YKS ve sınav köleliği

Üniversiteye ya da diğer sınavlara hazırlanmak çok büyük özveri gerektiriyor.

Aşırı disipline olmaz ve hayattan kopup sınava odaklanamazsanız işiniz zor.

Üniversite sınav başvurularıyla birlikte YKS için de geriye sayım başladı. Artık her günün, her saatin çok önemi var.

Evet, kısa bir süre kaldı ama hâlâ her şeyi toparlayıp, sizi hedefe ulaştıracak yeterince zaman var! Yeter ki bu süreyi en iyi şekilde değerlendirin!..

Peki ama nasıl?

Üniversite ve diğer sınavlara hazırlık süreci maraton yarışına benzer.

Enerjinizi, zamanınızı ve aklınızı iyi kullanırsanız, uzun süre sonlarda götürdüğünüz yarışı en önlerde bitirebilirsiniz!

Maratonun ilk yüz metrelerinde en önde gidenlerin yarışı yarıda bırakması ya da sonlarda bitirmeleri, buna karşın, ortalarda gidenlerin son yüz metrelerde atağa kalkarak, ipi en önlerde göğüslemesi, taktik, teknik ve kondisyon kadar, aklın da öne çıkmasıdır.

Üniversiteye hazırlıkta son yüz metrelere geldik yani atılan her adım artık çok önemli.

Peki, bu noktada neler yapılabilir?

Disiplin şart

Önceki yılların deneyimleri çerçevesinde, öne çıkan, en önemli ayrıntılar şöyle:

Zaman kullanımı çok önemli. Bir soruyu ya da herhangi yazılı bir metni asla ikinci kez okumayın. Yoksa sınavda zaman sorunu yaşarsınız!

En çok yaptığınız hataları tek tek bir yere not edin ve onları bir kez daha yapmama konusunda disipline olun!

Son üç yılın YKS sorularını konulara göre ayırın ve ÖSYM’nin soru sorma mantığını yakalamaya çalışın.

Test çözerken mutlaka cevap kartı kullanın ve doğru şıkları oraya işaretleyin. Kaydırma yapmayın!

Sakın hasta olmayın!

Çok zor olacak ama tümüyle izole olun, dış dünyayla üç beş aylığına tüm kontağınızı kesin.

Sosyal medya hesaplarınızı dondurun, kendi kendinizi takip için ayrı bir hesap açıp tüm gelişmeleri ve en doğal son halinizi oraya kaydedin ve dışarıdan bir göz olarak, gidişatı sürekli kontrol altında tutun. Gözler kaydığında, çalışmalara birkaç gün ara verin!

Hedefi olan adaylar çok daha başarılı oluyor, bu yüzden okuyacağınız kent, üniversite ve fakülteleri şimdiden belirleyin, tercihlerinizi son dakikaya bırakmayın ve mutlaka B, C, D planlarınız olsun!

Meslekleri yakından tanıyın. Sanki o bölümü kazanmış, mezun olmuş ve o işi yapıyormuş gibi düşünün, sonra da en beğendiğiniz karedeki sizle, o hayaline kavuşan siz birbiriyle ne kadar örtüşüyor, mutlaka kontrol edin. Yoksa, derin hayal kırıklıkları yaşanabiliyor!..

Uyku düzeninizi, tuvalet alışkanlığınızı, kapalı mekânda 3-4 saat kalma ve yeme içmenizi şimdiden disipline edin. Çalışma ve yatak odanız mümkün olduğunca sade olmalı. Ders çalışırken ya da uyumaya çalışırken dikkatinizi dağıtacak, sizi alıp hayal dünyasına götürecek hiçbir şey olmamalı.

Soruların içeriği?

Bu yılki sorular herkese eğitim erişimi sağlanamadığı için muhtemelen hızlı okuma ve muhakemeye dayalı olacak. Bu yüzden yorulduğunuzda ya da kafanızı dağıtmak istediğinizde, günde bir iki saat ne bulursanız onu okuyun. Televizyondan uzak durun.

Yazdıklarımı okuyunca bana da afakanlar bastı. Sanki sıkıyönetim bildirisi gibi ama sınavı kazanamayanların, istedikleri fakülteye giremeyenlerin, o halleri gözümün önüne gelince, o anları yaşamaktansa, her türlü fedakârlığa katlanmanın biraz zorunlu olduğunu acıyla hatırladım. Hele ki bir de sınava ikinci, üçüncü kez giriyorsanız.

Üniversiteye girmek hem çok zor hem de çok kolay!

Muhtemelen 2.5 milyon civarı aday başvuracak ve ilk 250 bine giremeyenin işi çok zor! Çünkü önemli birçok mesleğe yönelik baraj var!

Şunu da sakın unutmayın: Üniversiteler elbette önemli ama öğrenci çok daha önemli. İyi bir öğrenci, nereyi bitirirse bitirsin, suyun akıp yolunu bulduğu gibi o da yaşamında istediği noktalara mutlaka geliyor.

Sadece ülkemize değil, dünya geneline baktığımızda da hayata sınav şampiyonları değil, yaşamını, işini ve geleceğini ciddiye alanlar yön veriyor.

Diplomanın her şey olmadığını son yıllarda çok net gördük. Şu anda işsizlik sıralamasının en tepesinde onlar yer alıyor. Ve ne olur siz de diplomalı işsizler kervanına katılmayın!

Ve acı olan, yazdıklarımız sadece YKS için değil, tüm giriş sınavları için geçerli.

Özetin özeti: Kazanmaya hazır olan, kazanır!..