Öğretmenlerimiz ne kadar donanımlı?

Öğretmenlerle ilgili tartışmalar hiç bitmez. Çok çalışmalarına rağmen, en fazla tatili onlar yapıyor diye bilinirler.
Avrupa’da en az maaşı onlar alsa da bunu bile çok bulanlar var. 50, 60 kişilik dersliklerde, birleştirilmiş sınıflarda canları çıksa da haftada 40, 50 derse girseler de onların yaptığı da iş mi algısını bir türlü silemezler.
Parçalanmış aile deseniz onlarda, atanmak için yıllarca beklemek deseniz onlarda, anne babalardan daha çok, çocuklarla ilgilenmek yine onlarda ama bir türlü yaranamazlar, hiç kesmeye?
Peki, dünün en kutsal mesleği nasıl bu hale geldi?
Ne siz sorun ne de biz anlatalım. Çünkü çok uzun bir hikaye!..
Bir ülke ile oynamak isterseniz eğitimle, eğitimle oynamak isterseniz de öğretmenlerle oynayın derler.
İşte bizde yapılan da o.
Son 100 yılda doktor, mühendis, yargıç yetiştirme sisteminde hiç önemli değişikler yokken, öğretmen yetiştirme sistemi neredeyse her 10 yılda bir değişti.
Sonuç mu? İşte eğitimin bugünkü hali. Ve çok daha önemlisi, KPSS alan sınavında öğretmenlerimizin içine düştükleri acıklı durum.
Klasik ölçme değerlendirme sistemi uygulansa, yani, 100 üzerinden, 50 alamayan öğretmen olamaz dense üçte ikisi öğretmen olamayacak?
Ve bu noktada sorgulanması gereken iki önemli nokta var: Ya öğretmenlere çok yetersiz eğitim veriliyor ya da sınav sistemi yanlış?
Her ikisi de can sıkıcı bir durum. Keşke ıvır zıvır onca konu arasında biraz da bunları konuşuyor olabilsek?