Kupa beyi Sivasspor

27 Mayıs 2022

Ziraat Türkiye Kupası’nda final oynayan Kayserispor ile Sivasspor alkışı da, övgüyü de sonuna kadar hak ediyor. Bu kulvarda büyük takımları safdışı bırakarak buraya kadar gelmek kolay mı?
Türkiye Kupası, Avrupa’ya açılan bir başka kapıdır. Klasmana bakıyoruz, Konyaspor ve Başakşehir, UEFA Konferans Ligi’nde mücadele edecekler. Beşiktaş ve Galatasaray, bırakın ligde klasmana girmeyi bir kenara, Türkiye Kupası’na bile tutunamadılar, evde kaldılar, evde! 
Müthiş bir maç, müthiş bir mücadele, birbirinden güzel tam tamına 5 gol, her iki takıma da gönül dolusu teşekkürler. Evet, kazanan daima haklıdır, doğru. Sivasspor ilk kez Türkiye Kupası’nı müzesine taşıdı, Avrupa’ya çıkış vizesi aldı. 
Bu oyunda topa sahip olmak elbette çok önemli. Ancak bu özelliğinizi pozisyon üretimiyle taçlandıramıyorsanız pek de işe yaramıyor! 
Sivasspor topa daha çok sahip oldu, ne var ki pozisyon üretmekte zorlandı. Pozisyon yok değil var, Ulvestad penaltı noktası üzerinden zor olanı yaptı, dışarı gönderdi.
Kayserispor oyunun kontrolünü elden bırakmadı, kaptıkları toplarla hücuma çabuk çıktılar, Ramazan’la bir de gol buldular, Thiam’ın da bir şutu direkten döndü. 
Ramazan’ın golünde asisti yapan Sivas’ın tecrübeli savunmacısı Uğur Çiftçi’ydi, tecrübesine yakışmadı doğrusu. Artı Thiam’ın direkten dönen topu, bence kupa finalinin kırılma anıydı.

Yazının devamı...

Çebi gereğini yapar doğru kadroyu kurar

19 Mayıs 2022

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi’nin geçen hafta yaptığı açıklamalarda bir bölüm var: “Pjaniclere, Batshuayilere, Ghezzallara, Rosierlere baktığınız zaman açık ara fark yapması gereken takım maalesef başarısız oldu...”
Bu cümle lastik gibi, istediğiniz yöne çekebilirsiniz... Nitekim Çebi’nin bu açıklamalarını sosyal medyada “astronomik transferlere paydos” diye yorumlayanlar oldu. Başkanın açıklamalarının adresi çok farklı. Zamanı gelince ne demek istediğini buradan sizlerle paylaşacağım, merak etmeyin!
Geldiği günden bu yana zorluklarla boğuşan, ürettiği projelerle ekonomiyi toparlamaya çalışan Başkan Çebi, bu karamsar tablodan öyle veya böyle bir ‘şampiyon’ çıkardı. Kuşkusuz bunun temelinde Çebi’nin takımı ekonomik yönden sürekli desteklemesi birinci faktör idi, bunu da kimse yadsıyamaz.
Başkan Çebi’nin ne kadar hırslı olduğunu iyi bilirim, öyle kolay kolay pes etmez, yeni sezonda da yarışmacı bir kadroyu teknik direktörün hizmetine sunacaktır.
Ancak ortada bir ekonomik tablo var.
Çebi tabii ki bu durumu da düşünerek ayağını yorganına göre değil, kasanın durumuna göre uzatacaktır!
Beşiktaş’ı bekleyen bir seçim kongresi var, Çebi yeniden aday olacak, bir de Fuat Çimen var ikisi yarışacak. Neticede demokrasinin olduğu her yerde şartlara uyan üyeler başkanlığa adaylığını koyabilir, buna kimse ne karşı çıkabilir, ne de ‘hayır’ diyebilir. Yıllardır bu tip kongreleri çok yaşadım, iş başındaki yönetim her zaman rakiplerine göre bir adım öndedir, bunu bilir, bunu söylerim.

Elmas’ın iddiaları Terim’i yıpratmaz

Yazının devamı...

Karaveli gitti, Ismael geldi, peki ne değişti?

