Yüz yüze eğitim seferberliği!..

Uzaktan eğitimde ne kadar başarılı olursak olalım, yüz yüze eğitimin yerini tutması mümkün değil. Elbette keyiften uzaktan eğitim yapılmıyor ama yüz yüze eğitim için yeterli çabanın gösterildiğini de kimse söyleyemez. Pandemi riskini minimuma indirerek kademeli olarak yola devam etmek sanki en doğru olanı!..

İçinde bulunduğumuz süreç, en gözü kara yöneticilerin bile riske girmekten kaçındığı bir zaman dilimi.

Hasta sayısı artıyor, aşıdan hâlâ ses yok, en önemlisi de moral değerler her geçen gün daha da azalıyor. Dolayısıyla, yeni başarı hikâyelerine ihtiyacımız var.

Okulların ülke genelinde aynı anda açılıp, aynı anda kapanması, hele hele tüm öğrencilerin aynı anda okullu olması. Bugünkü koşullarda mümkün değil.

MEB, son aylarda tümüyle uzaktan eğitime odaklanmış durumda. Yüz yüze eğitimi aklının ucuna bile getirmiyor ki yol kat edemiyor!

Derslik sayısında pozitif yönde bir değişiklik yok!

Hizmetli kadroları hâlâ işe başlayabilmiş değil.

Ek bütçe oluşturmadığı gibi gerekli kampanyayı da MEB değil, Kızılay yapıyor!

Hijyen koşullarının yeterli ve süreklilik kazanacağına yönelik işaretlerin var olduğunu söylemek abartılı olur.

Uzaktan eğitimin yarattığı aile içi sorunlar gibi pedagojik kaygılar da yeterince ciddiye alınmıyor.

Peki ne yapılabilir?

Elbette son sözü Bilim Kurulu söyleyecek ama MEB’in de kendine göre bir yüz yüze takvimi olmalı?

Örneğin, pandemi koşullarının elverdiği yerleşim birimlerinde yüz yüze eğitime neden geçilmiyor? Anlaşılır gibi değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki mesajı çok netti:

Hazır olan kentler kademeli olarak yüz yüze eğitime geçebilir!

Öğretim yılının daha çok başındayız ama uzaktan eğitimle ilgili değerlendirmeler sanki çok uzun ömürlü olmayacağı yönünde. Olsa bile katılım her geçen gün daha da azalacaktır.

Teknik altyapı

MEB, uzaktan eğitimde, dünya genelindeki eğitim bakanlıkları içerisinde en hazır olanlardan biri.

Hem içerik açısından hem de teknolojik altyapı olarak gayet iyi durumda ama yine de sıkıntılar bitmiyor. Çünkü hem öğrenci sayımız çok fazla hem de internet trafiği çok yoğun. Buna bir de öğrenci ve öğretmenlerimizin donanım eksikliği katlanınca bıkkınlık, yılgınlık, kızgınlık barometresi zaman zaman tavan yapabiliyor.

Çare, her türlü tedirginliği ciddiye alarak, sorunları halının altına süpürmek yerine, çözüm üretmektir.

Bu yüzden bir an önce yüz yüze eğitim seferberliği başlatılmalı ve herkes taşın altına elini koymalıdır.

Katılım SOS veriyor

İddia odur ki MEB uzaktan eğitim sürecinde ek ders ücreti vermemek için sınıfları birleştiriyor. 120-130 hatta 150 kişiye varan sanal sınıflar var!

Dersler verimli geçiyor mu?

Evet demek çok zor!

Katılım yüksek mi?

Daha öğretim yılının başında yerlerde sürünüyor!

Öğretmenler, öğrenciler gidişattan memnun mu?

Ne siz sorun ne de biz söyleyelim!..

Anket sonuçları?

Uzaktan eğitimdeki memnuniyeti ya da memnuniyetsizliği daha net görebilmek için dün Twitter’da bir anket yaptım. On binlerce kişi katıldı. İşte dün akşam saatlerindeki sonuçlar:

Uzaktan eğitimden memnun muyuz? İlk izleniminiz ne yönde?

Çok iyi gidiyor, yararlı: yüzde 8

Çok sıkıcı, bıktırdı: yüzde 19

Daha iyi olabilirdi: yüzde 26

Daha kötü olamazdı: yüzde 47

İlk gün yaşananlar negatif bir izlenim bırakmış olabilir ama sonraki günler için gelen değerlendirmeler de benzer yönde.

Bu yüzden, MEB’in acil durum değerlendirmesi yapıp, sistemi ve öğretmen, öğrenci ve velileri rahatlatması gerekiyor. Yoksa, onca özveriyle gerçekleştirilen çalışmalar takdir yerine eleştiri almaya devam eder.

Kızılay kampanyası!

Kızılay’ın uzaktan eğitime yakın destek diye başlattığı kampanya takdire şayan ama bu tür kampanyalar başka kişi ya da kurumlar tarafından değil, bizzat MEB tarafından gerçekleştirilmelidir.

“Senin Desteğin Oldukça, Okul Her Yerdir” diyen Kızılay,

“Türk Kızılay, uzaktan eğitim için gerekli teknolojik ekipmanı (bilgisayar, internet vb) olmayan ihtiyaç sahibi öğrenci ve ailelerine özel yardım kampanyası başlattı.

Tüm GSM operatörleri üzerinden 2868’e “EĞİTİM” yazıp mesaj (SMS) yollayarak 10 TL bağışta bulunabilirsiniz...”

Özetin özeti: Uzaktan eğitim Kızılay’lık olduysa durum vahim! Dökme suyla değirmen dönmeyeceğini de ne olur artık anlayalım!..