Devamı İstanbul’da!

4 Mart 2020

Koca bir ilk yarı iki dev takımın oynadığı futbol; ne şiş yansın ne de kebap, al gülüm, ver gülüm! Karşılaşmanın hemen başında Sosa’nın mükemmel vuruşunu aynı güzellikte kurtaran Altay’ın o pozisyonu olmasa; futbol demek için bin şahit gerek!
Bir de Mehmet Ekici’nin, Trabzonspor kalesini uzaktan yokladığı bir pozisyon var, hepsi o kadar.
Fenerbahçe’de moraller bozuk, eksikleri var, teknik adamın da son maçı. Onlar için Trabzon’dan ne kopartırsan; kısa günün karı, Allah bin bereket versin, diyerek yoluna devam edecek.
Ya Trabzonspor?
Stoperle, santrafor arası, Kocaeli- İstanbul mesafesi. Orta saha koca bir yayla, koşmak için nefes ve kuvvet gerek! Dememiz o, ilk yarı Fenerbahçe’nin istediği gibi geçti, Trabzonspor, Fenerbahçe’nin bu durumundan faydalanamadı!
Devre arasında ne olduysa, bir başka deyişle Hüseyin Çimşir, oyuncularına ne dediyse artık? İlk yarı Trabzonspor’un kötü oyununa adeta isyan eden bir oyuncu vardı sahada; Sörloth. Fenerbahçe defansını hataya zorlayan, hata yaptıran, yaptığının karşılığını gol ile bulan. Doğrusunu söylemek gerekirse, maç boyu bordo-mavili oyuncuların rakip oyuncuları hataya zorlamaları gerekirdi ama bir türlü yapamadılar.
Devamında sazı eline alan Guilherme, Ekuban ve Novak… İki ayaklı maçlarda misafir takım en azından bir gol bulmak için risk alır, Fenerbahçe aldı, karşılığını attıkları gol ile aldılar da…

Yazının devamı...

Nwakaeme’nin ateşlemesiyle...

1 Mart 2020

Kelimelerin yetmediği, boğazların düğümlendiği, gözyaşlarının sel olup aktığı bir hafta!

Acımız çok büyük!

Futbolcular, teknik adamlar, izleyenler ve yazanlar için hiç de kolay olmayan bir gün.

Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralı Mehmetçiklerimize acil şifalar diliyoruz… Vatan sağolsun, milletimizin başı sağolsun… Maçla ilgili yazacaklarımıza gelince… Şampiyonluğa oynayan bir takımın bu kadar kötü oynamaya hakkı yok. Coşkulu, istekli oynamalı. İlk yarı Trabzonsporlu oyuncuları sahada tanıyana aşk olsun! Evet, yağmur vardı fakat Trabzonspor’un yerine de yeller esiyordu Medical Park’ta.

Bir oyuncu bir oyunun kaderini değiştirir mi? Bal gibi değiştirir, değiştirdi de! Dün olduğu, Nwakaeme’nin yaptığı gibi. Sahada olması, kısaca adı yetti bordo-mavililerin “ ayağının içi canımın içi” dedikleri oyuncunun.

İyi alan daraltı, kademeli savunmayı çok iyi yaptı Çaykur Rizesporlu oyuncular. Hele ilk yarı… Sıkışan oyunlara karşı birebir adam eksikten oyuncuların devreye girmesi gerekir, Nwakaeme, oyuna girdikten sonra bordo-mavili takım kanatları çok iyi kullandı, baş döndüren çalımları sayesinde Trabzonspor farka koştu.
Ayrıca duran topların da önemi çok büyük günümüz futbolunda. Gol yağmurunun başlamasında Da Costa’nın kafayla attığı golün pay sahibi olduğunu bir kenara not düşelim.

Özetle, şampiyonluğa oynayan takımın oyuncuları, pabucun pahalı olduğunu ikinci yarı anlayıp, Nwakaeme’nin de ateşlemesiyle 5-2’yi yakaladılar. Unutmadan… Hüseyin Çimşir, vasat futbola bir çare bulmalı, oyuncularını mutlaka uyarmalı. Zira her maç böyle olmayabilir!