12 Mayıs 2022

Sezonun son derbisinde Vodafone Park’ı dolduran taraftarların maç boyunca destekleri gerçekten görülmeye değerdi. Özellikle ‘koreografi’ harikaydı, övgüyü de alkışı da hak etti.Buraya kadar sıkıntı yok...Peki maçın başında sahaya atılan yabancı maddelere ne diyeceğiz, bu güzel tabloya gölge düşürenleri nereye koyacağız? Elbette bu eleştirilerimiz yanlış anlaşılmasın, lafımız o maddeleri atanlaradır, sorumsuzlaradır...Novak’ın attığı gol öncesinde yaşananları şöyle bir anımsayın, rakip taç kullanamaz hale geldi, Beşiktaşlı futbolcular maça konsantre olmak yerine yabancı maddelerin atılmaması için uğraş verdiler! Demem o ki, o golün yenmesinde en az oyuncular kadar sahaya yabancı maddeleri sorumsuzca atanlar da suçludur! Derbiyi şöyle kendi kantarımıza bir çıkaralım, kim üç puana daha yakındı onu tartışalım.

Valla, hiç fanatik falan değilim, doğru neyse ondan yanayım... Son derbide Beşiktaş rakibine oranla daha iştahlı, baskılı ve de üretken bir oyun ortaya koydu. Sanırım buna kimse karşı çıkmaz, net pozisyonlar gün kadar aşikar. İki penaltı, bir top direkten döndü! Batshuayi’nin geç kaldığı pozisyonu nereye koyacağız? Sonra iki net pozisyon, ikisi de kaçtı! Kaçıran kim? Takımdan ayrılmak için gün sayan Larin!

Hele ikincisinde gözlerime inanamadım, hani Larin’in yerine odunu koyun, o pozisyonu gole çevirir! Çok ustaymış gibi bir de plase vuruyor, sevsinler seni! Novak’ın attığı golde ofsaytı da bozan o! Fakat Larin’e kimse kızmasın. Kızılacak biri varsa o da Larin’i 11’de sahaya süren Valerien Ismael’dir... Yahuu adam fişi çekmiş, ayrılık için gün sayıyor, böylesi bir fotoğraftan medet umuyor bizim Fransız! Güven Yalçın ne güne duruyor, turşusunu mu kuracaksın arkadaş?

Şimdi sormak istiyorum; Önder Karaveli gitti, Valerien Ismael geldi de, Beşiktaş’ta ne değişti Allah aşkına? Ha bir fark var tabii ki... Önder hoca ‘sakin’, Ismael ‘agresif’, hepsi bu kadar! Yani, Fransızın takıma olumlu bir milim katkısı yok bence, ya sizce?Varsa söyleyin, biz de bilelim!Taraftarlar gibi bizler de yeni sezonu bekliyoruz doğal olarak. Şu aşamada ağacı kökünden sökmenin de anlamı yok!

İzmirliler düştü, herkes kaybetti

Sosyal hayatımızda olumsuzluklarla ilgili sıkça kullandığımız bir atasözü var, “Kendi düşen ağlamaz” diye... Açacak olursak, ‘kendi davranışları nedeniyle zarara uğrayan birinin bundan yakınmaya hakkı yoktur’ der büyüklerimiz! Bu atasözüne en yakın aday Galatasaray ve de Süper Lig’e veda eden takımlarımız! Galatasaray Başkanı Burak Elmas, durup dururken Fatih Terim ile yolları ayırdı, apar-topar Torrent’i getirdi! İyi mi oldu? Asla...Takım arkadaşım Nevzat Dindar’ın haberlerine göre, Torrent yolcu, sezonu bitirir mi, bitirmez mi, orası da karanlık! Gelelim lige veda eden takımlarımıza... Rizespor, Altay, Göztepe ve Malatya yeni sezonda Spor Toto 1. Lig’e bilet aldılar, tek yönlü mü, yoksa gidiş-dönüş mü, onu da bilemiyoruz!

Kişisel olarak İzmir’i temsil eden iki takımın da Süper Lig’e veda etmesi beni fazlasıyla üzdü. Özellikle Altay, yıllar sonra asıl yerine döndü, gelin görün ki ‘asansör’ takım konumuna düştü, yazık, hem de çok yazık! Hiç olmazsa biri tutunabilseydi! Niye mi? Çünkü müthiş taraftar potansiyeli olan bir kentten söz ediyoruz... Bırakın manevi yönünü bir tarafa, maddi olarak getirisini bir düşünün, ne demek istediğimiz anlaşılır. İzmirli futbolseverleri diğer takımları görmekten de mahrum bıraktınız!

Var mı böyle bir dünya!

Yazının devamı...

Larin’in kulakları çınlasın!

