Faiz haftasında Merkez ne yapar?

21 Eylül 2020

Yine bir Para Politikası Kurulu (PPK) haftası ve yine aynı soru: Merkez Bankası ne yapar? Hemen ardından da uzun zamandır bu sorunun ekürisi olan soru geliyor: Merkez Bankası ne yapmalı?

Her Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) öncesinde bu soruları sorup, olabildiğince yanıtlamaya çalışıyorum. Piyasa katılımcılarının çoğunluğu 24 Eylül Perşembe günü yapılacak olan PPK toplantısından herhangi bir faiz artışı beklemiyor. Daha doğrusu yüzde 8.25’te olan haftalık repo faiz oranının (resmi politika faiz oranı) değişmeyeceğini düşünüyorlar. Buna ben de katılıyorum.

Geçtiğimiz ayın 20’sinde yapılan toplantıda faiz artışına gitmesi gerektiğini düşündüğümü sizlerle paylaşmış ancak değiştirmeyeceğini yazmıştım. Ne yapmalı sorusunun yanıtı olarak yine artırması gerektiğini, ancak Cumhurbaşkanı’nın ”faizler daha da düşmesi gerekir” söyleminden sonra yine değiştirmeyeceğini tahmin ediyorum.

Zımni bir artış

Yine geçen toplantı sonrasında yapıldığı gibi “resmi politika faiz oranı” aynı kalmakla birlikte Ağırlıklı Ortalama Fonlama Faizi’ni (AOF) yukarı çekecek ‘tali yollara’ sapılacak gibi görünüyor.

16 Temmuz’da 7.34 olan AOF bir önceki PPK toplantısı öncesi yükselmeye başlamıştı. Her ne kadar politika faizi değişmemiş olsa da bankalar adına benim “işgören” faiz dediğim fiili fonlama faizi o tarihten itibaren kademeli olarak yükseldi ve geçtiğimiz cuma günü yüzde 10.39’a kadar yükseldi.

Borsa İstanbul üzerinden sağlanan fonlamanın günlük 5 milyar TL’ye kadar düşürüldüğü, fonlamanın daha çok yüzde 11.55’e kadar çıkan dört haftalık repo ve yüzde 11.25’teki Geç Likidite Penceresi (GLP) üzerinden sağlanması ile zımni bir faiz artışı zaten yaşandı. Bankaların mevduatlara ödedikleri faizlerdeki ve daha da çok kredi faizlerindeki artışın temel sebeplerinden biri buydu.

Net bir mesaj

Yazının devamı...

ABD Başkanlık seçimi piyasayı etkiler mi?

7 Eylül 2020

ABD’de kasım seçimi öncesi Biden ile Trump arasındaki yarış ‘seçim fiyatlamasını’ hızlandıracak gibi duruyor. Risk almak istemeyen bazı fon yöneticilerinin pozisyon azaltmak istemesi yeni satış getirebilir

ABD borsalarının ‘esas çocuğu’ dediğim S&P 500 için bu hafta önemli olacak! Zira ABD Başkanlık seçimlerine iki aydan daha kısa bir süre kaldı ve piyasalar henüz daha seçimi fiyatlamaya geçtiğimiz hafta başlamışlar gibi duruyor.

Biden ile Trump arasındaki fark önemli ölçüde kapandığı yönünde gelen kamuoyu anketlerinde Biden’ın yeniden öne çıkmaya başlaması piyasalardaki ‘seçim fiyatlamasını’ hızlandıracak gibi duruyor. En azından bu riski almak istemeyen bazı fon yöneticilerinin pozisyonlarını azaltmak istemeleri yeni satışlar getirebilir.

Her ne kadar Powell ve Fed ‘faizleri kolay kolay artırmayacağız, hatta bunun için enflasyonda yüzde 2 hedef yerine ortalama yüzde 2’ye geçeceğiz’ (Neyin ortalaması henüz belli değil, o gün gelince bakarız diye düşünüyorlar herhalde?) dese de kârını cebe koymak isteyenlerin seçim öncesinde kâr realizasyonuna gitmeleri olasılığı yüksek görünüyor.

