Öğretmenler neden mutsuz ve kırgın?

Öğretmenlik, en kutsal meslek-lerden biri hatta en önemlisi. Çünkü herkesi yetiştiren onlar!

Peki, dünden bugüne ne değişti ki öğretmenlerimiz, mutsuz hem de çok mutsuz!

Onlar mı değişti yoksa öğretmenlik mi?

Kutsal mesleğin temsilcileri, öğretmen olduklarına pişmanlar mı yoksa içinde bulundukları koşullardan mı rahatsızlar?

En önemlisi de devletin öğretmene bakış açısındaki erozyon daha nereye kadar devam edecek ve onlar bu konuda ne düşünüyor?..

Twitter’da dün bir anket yaptım. Sonuçlar, tahminlerin ötesinde, çok çarpıcı!

Soru şöyle:

“Öğretmenlik zordu ama sanki şu günlerde çok daha zor!

Peki, öğretmen olmaktan mutlu musunuz?”

“Kesinlikle mutluyum” diyenlerin oranı sadece yüzde 15.

Çok düşük bir oran ama “Olduğuma pişmanım” diyenlerin oranı daha da düşük.

Bu da gösteriyor ki onların daha fazla ilgiye ve desteğe ihtiyacı var.

Daha mutlu olabilirdik diyenler yüzde 18, “Hak ettiği önemi görmüyor” diyenler ise yüzde 53!..

ONLAR GELECEĞİN MİMARI

Öğretmenler mutlu olmazsa, ülke mutlu olmaz! Çünkü öğrenciler, veliler, aile büyükleri, diğer paydaşlar derken 50-60 milyon kişi eğitimle iç içe!...

Ve onları mutlu etmek, başta devlet olmak üzere hepimizin asli görevi. Çünkü onlar, sadece çocuklarımızın öğretmeni değil, geleceğin mimarlarıdır!

Onlar ne kadar mutlu ve mesut olursa, ortaya çıkacak eser de o kadar mükemmel olur!..

Peki, bu konuda öğretmenler ne düşünüyor? İşte onlardan gelen mesajlardan bazıları:

- Öğretmenlik çok özel ve bir o kadar da zor bir meslek. Çocukların sevgisi olmasa bir gün bile yapılmaz. Sabır ve emek istiyor. Bu dönemde, ekstra daha zor.

- Online dersler, kurslar, WhatsApp veli grupları derken yoruluyoruz ama buna rağmen öğretmen yatıyor damgası yiyoruz. Yetmezmiş gibi maaşımız üzerinden vuruluyoruz. Hak ettiğimiz değeri asla görmüyoruz.

- Değersiz ve içi boşaltılmış bir meslek grubu artık. Önüne gelen öğretmen olmamalı. Sistem bizi köle olarak görüyor.

- Yanlış zamanda öğretmen olduk. Cumhuriyetin ilk yıllarında öğretmen olmak varmış!

- Hiç pişman değilim. Ücretli öğretmenlik yapan birisi olarak söylüyorum bunları. Hayalini kurduğum mesleği yapıyorum.

- Bir de yüksek lisans yaptım, nasıl pişmanım!

- Öğretmen eğitimden çok geçimini düşünüyorsa orada sorun var demektir. Önce özlük hakları düzeltilmeli. Şu an bir öğretmenin, öğretmen gibi çalışıp mesleğini yapabilmesi için 1100-1200 euro maaş alması lazım. Şu anki şartlar bunu gerektiriyor.

- Öğretmenin işi öğrencisiyle ilgilenmektir. Biz bürokrasi içinde boğuluyoruz. Ayrıca filyasyon ekiplerinde görev almak hiç bizim işimiz değildir. Polis mesaisini yaparken evleri gezebilir. Ama öğretmenin mesaisi öğrencidir. Bu süreçte kaç saat çalıştığımızı biliyor mu yetkililer?

- Biz öğrenciyken öğretmen değerliydi, biz öğretmen olduk öğrenci değerli oldu. Eğitimin temel taşı olan öğretmen de öğrenci de hak ettiği değere sahip olmalı. Ücretli öğretmenlere kadro verilsin.

- Biz işimizi layıkıyla yerine getirelim, vicdanımız rahat olsun da hak ettiğimiz değeri görmesek de olur.

- Öğrencilerimize kendi mesleğimi gönül rahatlığıyla tavsiye edemiyorum.

- Çok yorulduk maddi manevi olarak, herkes öğretmenlere iş öğretmeye çalışıyor. Geçim derdi ayrı, itibar kaybı ayrı.

- Öğretmenler günümüzün eğitimli bakıcıları oldu maalesef. O yüzden söz hakkı olmayan, yeteri kadar değer görmeyen bir meslek grubu!

SORUNLAR?

Hiçbir meslek bu kadar itibar erozyonuna uğramadı desek, yalan olmaz.

Hangi mesleğin kadrolusu, sözleşmelisi, ücretlisi var ki öğretmenliğe böylesi bir ayrıştırma reva görüldü.

100 bin öğretmene ihtiyaç varken, yüz binlerce öğretmenin KPSS kölesi haline getirilip adeta mesleklerinden soğutulması, kime ne kazandırıyor?

20 milyon öğrenciye rol model olacak bir konumdalar. Bu yüzden maddi ve manevi olarak çok iyi şartlarda olmaları gerekir ki, yaydıkları ışık da o derece güçlü olsun!

Parçalanmış ailelerden mülakata, verilmeyen kadrolardan özlük haklarına, negatif algıdan devletin şaşı bakış açısına kadar onlarca sorunları var ve maalesef bu durum hiç kimsenin umurunda değil. Onları asıl üzen de zaten bu!..

Özetin özeti: Öğretmenlerimiz ne kadar mutluysa, biz de o kadar mutluyuz!..