9 Mayıs 2022

Beşiktaş Teknik Direktörü Valerien İsmael, belli ki derbinin ne demek olduğunu hala anlamamış, ya da ona kimse anlatmamış! Yahuu arkadaş, Kartal’ı zorlu Kayserispor deplasmanında attığı iki golle üç puana N’Koudou taşımadı mı? Peki, on birde oynaması için kaç gol atması gerekir? Üç mü, dört mü, seni hangisi keser, bilelim!
Bu tip derbiler ‘usta’ ayakların işidir. Topunuzla-tüfeğinizle çıkacaksınız sahaya. Taraftar derbinin farkında, gelin görün ki Valerien İsmael tam Fransız! Bizim ülkemizde derbileri kazanamıyorsanız, erken yolcusunuz demektir, dua et yenisin!
Takımın bir penaltıcısı vardır, önceden belirlenir değil mi? Batshuayi iyi niyetli ancak adam net pozisyonları gole çeviremiyor, gidiyorsunuz ona penaltı attırıyorsunuz! Ne yani, gol krallığı mı önemli, yoksa derbiyi üç puanla kapatmak mı? Tabi ki üç puan... Takımda Ghezzal gibi usta bir sol ayak varken, sırf o arkadaş koltuğa otursun diye penaltı attırmanın mantığını bize kim anlatabilir? Ghezzal topu bir köşeye, kaleciyi diğer köşeye gönderdi, farkında mısın eyy Fransız?
Valla ilginç olduğu kadar, mücadelenin üst seviyede olduğu bir ilk yarı izledik. Hani adına yakıştı... Novak bence maçın en şanssız ismiydi; bir gol attı, iki penaltıya neden oldu da ondan! İlkinde elle oynadı, ikincisinde ise Kenan Karaman’ı ceza alanına girdiği anda yere indirdi. O pozisyonda VAR’a bile gerek yoktu. Arda Kardeşler, burnunun dibinde! O kokartı sana boşuna takmadılar, niye VAR’a sığınıyorsun?

***

İkinci yarı ilk yarıya oranla daha hareketli ve de bereketli başladı. Nitekim Kartal, iki net pozisyon üretti, ikisini de kaçıran Larin idi! Adam uzatmaları oynuyor, Valerien İsmael ondan ‘gol’ bekliyor! Hadi ikincisinin su götürür yanı var, direkten döndü. Peki ilkine ne demeli? Kaleci ile karşı karşıya arkadaş, sert şut yerine plaseyi deniyor, üstelik kucağına... Hadi ordan! Birini atsa, Kartal maçı koparacak, nerdeeee!
Neyse ki bizim Fransız, 62’de uyandı, Batshuayi’yi kenara çekti, N’Koudou’ya sahaya sürdü. Biraz geç değil mi? Ayağa paslarla rakip kaleye inemiyorsanız ki, Kartal bu anlamda sıkıntı çekti, o zaman N’Koudou gibi tekniği yüksek oyuncular rakip eksiltirler, pozisyon üretimine katkı yaparlar, gerekirse gol de atarlar.

Yazının devamı...

Trabzonspor’un şifresi Ağaoğlu ve Avcı’dır

5 Mayıs 2022

Bu oyunda şampiyon olamıyorsanız, ne taraftarlar arasında ne de yönetim kanadında krediniz olmaz, faturayı kesecek fotoğraf ararlar sağda solda! Bu anlamda teknik direktörler hep topun ağzındakilerdir, kuraldır, hiç değişmez! Sadece bizde değil, tüm dünyada böyledir.
Her zaman ‘devamlılık’ kelimesini pas geçeriz, tribünlerin nabzına göre şerbet veririz, günü kurtarma politikasını devreye sokarız! Özellikle ünlü bir yabancıyı göreve getirir, tribünlerin gazını alırız! Ne var ki gerek teknik adam, gerekse futbolcularda istikrarı sağlayamayan her takım hayal kırıklığı yaşamaya mahkumdur!
Örnek mi? O kadar çok ki, hangisini yazsak!
Trabzonspor sezonu şampiyonlukla kapatıyorsa, bunda en büyük faktör yönetimin ‘istikrar’ politikasıdır. Yani Başkan Ahmet Ağaoğlu ve yönetici arkadaşları bu başarının mimarlarıdır. Demem o ki Ağaoğlu, 10 Kasım 2020’de 2.5 yıllık sözleşme imzalattığı Abdullah Avcı’dan hiç vazgeçmedi, hep arkasında durdu, ‘fırtına’nın ‘kasırga’ya dönüşmesinde etken oldu.
Elbette bu büyük başarıda teknik adamından, yardımcısına, futbolcusundan, aşçısına kadar herkesin alın teri var, alkışı da fazlasıyla hak ediyorlar. Bu madalyonun bir yüzü, ya diğer yüzü?
İşte burada Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun transfer politikası devreye giriyor, öyle ki en başarılı imzalar 2021-22 sezonuna girerken atıldı. Ağaoğlu, kasayı sonuna kadar açtı, Avcı’nın bir dediğini iki etmedi, performansı üst seviyede olan isimleri kadroya ekledi...
Hiç boşa atmadı, hep 12’den vurdu... Eee, şeker var, yağ var, un var... Daha ne olsun?

