Önemli olan sınav ve okullar değil, sizsiniz!

Hayat uzunca bir maraton ve sınavlar da onun ilk yüz metreleri.

Örneğin LGS ilk 100 metre, YKS ikinci yüz metre, KPSS de üçüncü yüz metre.

Yani sınavlar, hayatımızdan hiç eksik olmayacak.

Bazen ileride olacağız, bazen de sonlarda kalacağız.

Önemli olan ara parkurlarda şampiyon olmak değil, yarışı bitirmektir.

Bu yüzden, sınavlarla yaşamaya alışmak gerek.

Her gireceğiniz sınav, o an için, dünyanın en önemli sınavı gibi görünse de hiç de öyle olmadığını zamanla anlayacaksınız.

İyi okul yoktur, iyi öğrenci vardır ve ne istediğini bilen mücadeleci öğrenci, öyle ya da böyle, mutlaka hedefine ulaşır.

Sınavdan kaç puan alırsanız alın, hangi okula girerseniz girin, eğer bir hedefe odaklandıysanız, mutlaka gerisi gelecektir!..

Kısıtlı yasaklama

Bakan Selçuk, önlem üzerine önlem açıklıyor ama yeni olan hiçbir şey yok. Bildiğimiz önlemleri, her defasında yeni gibi açıklıyor. Umarız yeterli olurlar.

Sokağa çıkma konusunda, kısmi kısıtlama geleceğini Sağlık Bakanı açıkladı. Öğrencilerin merakla beklediği kontenjan artırımı konusunda ise henüz bir gelişme yok. Keşke kontenjanlar da iki, üç katına çıkartılsa, en azından moral olur!..

Sağlık Bakanı Koca’nın sokağa çıkma konusundaki açıklaması şöyle:

“LGS/YKS günlerinde sağlanması gereken şartlar konusunda Bilim Kurulu’muz tavsiye kararı aldı. Sınava gidiş ve dönüş saatlerinde dışarıda yoğunluk olmaması, günün gençlere ayrılması için Sn. Cumhurbaşkanımız sınırlı bir sokağa çıkma yasağı yönünde talimat verdiler.”

Görünen o ki sınav saatlerinde, herkes dışarıya çıkamayacak. Doğru bir karar.

Umarız istismar edilmez!

Bu noktada sınavlar niye ertelenmedi diye itiraz eden çok sayıda öğrenci ve veli var.

Twitter’da sokağa çıkmaya yönelik yaptığımız anketi, neden ertelenmesi yönünde yapmadığımızı söyleyenler çok oldu.

Daha önce ertelenmesi gerektiğini yazdık ama artık ortada alınmış bir karar var ve geri dönüşü de yok gibi. Kaldı ki adaylardan pek çoğu da bir an önce olsun bitsin istiyor. Çünkü gelecekte neyle karşılaşacağımızı hiç kimse bilmiyor, garanti veremiyor. Yarattığı stres de dayanılmaz noktalara geldi...

Peki, sınavlar, çocuklarımızın sağlığından daha mı önemli?

Elbette hayır!

Eğer ortada onların sağlıklarını riske atacak bir durum söz konusu olsaydı, başta Bilim Kurulu olmak üzere ilgili mercilerin hiçbiri buna onay vermezdi.

Bu aşamada, sınavların güvenilir bir ortamda gerçekleşmesi için herkes üzerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirmelidir!

Sağlık personeli

Sorun kimden kaynaklanıyor belli değil ama sınav günü okullarda beyaz önlüklü sağlık personelinin bulunması, hem adayları hem de velileri moral açısından büyük oranda rahatlatacaktır.

Evet çok yorgunlar ama onların orada olması, olası yüklerini, önemli ölçüde hafifletecektir.

MEB, acil durumlar için motorize acil ekipler ya da sınıflar oluşturdu mu bilmiyoruz ama her türlü olasılığı göz önünde bulundurarak, hem acil sağlık ekipleri hem de son dakika sınava gelenler ya da hastalık belirtisi görülenler için her okulda acil durum sınıfı oluşturulmalıdır.

Beş, on dakika geç kaldı diye sınava alınmamak, o çocuklar üzerinde, koronadan daha derin izler bırakabilir! ÖSYM gibi çok katı olmamak gerekir!..

Kontenjanlar artacak mı?

MEB, kontenjanlar konusunu, hâlâ zaman varken, bir kez daha ele alabilir.

Sınavla öğrenci alacak okul sayıları ve kontenjanları rahatlıkla artırılabilir. Bu da bu zor koşullarda sınava girmek zorunda kalan öğrencilere büyük moral verir. Yaz tatillerini keyifle geçirmelerine olanak sağlar, okulların kayıt yükünü hafifletir. Bizden hatırlatması!

Özetin özeti: Çocuklarımız mademki en değerli varlıklarımız, onların sağlıkları ve gelecekleri için hiçbir şey esirgememeliyiz!..