Yazının devamı...

Trabzonspor doludizgin

9 Şubat 2020

Trabzonsporluların meşhur bir sözü var; “ Bize her yer Trabzon.”
Trabzonspor’da işler yolunda gidince, diğer bir ifadeyle ufukta şampiyonluk görününce, havanın çok soğuk ve karlı olması onlar için hiç önemli değil; dünyaya nam salmış o cümleyi bayağı bi hissettiriyorlar ve de hissettirmeye başladılar, dün olduğu gibi… İlerleyen haftalar sayılarının geçmişe oranla daha çok fazla olacağını, seslerinin çok daha gür çıkacağını şimdiden söylemek mümkün!
Maça gelince…
Dün ilk yarı Trabzonspor’u tanıyana aşk olsun! Kırmızı-siyahlı oyuncular, bordo-mavililerin tüm pas bağlantılarını kesti. İlk devre Ankara’nın sert havasına çarpılmamışlarsa; bunu önce Uğurcan’a, sonra da boş kaleye topu yollayamayıp auta atan Nadir’e borçlular… Ayrıca Gençlerbirliği de bir kişi eksik kalmamış ise, bunu hem Hüseyin Göçek hem de VAR’daki hakemlere borçlu. Zira Nadir’in, Hüseyin Türkmen’e yaptığı hareket net kırmızı idi!
Soyunma odasında Hüseyin Çimşir, oyuncularına ne demişse artık? İkinci yarı bambaşka bir Trabzonspor vardı sahada; pas yapan, kanatları kullanan ve de mücadele eden…
İlk yarı Uğurcan Çakır için neler demişsek, ikinci yarı için de aynı cümleleri Gençlerbirliği kalecisi Nordfeldt için de söyleyebiliriz, kalesinde adeta devleşti, müthiş kurtarışlara imza attı…
Bordo-mavili takım, yüksek tempo eşliğinde oyunu sürekli kanatlara taşıyıp, hücumda genişlik yaratarak oynamasının karşılığını penaltı ile aldı.

Yazının devamı...

Erken final bizleri bekliyor!

5 Şubat 2020

Trabzonspor, sadece Süper Lig’de değil Türkiye Ziraat Kupası’nında da emin adımlarla yoluna devam ediyor, gol olup yağmayı sürdürüyor.
Bordo-mavili ekip dün akşam maça iyi başlayamamış olabilir fakat günümüz teknolojinin son ürünü tank gibi olan, önüne geleni dağıtan, darmaduman eden Sörloth gibi bir golcünüz olursa ve de o gol makinesi ceza sahasının içerisinde bu kadar boş bırakılırsa, o da gereğini yapar, takımına önce hareket devamında bereket getirir! Sörloth, attığı iki golle her maçta olduğu gibi gecenin ışıldayan yıldızıydı yine.
Erzurumspor, kolay rakip değil. Beşiktaş’ı kupada saf dışı etmeleri de tesadüf değil, Trabzonspor’a bir sürpriz yapabilir miydi, neden olmasın, futbolda her şey olabilir, örnekleri de çoktur. Fakat Trabzonspor buna müsaade etmedi..
Golden sonra vites yükseltti Hüseyin Çimşir’in öğrencileri..
Ele avuca sığmayan, çiçeği burnunda yeni transfer Guilherme, gecenin etkili oyuncularındandı. Keskin tıraş bıçağı kıvamındaki etkili ortaları; Yusuf ve Merthan adına çok şanssız dakikalardı.
Y. Denizlispor maçında haksız bir şekilde oyundan atılan Nwakaeme, bir hafta geçmesine rağmen futbolu ne kadar özlediğini, Trabzonspor için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu dünkü maçta bir kez daha gösterdi. Attığı gol ve estetik çalımları izleyenlerin gözünün pasını sildi desek abartmış olmayız.
Uzun lafın kısası, Trabzonspor, tur biletini cebine koydu bir sonraki rakibini bekliyor… O rakip de büyük bir sürpriz olmaz ise Fenerbahçe olacaktır. Anlayacağınız; bir sonraki turda erken final bizleri bekliyor!

 

Yazının devamı...