Emtia tarafı önemli

Teknik analiz cephesinden bakıldığında S&P 500 endeksinde ilk aşamada 3300 (düz! Ve 50 günlük Basit Hareketli Ortalama - BHO) seviyesinin test edilmesi ihtimali artmış görünüyor. (Ankettekinin tersine!) Bu seviyenin korunması ihtimali yüksek. İhtimaldir ki gün içinde (Haftanın ilk günü olan bugün ABD piyasaları İşçi Günü nedeniyle kapalı!) bu seviyenin altına inilebilir ve (23 Mart’tan geçtiğimiz haftaya yaşanan yükselişin) ilk önemli düzeltme seviyesi olan 3258’deki düzeltme seviyesi test edilebilir.

Önemli olan haftalık kapanışın 3300’lerin altında mı, üstünde mi olacağıdır. Bu seviyenin altındaki kapanış, 3095-3100’ler arasında seyreden 200 günlük BHO’nın test edilmesini de beraberinde getirebilir.

Başta petrol olma üzere (Kasırga haberleriyle az da olsa yükselen petrol fiyatları, kasırga sonrası yeniden yüksek petrol stokları/düşük talep verisine yenildi!) emtia fiyatlarında da beklediğim düzeltme havasının genele yayılması durumunda ABD borsalarındaki düzeltmenin hızlanmasının yüksek olduğu bir haftaya giriyoruz.

Yazının devamı...

Doğal gazda yeni sahalar umudu

24 Ağustos 2020

Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz hem enerji arz güvenliği açısından hem de yeni anlaşmalar yapılırken Türkiye’nin elini güçlendirebilecek bir argüman oldu. Ayrıca yeni sahaların bulunabileceği umudu doğdu

Cumhurbaşkanı Erdoğan cuma günü müjdeyi açıkladı. Karadeniz’de 320 milyar metreküplük Türkiye tarihinin en büyük doğal gaz keşfedildiğini söyledi. Cari fiyatlarla 65 milyar dolarlık bir gaz hacminden söz ediyoruz. Tartışmasız iyi haber. Üstelik en fazla gaz tüketilen Marmara Bölgesi’ne yakın olması ve de 2021’de bitecek bazı ‘al ya da öde’ anlaşmalarına denk gelmesi de ayrıca sevindirici bir haber. Hem enerji arz güvenliği hem de yeni anlaşmalar yapılırken Türkiye’nin elini güçlendirebilecek bir argüman oldu. Yeni sahaların bulunabileceği umudu da cabası...

Verimlilik önemli

Cumhurbaşkanı’nın 2023’e yetişmesi talimatı vermesine rağmen uzmanlar 4-5 yıldan önce bunun kolay olmayacağını söylüyorlar. 4-6 milyar dolarlık yatırım yapılması lazım ki bu gaz çıkarılabilsin ve ulusal gaz dağıtım ağına verilebilsin. Ayrıca açıklanan rezervin diğer sondajlarla desteklenmesi ve rakamın netleştirilmesi lazım. ABD’nin kayaç gazının en büyük alıcılarından biri haline gelmeye aday olan Türkiye için rekabetçi fiyatlarla üretilebiliyor olması gerekecek. Bu arada üretim için ABD-Batı teknolojilerinin mi yoksa Rusya-Çin teknolojilerinin kullanılacağı da önümüzdeki dönemde netleşecek.

Açıklanan rakam yılda 45-50 milyar metreküp doğal gaz tüketen Türkiye’nin 6-7 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek bir büyüklük. Bu gazın tamamının çıkarılabilmesi durumunda geçerli. Kuyuların verimliliği, gazın basıncı henüz net değil. Yılda 5-10 milyar metreküp çıkarılacak olsa bile yine de iyi bir haber.

İsrail’in 50 kilometre açığında bulunan Leviathan Gaz sahası 2010 Aralık ayında bulundu. Üretim ancak 2019 Aralık ayında başlayabildi. Kaldı ki bu gaz geçtiğimiz aylarda imzalanan EastMed boru hattı ile ancak 2025 yılında Avrupa’ya ulaştırılabilecek. (Yapılmasının halen daha zor olduğunu düşünüyorum! Bu apayrı bir yazı konusu.) O yüzden gazın keşfi bir iş, üretimi ve ekonomiye kazandırılması ise apayrı bir iş ve süreç.

