Seyahat heyecanı?..

Seyahat etmek, yeni yerler, yeni tatlar keşfetmek bir tutkudur!

Kolay kolay oluşmaz, kolay kolay da kaybolmaz! Parayla, pulla, avarelikle ya da entellikle bir alakası yoktur!

Her ne kadar ikisi bir aradaymış gibi algılansa da tatil ile seyahati birbirinden ayırmak gerekir.

Biri keşfetmek için yapılır diğer dinlenmek için. Her ikisini bir arada gerçekleştirmek de mümkün ama ne aradığınızı, ne istediğinizi iyi bilmeli ve en önemlisi de zaman planlamasını çok iyi yapmanız gerekir.

Seyahat, bir sevdadır.

Gezdikçe, gördükçe, yaşadıkça daha fazlasını istersiniz.

Ve sekiz, on ay öncesine kadar, bu heyecanın bir ömür boyu hiç eksilmeyeceğini, hiç kaybolmayacağını hatta artarak devam edeceğini ve hiçbir şeyin bunu engellemeyeceğini iddia ederdik. Ta ki, koronalı günler başlayana kadar!

İçeri bir kapandık, pir kapandık! Öyle bir korku yaratıldı ki, en ufak ihmalin faturası ölüm!

Siz ne kadar dikkatli olursanız olun, başkalarının vurdumduymazlığı sizin hayatınızı da altüst edebiliyor.

İşte bu yüzden karantinalı günler bitse de içimizdeki seyahat aşkı alev alev yansa da bu heyecanı bastırmanın ötesine hâlâ geçemiyoruz!

Siz geçseniz de çevrenizdeki bariyerleri aşamıyorsunuz!.. Engellemeler sadece yakın çevrede değil, devlet düzeyinde!

Pek çok ülke, “Şuraya şuraya giderseniz, dönüşte karantina uygularım, hastalanırsanız sosyal haklardan yararlanamazsınız” diye adeta vatandaşını tehdit ediyor!..

Risk var mı?

Tatil ya da seyahatlerde risk olmadığını kimse söyleyemez. Ama bu, eve kapanın anlamına da gelmemeli. İşte bu noktada, güven, şeffaflık ve samimiyet çok önemli.

Eğitimde bunu başaramadık, turizmde de her şey yolunda diyemeyiz! Evinde öğrenci olan veli de tedirgin, seyahate çıkmayı düşünen tatilcilerin kafasında da kırk tane soru var.

Alınan ya da alınacak önlemler öyle anlatılmalı ki, elinde hazır valiziyle seyahate çıkmayı düşünenler, gönül rahatlığıyla yola koyulabilmeli!

İşte bu noktada sektör temsilcilerine ve özellikle de seyahat acentelerine çok önemli görevler düşüyor!

Seyahatseverleri rahatlatmaları gerekiyor. Hem de her yönden!

Sadece hizmet yönünden değil, sağlık açısından da söylemin ötesine geçip, aldıkları önlemleri bir bir hem de görüntülü olarak anlatmaları çok önemli!..

“Gereken her türlü önlem alındı”, “Her türlü riske karşı senaryomuz var” açıklamaları, bırakın rahatlatmayı, sinir katsayısını daha da artırıyor. Gidecek olan varsa da vazgeçiyor!...

Güven unsuru!

Tur şirketlerine bu süreçte çok önemli sorumluluklar düşüyor. Seyahatseverler hiç kimsenin umurunda olmasa bile onların umurunda olmalı, çünkü var oluş nedeni onlar! Onların heyecanı bir körelirse, yeniden harekete geçirmek bir daha mümkün olmayabilir!..

Buna soyunan, bunu başaran şirketleri canı gönülden kutluyoruz! Onların bu gayreti, devlet ya da sektör temsilcileri nezdinde olmasa da seyahatseverler arasında eminiz ki karşılık bulacaktır. Buluyor da!..

Her ne kadar yaz sezonunun yarısı tedirginlikle geçse de önümüzde daha uzun bir süre ve hem yurt içinde hem de yurt dışında yola çıkmaya hazır milyonlar var.

Anadolu kaplanları gibi turizm kaplanlarının da bu zoru başaracaklarından eminiz. Kendilerini ayakta alkışlamaya hazırız...