Vah TEV vah!

Türk Eğitim Vakfı (TEV) ülkemizin en köklü sivil toplum örgütlerinden biri.

1967 yılında Vehbi Koç ve arkadaşları tarafından kuruldu; bugüne kadar 250 bin öğrenciye yurt içi ve yurt dışı bursları verdi.

Başta Safiye Ayla ve Zeki Müren olmak üzere pek çok eğitim dostu hayırsever, mirasının tamamını ya da çok önemli bir bölümünü TEV’e bağışladı.

TEV deyince akla gelen ilk isim Vehbi Bey ise, ilk üç isimden biri de hep bursiyerlerin Güsel Ablası, Güsel Bilal oldu.

TEV’in kuruluşundan beri hep içindeydi.

Burs verdikleri her öğrenciye, yedi sülalesini tanıyacak kadar yakındı.

Sadece burs olanağı tanımakla kalmıyor, öğrencilerin her sorunuyla yakından ilgileniyordu.

Hayatını adeta bursiyerlere adamıştı.

Hep ön plandaydı ve bu durum, nedense, Vehbi Bey dışında herkesi hep rahatsız etti.

En büyük hayali, kurumda 50. yılını tamamlamaktı.

49. yılda emekli edilip, mütevelli heyetine alındı yani kızağa çekildi.

TEV ile ilgili ne zaman bir şey yazacak olsak, nereden, nasıl duyarsa, hemen arar ve o öyle değil, böyle diyerek, kırk dereden su getirir ve bizi ikna ederdi...

TEV onun hayatıydı, bursiyerler de evlatları...

Şimdi, durduk yerde, neden böyle bir Güsel Abla yazısı yazmak gereği duyduk?

Kendisine bir şey mi oldu?

Hayır, sağlığı, keyfi yerinde.

Bayramda, seyranda bizim onu aramamıza fırsat vermeden, tıpkı Demirel gibi, o bizi mutlaka arar ve eğitimle ilgili olup bitenleri sorar, sorgular...

Peki, o zaman, sorun olan ne ki “Vah TEV vah” başlığı atmak zorunda kaldık?

TEV, önceki gün, gazetelere iki tam sayfa ilan verip kendini anlatmaya çalışmış!

Ama bu iki tam sayfada ne kuruculardan bahsedilmiş ne de Güsel Abla’dan.

Onlarca kişinin fotoğrafı var ama ne Vehbi Bey’in ne de Güsel Abla’nın fotoğrafını görmek mümkün.

Oysa TEV’i TEV yapan değerlerin en başında onlar geliyordu.

Vehbi Bey’in verdiği güven duygusu, Güsel Abla’nın sıcaklığı, TEV’in farklılığıydı.

Her ne kadar adeta yok edilmeye çalışılsa da TEV için bir onur kaynağı olan TEV İnanç Türkeş Lisesi (TEVTÖL) de yok sayılmış!

Güzel örnekler yok mu, elbette var.

Çok daha fazlası olabilirdi ama sanki küçük olsun bizim olsun mantığı TEV’i de esir almış!

Ülkemizin tek üstün zekâlılar okulu olarak bilinen TEVİTÖL’e bu yıl öğrenci alınmadı!

Savaş mı vardı?

Hayır?

TEV’in parası mı bitti?

Hayır.

Okul mu kapandı?

Hayır.

Peki, o zaman niye öğrenci almadı?

Sadece ve sadece kafa karışıklığı ve iş bilmezlik...

Vehbi Bey’i ve Güsel Abla’yı yok sayan zihniyet, TEVİTÖL’ü de yok saydı!

Asıl garip olan ise eğitim alanında, sadece ülkemizin değil dünyanın en önemli sivil toplum örgütünün bütün bu gelişmelere seyirci kalması!

Nerede o Vehbi Bey’e her fırsatta şükranlarını dile getirenler, nerede o, “TEV bursu olmasaydı bugün bu noktada olmazdım” diyen müdürler, genel müdürler, profesörler, CEO’lar?

En önemlisi de Güsel Abla’yı yere göğe sığdıramayan bursiyerler?..

Aidiyet ve vefa duygusu çok önemlidir.

TEV gibi kurumlarda eğer o yok olursa, gerisi teferruattır.

Yazık oluyor TEV’e, hem de çok yazık!

Güsel Abla ve Vehbi Bey’in yakınları ve sevenleri, o iki tam sayfalık ilanı gördüler mi, gördülerse ne düşündüler çok merak ediyorum?..

Bir ağacın köklerini yok ederseniz geriye hiçbir şey kalmaz...

Özetin özeti: Geçmişini yok sayanların, geleceği olamaz!.