Enerji hisseleri hareketlendi

Açıklama öncesinde gevşeyen kurlar, yükselen borsa, yeniden çarşamba gününün öncesine döndüler. Bu arada çarşamba günü Cumhurbaşkanı’nın cuma günü vereceği müjde ile borsadaki enerji şirketleri ard arda tavan yaparak yükseldiler. Anlamadığım bir durum oldu bu. Zira yükselen şirketler daha çok petrol ile uğraşan ve aslında doğal gazı işle(ye)meyen, daha çok üretimde kullanan, üretim maliyetinin görece küçük bir yüzdesini oluşturan şirketlerdi. Neden yükseldikleri pek anlaşılamamıştı, açıklama sonrasında bu sefer de taban yaparak aldıklarını geri vermeye başladılar. 

Yazının devamı...

Heyecanlı ‘Merkez’ haftası

17 Ağustos 2020

Piyasada gözler bu hafta Merkez Bankası’nın alacağı faiz kararına çevrildi. Enflasyon beklentilerinin ‘çıpalanabilmesi’ açısından toplantıdan net söylemler çıkmalı.

Politika faizinin yüzde 24’ten yüzde 8.25’e düşürüldüğü “faiz indirim sürecindeki” Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantılarından sonraki en heyecanlı PPK toplantısı 20 Ağustos Perşembe günü yapılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz hafta faizlerin daha düşeceğini söylemiş olsa da faiz indirimlerinin sonuna gelinmiş olabilir.

Önceki haftanın sonlarına doğru Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ndan (BDDK) gelen swap düzenlemeleri, ama daha da önemlisi, MB’nin önce söylemleri ardından da eylemleriyle resmi olmasa da “işgören faizler” geçtiğimiz hafta arttı.

Sıkılaşma adımı...

16 Temmuz’da yüzde 7.34’e kadar gerilemiş olan MB’nin ‘Ağırlıklı Ortalama Fonlama (AOF)’ faizi 14 Ağustos itibariyle 9.06’ya yükseldi.

Bu süreçte MB ilk olarak piyasa yapıcılarına verdiği düşük faizli likidite limitini önce yarıya indirdi, kurlardaki yükselişin devam ettiğinin görülmesi ile bu limiti sıfırladı. Ardından haftalık politika faizi olan yüzde 8.25’ten yaptığı fonlamayı günlüğe çevirdi. Bununla da yetinmeyip, fonlamayı da politika faizinin 150 baz puan üzerinde olan üst limitten fonlama sağladı. AOF’ın yükselmesinin nedenleri bunlardı. Eğer bu politika uygulanmaya devam edecek olur ise AOF bu haftanın ilk yarısında 9.75’e oldukça yakınsayacaktır.

Geçtiğimiz hafta faiz ve fonlama cephesinde bir adım daha atıldı ve MB 1 aylık fonlama ihalesi açtı. 20 milyar TL’lik fonlama sağlanan bu ihalede ortalama basit faiz yüzde 10.96 (bileşik yüzde 11.52) olurken, en yüksek faiz yüzde 11.10 (Bileşik 11.68) olmuş.

Yazının devamı...

PİYASANIN PANORAMASI

10 Ağustos 2020

Bayram sonrası döviz kurları, borsa, altın ve gümüş fiyatları ekseninde piyasalarda yaşanan hareketliliğe bir göz atalım.

Geçtiğimiz hafta döviz kurları, altın ve gümüş fiyatları içeride yeni yüksekler gördü. Bayram sonrasının ilk iş gününde özellikle Londra’daki bankaların bayram öncesinde satın aldıkları dövizleri ödemesi için TL bulmakta zorluk çekmeleriyle gecelik TL faizleri yüzde 1200’lere kadar yükseldi.

BDDK’nın swap düzenlemeleri nedeniyle kullanılmaya başlayan bu “enstrüman” daha önceden de üç kez kullanılmıştı. İlk kullanıldığında 1700’lere kadar yükselen faiz diğer iki seferde de yüzde 800 ve yüzde 80’lere kadar yükselmişti. Bazı bankaların TL yükümlülüklerini yerine getiremedikleri günde başlayan hareketlilik, haftanın son gününe kadar devam etti.

