğrenci staj yapmadan staj belgesi almayı içine sindiriyor, işverenler de buna çanak tutuyor. Yani bir gün bile iş yerine gitmeden staj belgesi almak mümkün olabiliyor.

Bu yüzden, her şeyden önce sahte staj uygulamasının önüne geçilmesi gerekiyor. Tıpkı sınavlara hazırlanan öğrencilerin sahte rapor almalarının önüne geçilmesi gerektiği gibi.

Stajı önemsemeyen işverenlerin kaliteli eleman bulamıyoruz diye yakınmaya hakları yoktur. Çünkü bu ortamı kendileri hazırlıyorlar.

Eğitimde önemli olan diploma mı yoksa donanım mı?

Diplomanın artık tek başına bir işe yaramadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Üniversitelerin dolmamasının en önemli nedeni bu.

Özetin özeti: İşsizliğin panzehri koronavirüs korkusu olmamalı.