PİYASAYA TATİL HAVASI GELİYOR

Önümüzdeki iki hafta piyasalarda tatil havası hakim olacak. Piyasa katılımcıları tatile gideceklerinden likidite azalacak. Bunun ne gibi etkileri olabilir, bir bakalım...

Yılın son 7 iş gününe giriyoruz. Bu hafta Noel haftası. Katolik hristiyan dünyasının neredeyse tamamının artık yılı kapatmaya başladığı tatil haftası. Bu yıl içinde pozisyonlarını kapatmak isteyen piyasa katılımcılarının önemli kısmı pozisyonlarını kasım ayında kapatmış durumda.

Son kalanlar da bu hafta kapatıp, tatile gideceklerdir. Tüm kürede ortak tatil olarak kabul edilmiş tek gün olan 1 Ocak da önümüzdeki haftanın ortasına geldiğinden önümüzdeki iki hafta boyunca piyasalarda tatil havası hakim olacaktır.

Piyasa katılımcıları tatile gideceklerinden likidite azalacaktır. Bir yandan iyi, diğer yandan da kötü haber!

Tatil havası genele yayılırsa, piyasalara bir Noel - yıl sonu rehaveti gelecektir. Ancak likiditenin azalmasıyla pozisyonlarını kapatmamış olanlar fiyat bulmakta zorluk çekebilirler. Bu da garip oynaklıklara neden olabilir.

Ya da birileri için “yıl sonu değerleme fiyatlarının” istedikleri yönde oluşmasını sağlamak için bazı manipülatif çabaların içine girmelerine neden olabilir!

ABD ve Çin anlaşması

Geçtiğimiz hafta başında ABD ile Çin’in “Faz-1” anlaşmasına vardığı açıklandı. Gelen bilgilere göre; 15 Aralık’ta yürürlüğe girmesi planlanan yaklaşık 160 milyar dolarlık ürüne uygulanması planlanan gümrük vergileri yürürlüğe girmeyecek.

120 milyar dolarlık ürüne uygulanan yüzde 15’lik vergi, yüzde 7.5’e düşerken, 250 milyar dolara kısma uygulanan yüzde 25’lik vergi ise devam edecek.

Zaten ülkede artan tarımsal fiyatlar nedeniyle dışarıdan tarım ürünü ithal etmesi gereken Çin ise; ABD’den yıllık 40 - 50 milyar dolarlık tarım ürünü alacak. Anlaşmanın imzası ocak başına kalmış gibi görünüyor. Bu arada ABD; Meksika ve Kanada ile “yenilenmiş NAFTA”yı da imzaladı.

Japonya’ya uğradı

Ticaret tarafından gelen bu iyimser haberlerle ABD borsaları tarihi rekorlarını her geçen gün tazelerken, S&P 500 endeksi 3,221,22 ve Dow Jones endeksi 28,455.09 yeni rekor seviyesinden haftayı kapattı.

ABD piyasalarına Noel Baba’nın uğradığı kesin! Japonya da biraz nasiplenirken gelişen ülkeler için rekorlardan söz etmek pek mümkün görünmüyor.

Borsa İstanbul için de benzer bir durum söz konusu. Geçen haftayı açılışına göre yükselişle kapatsak da haftanın yükseği, bir önceki haftanın yükseğinin çok az üzerinde gerçekleşti. Noel Baba’nın Borsa İstanbul’a uğramakta pek istekli olmadığını düşünüyorum. 

PİYASAYA TATİL HAVASI GELİYOR

ABD savunma bütçesi, yaptırımlar ve borsa

Geçtiğimiz cuma açıklanan 738 milyar dolarla ABD tarihinin en büyük savunma bütçesini ve bu bütçe kanununun içinde Türkiye aleyhine bazı yaptırımlar olduğunu görünce, Noel Baba’nın bizim piyasalarımıza gelme isteği hayli azalmış olsa gerek. (Bütçe kanunu ile ilgili yaptığı konuşmada Trump; ABD’nin ilk kez “Uzay Gücü  Komutanlığı” kuracağını resmi olarak açıklamış!)

Bütçe kanunu çerçevesinde Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne silah ambargosunun kaldırılmasının yanı sıra S-400’lerin alımı sonrasında F-35 ile ilgili temmuz ayında gelen yaptırımların devamı, Türkiye’nin aldığı uçakların geri alınması ile ilgili ek bir tutar bütçeye eklenmiş. Kuzey Akım ve Türk Akım’ı çerçevesinde Türkiye, Rusya ve Almanya’ya da bazı yaptırımlar getirilmiş durumda.

Bunların dışında ABD’de CAATSA çerçevesindeki yaptırımlara dair hem Temsilciler Meclisi, hem de Senato’da bazı kanun teklifleri gündemde kalmaya devam ederken ve bunların da ocak ayında görüşülmesi beklenirken, Noel Baba’nın isteksizliği anlaşılabilir görünüyor.

Etkisi sınırlı olur

Bütçe kanunu çerçevesinde açıklanan yaptırımlar Noel Baba’nın gelişi konusundaki isteksizliğini artırıyor olsa da bizim piyasalarımız için yeni sürprizler içermediğinden dolayı piyasalarımıza etkisi sınırlı olacaktır. Zira bizim piyasalarımızın katılımcıları; kur tarafını değilse de Borsa tarafını Noel Baba gelmese de; yılı cari seviyelerde ve hatta üzerinde kapatmak isteyeceklerdir.