Cuma günü BDDK’nın Türk piyasalarına fon temin edecek, proje finansmanına destek olabilecek; bazı yatırım bankalarına swap konusunda esneklik tanıyabileceğini açıklaması, Merkez Bankası’nın haftalık fonlama penceresini kapatıp, fonlamayı gecelikte ve de yüzde 9.75 olan “üst banttan” sağlamaya başlamasıyla kurlarda bir gevşeme yaşandı.

Cuma günü 7.3690’a kadar yükselen dolar/TL kuru, bu kararların açıklanmasıyla 7.13’lü seviyelere kadar geriledi, ancak daha sonra gelen alımlarla haftayı 7.2930 seviyelerinden kapattı.

Sepet kur (dolar/TL kuru + euro/TL kurunun toplamının ikiye bölünmesiyle takip edilen “sentetik” kur) gün içinde 8.0427 ile tarihi zirvesini gördükten sonra gün içinde 7.7820’li seviyeleri gördükten sonra haftayı 7.9310 seviyelerinden kapattı.  Gerek sepet kur, gerekse de dolar/TL kuru bazında bakıldığında günün düşüğüne göre yüzde 3.35’lik bir dalgalanmadan bahsediyoruz.

Hızlı toparlandı

Benzer şekilde altın ve gümüş fiyatlarında da yükselişler yaşandı. Altının ons fiyatı geçtiğimiz haftanın son gününde 2075.11 ile tarihi zirvesini test ederken, gümüşün ons fiyatı da 29.85 doları gördü.

Yazının devamı...

İşin kurduna yem olmayın

20 Temmuz 2020

Borsada veya diğer tüm yatırım araçlarında açgözlülüğe hiç gerek yok. Yatırımcının aşırı hareketlerden kaçınmasında fayda var. Ayrıca acele etmeyip beklemeyi öğrenmeli

Çok değil geçtiğimiz hafta başında “Borsada nelere dikkat edelim-I” başlıklı bir yazı ve devamında da “Hisseleri iyi seçin ‘dağılmayın’” başlıklı yazılarımda özellikle “negatif faiz getirisi” nedeniyle alternatif yatırım arayışlarında olanlardan, borsayı tercih etmiş olanlara bazı öneri ve tecrübelerimi aktarmıştım. Daha yazıların mürekkebi kurumadan Borsa İstanbul’da yazdıklarımın hiç ka’ale alınmadığının bir örneği ile karşılaşmak beni gerçekten üzdü. Yoksa siz beni okumuyor musunuz? Alınırım…!

Şaka bir yana geçtiğimiz hafta Borsada İşlem Gören (Yatırım) Fonlarından (BigF - ETF) birinde çok garip bir durum hasıl oldu.

Altın ve/veya gümüş alırken en iyi alternatif olarak sıkça önerdiğim fiziki değerli metallere dayalı BigF’lerden biri olan GMSTR’de (Normal koşullarda yazılarımda mecbur kalmadıkça hisse veya fon ismi kullanmadığımı bilirsiniz, ancak bu sefer bu ismi vermeden bu yazı maalesef yazılamıyor!) garip bir fiyatlama ortaya çıktı!

Gümüşe yatırım fonu

Bu BigF’i (ve benzerlerini) yönetenler alım geldiğinde 0.999 saflıktaki külçeleri İstanbul Altın Borsası’ndan aldıktan sonra, fiziki külçeleri Takasbank nezdinde saklayıp, karşılığında fon paylarını ihraç ediyorlar. Eğer bir satış gelirse de ellerindeki fiziki külçeleri satıp, yatırımcılarına paralarını ödüyorlar. Bu fonlar yüzde 1-3 arası nakit haricinde tüm varlıklarını fiziki varlıklara yatırıyorlar.

GMSTR de benzer şekilde gümüşe yatırıyor. Gümüşe yatırım yapmak isteyenler bu fonu alıyorlar, fon da beraberinde fiziki olarak gümüşü alıp, fon adına Takasbank’ta saklıyor.

Yazının devamı...