Yükseköğretimde yeni arayışlar, YÖK ve işsizlik

Gençler mutsuzsa ülke mutsuzdur.

Geç de olsa bunu nihayet anladık.

Bundan sonraki hedef, onları diploma sahibi yapmanın bir adım ötesine geçip istihdam etmek.

Yani işsizler kervanına değil, üretim kervanına katmak.

Herkesin dileği bu yönde olduğuna göre, gerisi o kadar zor olmamalı.

Minik kıpırdanmalar var, eminiz ki devamı da gelecektir.

İstihdam endeksi

Üniversitelerin ülkedeki en önemli güçlerden biri olduğuna dikkat çeken YÖK Başkanı Özvar’dan önemli açıklamalar var.

Çok geç kalınsa da işsizlik ve istihdam konusunda yapılması gerekenleri sıralamış.

Eğitim/istihdam ilişkisi, araştırma üniversiteleri ve üniversitelerin tanıtım için öğrencilerin ayağına gitmeleri gerektiği konusunda tespitlerde bulunmuş. Gelin önce ona bir göz atalım:

Üniversite veya genel anlamda eğitim-istihdam ilişkisi benim YÖK Başkanlığım dönemimde sürekli gündemde yer alacaktır.

Üniversitelerimizle alakalı bir istihdam endeksi olacak.

- Hocalarımızın ve üniversitelerimizin, mezunlarını mutlaka takip etmeleri gerektiğine inanıyorum.

- Bunun için gerek mezunlar ofisinin, gerekse burada kullanılan yazılım yöntemlerinin çok dikkatli bir şekilde tetkik edilerek gözden geçirilmesi, hatta geriye doğru takibinin bir an önce başlaması gerektiğini düşünüyorum.

- Çok küçük değişiklikler, üniversitelerin mezunlarını takip etmesine vesile olacaktır.

- Rektör hocalarımız dönemlere göre mezun endeksleri tutsa, istihdam oranlarını açıklasa, bunu program program duyursa, emin olun o bölümlere dair sınava girecek öğrenciler nezdinde çok olumlu katkısı olur.

- Yüksek puanlarla alınan program sayısı arttıkça, araştırma üniversitelerinin kapasitesi de artar.

Bunun için devlet üniversitesi yöneticilerinin liselerde çalışma yapması lazım.

- Artık centilmenlik ve adalete dayalı rekabet kuralları geçerlidir. Bu konuda ne kadar yüksek puanlı öğrenciyi biz üniversitelerimize çekersek, o üniversitenin araştırma üniversitesi kapasitesi de artar.

- Fakülte ve bölüm düzeyinde planlama gerekiyor. Bölüm kendi öğrencisini seçebilecek şekilde bir tanıtım faaliyeti içerisinde olmalıdır.

- Üniversitelerimizin itibarını ve marka değerini yükseltmek hepimizin üzerine düşen sorumluluktur.

Erol Hoca’nın hayallerine katılmamak mümkün değil ama bunu kamuoyu adına üniversitelerden isteyecek ve takibini yapacak olan da bizzat Başkanı olduğu kurum.

Bugüne kadar neden yapılmadı sorusuna takılıp kalmamak gerekir.

Kaldı ki yeni öğretim yılının açılışında dile getirdiği gibi üniversite mezunlarının istihdamı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da gündeminde.

Rektörlerimiz bu beklentileri umarız bir an önce dikkate alırlar.

İşsizlik rakamları

Nereden bakarsanız bakın, ülkemizin en önemli sorunlarından biri de işsizlik. Hem de okumuşların işsizliği.

Her ne kadar “Resmi rakamlar gerçeği yansıtmıyor”, “Azalmıyor, artıyor”, “Gizli işsizlik dikkate alınmıyor” iddiaları doğru değil denilse de sorun büyük!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2021 dönemine ilişkin işgücü istatistiklerine göre, işsizlik oranı, eylülde bir önceki aya göre 0.3 puan azalarak yüzde 11.5 seviyesinde gerçekleşti.

Buna göre, ülke genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı, eylülde bir önceki aya göre 70 bin kişi azalarak 3 milyon 794 bin kişiye geriledi.

Tarım dışı işsizlik oranı eylülde bir önceki aya göre 0.5 puan azalarak yüzde 13.3 olarak hesaplandı.

Söz konusu ayda 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı eylülde bir önceki aya göre 0.9 puan azalarak yüzde 21.5, istihdam oranı 0,3 puanlık artışla yüzde 32.7 oldu.

Bu yaş grubunda iş gücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0.1 puan azalarak yüzde 41.7 seviyesinde gerçekleşti.

Öte yandan, bazı aylar itibarıyla işsizlik oranlarında revizyona gidildi. Ağustos ayı işsizlik oranı yüzde 12.1’den yüzde 11.8’e revize edildi.

İşsizlikle ilgili resmi rakamlar böyle. Peki, ne kadar inandırıcı o da tartışmalı.

Tıpkı enflasyon gibi bu konuda da tartışmalar bitecek gibi değil.

Dünya genelinde tablo farksız yani işsizlik bir anlamda küresel bir sorun.

Özellikle de okumuş gençlerde işgücüne katılamama oranı korkunç boyutlarda!

Az ya da çok olması elbette önemli ama daha da önemli olanı bu konuda nelerin yapılması gerektiği.

Üretim odaklı eğitim işte bu yüzden çok önemli!

Özetin özeti: Daha çok eğitim almanın ödülü işsizlik olmamalıdır!