BIST 100 endeksi için bu hafta 110.500 seviyesi önemli bir destek seviyesi olacaktır. Bu seviyenin altına inilmediği takdirde önümüzdeki iki hafta için 114.210 ile 115.330 seviyeleri önemli hedefler olacaktır. Yaptırımları ciddiye alıp, pozisyonlarını kapatarak; ekim ortasındaki 93 binli seviyelerden bu yana gelen kârlarını realize etmek isteyenler ağır basarsa ve 110.500 seviyesinin altına inilecek olur ise 106.810 seviyesi ilk önemli destek seviyesi olacaktır.

Dolar/TL yılı nasıl kapatır?

Yaptırım endişesi, faizdeki görece hızlı düşüş, swap işlemlerine dair düzenlemeler dolar/TL kurunun 12 Aralık’taki PPK toplantısı sonrası gördüğü 5.76’lı seviyelerden 5.94’lü seviyelere yükselmesinin ardındaki önemli faktörlerdi.

ABD bütçe kanunu çerçevesinde açıklananlar “henüz” piyasaları zorlayacak yaptırımlar içermiyor olarak algılansa da ‘Demokles’in Kılıcı’ gibi her an gelebilecek yaptırım haberleri belirsizliği artıracak, Türkiye’nin risk algısını olumsuz etkileyecektir. Ancak bu olumsuz algının kuru 6.00’ın üzerine taşımakta “şimdilik” gücü yetmeyecek gibi görünüyor.

Zira 6.00’nın altındaki kur seviyeleri, politika yapıcıların, bankaların ve dahi (ihracatçılar hariç) döviz borçlusu şirketlerin memnun olacağı seviyeler. Bu nedenlerle 6.00 seviyesinin altında bir yıl kapanışı olacağını, ancak bu yıldan bazı “enerji birikmelerinin” yeni yıla taşınacağını düşünüyorum.

Likidite durumu

Teknik analiz açısından 5.9290 seviyesi önemliydi. Geçtiğimiz hafta bu seviyenin üzerinde bir kapanış oldu ve bu durum 5.9900 (Halen daha 6.00’ın altı!) seviyesinin ufukta görünmesine neden oldu. Bu seviye günlük/haftalık kapanış bazında aşılmadığı takdirde yılın 6.00’ın üzerinde kapanmasını beklemiyorum. (Her ne kadar 2019’un ilk çeyreğinden sonra yıl sonu kapanışının 6.15 - 6.30 bandında olmasını bekleyen birisi olsam da…!)

5.9900 aşılacak olur ise (likiditenin az olduğu tatil havasındaki piyasalarda her an her şey olabilir!) 6.1750 seviyesi ufukta belirir...!

Swap düzenlemesi ile TL içeride kalır mı?

ABD Temsilciler Meclisi’nden Trump’ın azli kararı çıktı. Senato’dan benzer bir onay beklenmiyorsa da Türkiye’yi destekleyen Trump’ın iç politikaya yoğunlaşması beklenen bir döneme giriyoruz.

Dış politikada Suriye’ye; Doğu Akdeniz ve Libya konuları eklendi. BDDK geçen çarşamba yurt dışı bankalarla yapılan swaplar konusunda yeni bazı düzenlemelere gitti. Buna neden gerek duyuldu derseniz...

İstikrar korunmalı

Bu kez; 2018’deki kurun yükseldiği dönemde Türk bankalarının yabancı bankalara TL likidite vermelerini; sermayelerinin yüzde 25’ini aşmayacak şekilde sınırlayan düzenlemeden farklı bir uygulamaya gidildi. Bu sefer yurt dışı bankaların içeri yaptığı TL plasmanlarının vadelerinin uzatılması amaçlanıyor. 7 güne kadar kısa vadede yurt içi bankaların TL alıp, döviz verdikleri swap işlemleri veya bunların ikinci ayakları (opsiyonlar da Delta’ları kadar dahil ediliyorlar!) ile ilgili sermayelerinin yüzde 10’u ile sınırlama kuralı geldi.

Kısa vadeli yüksek TL faiz getirisinden yararlanmak isteyen, elinde TL bulunduran yabancıların bunları daha uzun süreli yatırmaları için bir düzenleme yapılmış. Ancak hesaplama yönteminde ek bir değişikliğe veya açıklamaya ihtiyaç var. Zira aylık yapılmış bir işlemin vadesine yedi günün kaldığında; bu işlem kısa vadeli mi sayılacak, yoksa orijinal vadesi ile mi değerlendirilecek. Henüz bu konu net değil!

Bu ve benzeri tedbirler ile yabancıların plasman vadelerini uzatacaklarını pek sanmam. Olsa olsa bu pozisyonlarını kapatacaklardır. Nitekim son birkaç gündeki kur yükselişinde bunun da etkilerini hissettik.

Son aylardaki bir çok uygulama gibi düzenleme hemen devreye alınıyor. Bu da piyasalarda gereksiz oynaklığa neden oluyor. Düzenleme yapılacaksa bile; piyasaları, katılımcıları oldubittiye getirmek yerine, pozisyonlarını ayarlamaları için zaman verilmesi daha doğru olur. Zaman acil müdahale zamanı değil ki! Zorlukla sağlanan kur ve piyasa istikrarının özenle korunması gerekir.

PİYASAYA TATİL HAVASI GELİYOR