Cumhuriyet sofraları

Cumhuriyet Bayramı Ankara’nın ilk başkent olduğu günleri anmak için bir fırsat. O günlerdeki çalışma yemekleri, protokol sofraları, çay davetleri, Cumhuriyet baloları... Hepsi küllerinden yeniden doğan bir ülkenin, bozkırda yeşeren ilk filizleri. Cumhuriyetin geleceği bu ilk Ankara sofralarında kurulmuş

Cumhuriyet sofraları


İlk Çankaya Köşkü Cumhuriyet’in erken yıllarına tanıklık etmiş. Atatürk tam 12 yılını bu binada geçirmiş. Burası hem bir ev hem bir karargâh gibi işlenmiş, önemli kararların alındığı bir meclis haline gelmiş, bir anlamda Cumhuriyet tarihinin yazıldığı mekân olmuş. Atatürk’ün 1921’de taşındığı Kasapyan köşkü olarak bilinen bu bağ evi, önce yeni işlevine uygun bir şekilde elden geçmiş. Yenilenen köşke 1923-24 yıllarında, konukları ağırlayabilmek için Mimar Vedat Tek tarafından yemek salonunun bulunduğu köşeye kuleli bölüm eklenmiş. İşte o sonradan eklenen bölüm, o meşhur sofraların kurulduğu, sabahlara kadar çalışılan gecelerde ışığın sönmediği yer.

Cumhuriyet sofraları

“Bayan Kemal çay ikram ediyor”

Latife Hanım’ın neredeyse tümü sofra takımlarından oluşan çeyizi ile köşke gelmesiyle ciddi bir düzen kurulmuş, bir anlamda ilk protokol yemeklerinin temeli burada atılmış. Ankara o dönemde sosyal hayat bakımından epey durgun, kadınların bir araya gelebilecekleri yer yok. Latife Hanım çay davetleri vermeye başlamış, yerli yabancı konukları ağırlamış. Hatta böyle bir çay daveti New York Times gazetesinde haber olmuş, “Bayan Kemal çay ikram ediyor” başlığıyla çıkmış. Gazete bu daveti “Beş yüzyıllık geleneği çatlatan, yeni Türk hükümetinin varlığına modern bir atmosfer ekleyen” yorumuyla vermiş.

Cumhuriyet sofraları

İlk balo Pembe Köşk’te

İlk Cumhuriyet baloları hep Ankara Palas ile anılır, ama Cumhuriyet şerefine verilen ilk davetlerden biri İnönü’nün evinde Atatürk’ün isteği ile Pembe Köşk’te verilmiş. Bu amaçla böylesi bir davet için çok da müsait olmayan köşke camekânlı bir salon eklenmiş. Hatta salon 29 Ekim tarihine yetiştirilemeyince davet 22 Şubat 1927 tarihinde yapılmış. En nihayetinde davet verilmiş, ev sahibesi Mevhibe Hanım konukları ağırlamış. Cumhuriyet kutlamaları 1928 yılında Ankara Palas’ın açılmasıyla burada gerçekleştirilmeye başlanmış.

Çalışma masası

Çankaya Köşkü’ne dönersek Atatürk’ün çalışma ağırlıklı sofrası belki de tarihe tanıklık açısından en önemli nokta. Atatürk’ün sofradaki yeri ise bir başka ince özeni gösteriyor. Başköşede görkemli aynalı vitrinli büfenin önünde sırtını duvara vermiş salona hâkim bir konumda oturacağı düşünülürken, aksine tam ters yönde otururmuş. Böylece mutfak servis kapısını görür ve kaş göz işaretleriyle yemeklerin sunuluşunu idare edermiş.

Atatürk’ün sofrası bir anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin şekillendiği, temellerinin atıldığı, kararların alındığı ilk meclis. Her akşam kurulan kusursuz sofra aynı zamanda bir toplantı masası, bir çalışma ortamı. Özenli servislerin, porselen tabakların, gümüş çatal bıçakların yanında not defterleri ve kalemler eksik olmaz, yemek boyunca konuşulanlar kayda alınırmış. Köşede duran o meşhur karatahtayı anmadan geçmek de olmaz. Başöğretmen Atatürk’ün şu anda Anıtkabir Müzesi’nde sergilenen karatahtası, tebeşirler ve tahta silgisiyle her daim sofranın başköşesindeymiş.

Latife Hanım’ın pudra şekerli minik muska börekleri

Bu tarifi yıllar önce Latife Hanım’ın kız kardeşi Vecihe İlmen’in torunu Muammer Erboy’dan almıştım. Böreklerin bir özelliği kızarmadan önce bir süre buzlu suda bekletilmesi; böylece böreklerin içi yumuşacık, dışı çıtır çıtır oluyor. Üstüne ekilen pudra şekeri ise böreklere tatlı-tuzlu bir lezzet katıyor.
Malzemesi: 1 kalıp koyun beyaz peynir (yaklaşık 400 gram), peyniri bekletmek için üstünü örtecek kadar süt, 1 iri çay bardağı ince rendelenmiş eski kaşar peyniri, 1 lüle kaymağın yarısı, 2 yumurtanın sarısı, 1 demet maydanoz, 3-4 baklavalık yufka, kızartmak için sıvı yağ, serpmek için pudra şekeri.
Yapılışı: Beyaz peynirin fazla tuzunu almak için bir gece önceden sütün içinde bekletin. Beyaz peyniri kaymak ve yumurta sarısıyla ezerek pürtüksüz hale getirin, kaşar peyniri ve ince kıyılmış maydanozu ekleyin. Yufkayı dar şeritler halinde kesin. Harcını bolca koyarak muska şeklinde sarın. Geniş bir kâsede buzlu suda bir saat kadar bekletin. Börekleri sudan alın ve fazla suyunu çıkarmak için peçete üzerine koyun. Tavada iki üç parmak kalınlığında yağı iyice kızdırın ve böreklerin her iki yanını nar gibi kızartın. Servis ederken üzerine ince bir kat pudra şekeri serperek konuklarınıza sunun.