Umutlar tükenmeden

Umut, insanlar için can simididir. Ne zaman dara düşülse, hayata bağlayan o olur. Bu yüzden umut kazanının altını sürekli beslememiz gerekir ki ateşi hiç sönmesin!

Rahmetli Demirel’e, “Uzunca yıllar siyasette ayakta kalmanın sırrı nedir?” diye sormuştum, “Umut” dedi ve ekledi:

“Umut veremez hale geldiğinde bitersin!”

Cevabı çok netti, ötesi, berisi yok diyerek konuşmaya devam etti:

“Umut, ekmek, su, hava kadar elzemdir. İnsanları umutsuz bırakmayacaksın.”

Yarım asırdan fazla siyasette kalıp, 7 kere gidip, 8 defa gelmek kolay değil, umudu sürekli diri tutup, birazını da yerine getirirsen, gerisi kolay ama bunu ne siyaset öğrenebildi ne de bizler!..

Umut vermek, dışarıdan bakıldığında, çok kolay gibi gözükse de dünyanın en zor işlerinden biri.

Eğer birikiminiz, donanımınız, vizyonunuz yoksa yetkiniz ve gücünüz ne denli yüksek olursa olsun, bırakın hayata geçirmeyi umut dahi veremezsiniz.

Öğretmenlerin sesi!

Yeni yıla büyük beklentilerle girdik.

Günler, haftalar hızla geçiyor.

Somut adımlar şimdi değil de ne zaman atılacak?

Geçen yıl pandemi nedeniyle her şey ötelendi ya da olabildiğince yapıldı ama aşı çalışmalarıyla birlikte hemen şimdi olmasa da yaz aylarından itibaren normal hayata geçilecek gibi görünüyor!

Peki, buna hazır mıyız?

Cevabı öylesine zor bir soru ki evet demek mümkün değil!

Gençlerimizin ve özellikle de öğretmenlerimizin umutları, çok ama çok örselendi.

En idealist olanlar bile mesleğe küsme noktasına geldi.

Onları yeniden heyecanlandırmalıyız.

Bu konuda herkes üzerine düşeni yapmalı ki önlerini görebilsinler.

MEB, 2021 atama takvimini, kadro sayısı ve dağılımını, formasyon uygulamasında gelinen son noktayı, parçalanmış öğretmen ailelerini ve en önemlisi de aynı özlük haklarına sahip tek tip öğretmenliğe yönelik çalışmalarını artık hayata geçirmeli ki yüz yüze eğitim başladığında, bir de onun kararsızlığıyla zaman kaybetmeyelim.

Uzaktan öğretim

Uzaktan öğretim konusunda da ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

Erişimin sağlanamadığı ya da kolay kolay bağlantı kurulmayan çok nokta var.

Bu yüzden, milyonlarca öğrenci uzaktan eğitimden yararlanamıyor, milyonlarca veli, öğrenci ve öğretmenimiz hemen her gün sinir harbi yaşıyor.

MEB, eğitimdeki tüm paydaşlarını dikkate almak zorunda.

Sayıları 50 milyonu bulan bu paydaşlar, maalesef, sorularına kolay kolay yanıt bulamıyorlar.

Bulsalar da verilen cevaplar ve alınan kararlar uzun ömürlü olmuyor!

Bakan Selçuk, sürekli dile getirdiği öğretmenlik yıllarına geri dönse ya da empati yapsa, şu an yaşananlarla ilgili olarak acaba görüşü ne olurdu? Bugünkü MEB yönetimine nasıl bir karne verirdi?..

2021 kayıp yıl olmamalı

Yeni yıla hemen her alanda çok yıpranmış bir şekilde ama umutla girdik. Ne olur bu umudu köreltmeyelim. Yeşerip, kök salmasına destek olalım.

2021 de 2020 gibi kayıp yıl olmamalı!..

Böylesi bir kayıp, sadece çocuklarımızı değil, ülkemizin geleceğini de fazlasıyla etkiler ki buna da hiçbirimizin hakkı olmamalı!

Ve 2021, mutlaka ve mutlaka, sözün ötesine geçme ve güven tazeleme yılı olmalı!..

Özetin özeti: Önemli olan umut, onu yaşattığımız sürece gerisi gelir. Körelmesini ise düşünmek bile istemiyoruz.