Yazının devamı...

Nkoudou sağlamsa oynar

2 Mayıs 2022

Valerien Ismael’in beş maçlık karnesine bakıyorum, iki galibiyet, iki beraberlik bir yenilgi, yani orta! Fransız çalıştırıcı için asıl zorluk yeni sezonda başlayacak, saha sonuçları iyi olursa ne ala, yoksa vayyy haline! Valla Beşiktaş taraftarı sabırlıdır, kredi verir, sen sen ol, derslerine iyi çalış, yeni sezonda final niteliğinde sınavların olacak, bilesin! Valerien Ismael’in beş maçlık karnesine bakıyorum, iki galibiyet, iki beraberlik bir yenilgi, yani orta!

Fransız çalıştırıcı için asıl zorluk yeni sezonda başlayacak, saha sonuçları iyi olursa ne ala, yoksa vayyy haline! Valla Beşiktaş taraftarı sabırlıdır, kredi verir, sen sen ol, derslerine iyi çalış, yeni sezonda final niteliğinde sınavların olacak, bilesin! Kartal’ın Kayserispor karşısında elde ettiği galibiyet bence çok değerli... Bunun 2-3 nedeni var, biri arkadan geldi, maçı çevirdi. İkincisi ligde klasman yapma adına önemliydi. Üçüncü nedeni ise kupanın yarı finalisti Kayserispor’u sahasında yenmek şu aşamada büyük başarıdır. Kaldı ki Hikmet Karaman geldiği günden bu yana takımına iyi futbol oynatıyor, ister deplasman, ister iç saha fark etmiyor, ilk kez huzurlu bir sezon geçiriyor.Evet Kartal, öyle veya böyle maçı kazandı, gelin görün ki sezonun son derbisi öncesinde iki fire verdi. Biri Rosier, diğeri Montero... Bence Rosier, Fenerbahçe maçı öncesinde büyük kayıptır, boşluğu kolay dolmaz, Montero’nun yerine de Vida düzelir oynar!

Larin belli ki fişi çekmiş, zaman dolduruyor arkadaş! Yahuu pazarlıklarda aslan kesilen taviz vermeyen Larin, gol atmaya gelince ortalarda yok! Kaleci ile karşı karşıya üstelik kritik bir dakika, arkadan gelen yok, aceleye ne gerek, üzerine nişanlayacağına çek sağa, vur boş kaleye, yooo bildiğini okuyor arkadaş! Welinton-Thiam mücadelesinde penaltı kararı tartışılır. Bence Welinton’a faul var, gelin görün ki sadece Erkan Özdamar değil, neredeyse tüm hakemler en rahat kararlarını Beşiktaş’a karşı veriyorlar nedense! Ne karışanları var, ne de itiraz edenleri! Thiam’ın golünden sonra Rıdvan’ın kaçırdığı net bir pozisyon var. Neyse ki 50’de Serdar Saatçı, Atiba’nın indirdiği topa uçarak kafaya vurdu, skoru eşitledi.

Kartal’ın forvet hattı pek çalışmadı, sürekli arızalar yaptı ! 71’de Nkoudou, Larin’in yerine oyuna girdi, tüm tahminleri alt-üst etti. Bakın bu oyunda adam eksiltemiyorsanız, tekniğiniz neye yarar ki? Nkoudou sakat değil ve sağlamsa onun yeri ilk 11’dir, onu- bunu bilmem arkadaş! Biri penaltıdan olmak üzere iki gol attı, hem Kartal’ı puan cetvelinde yukarı taşıdı hem de maçın adamı oldu. Çoğunluk Welinton’u beğenmez, ama bence çok önemli bir oyuncu. Tüm hava toplarında Kayseri’de onu gördük, daha ne yapsın?Derbi, şartlar ne olursa olsun derbidir, favorisi yoktur, üç ihtimallidir... Fenerbahçe İsmail Kartal’la müthiş bir çıkış yakaladı, Kartal ise inişli-çıkışlı grafik çiziliyor, derbi öncesinde eksiği-gediği çok, ama gençleri var, yetmez mi?

Yazının devamı...