Trençkot Zamanı

7 Kasım 2019

Yaza tamamen elveda dediğimiz ama kışa da henüz tam olarak girmediğimiz bu sonbahar günlerinin en gözde parçalarından trençkotlar ortaya çıkmaya başladı bile. Su geçirmez kumaştan üretilmiş ve içi astarlı pardösü olarak tanımlayabileceğimiz trençkotlar bu havada birçok kombinin en güzel tamamlayıcısı. Son yıllarda farklı kesimlerde, farklı renk ve uzunluklarda trençkotlara mağazalarda daha sık rastlar olduk. Dört mevsimin yaşandığı ender lokasyonlardan birinde bulunan ülkemizde mevsim değişiklikleri sıkça yaşandığından aslında toplumca hava şartlarına göre giyinme konusunda oldukça tecrübe sahibiyiz.

Çalışan kesim için hem takım elbise ya da ceket üzerine giyilebilen, hem günlük hayatta hemen hemen her kombinle muhteşem bir uyum içinde kullanılabilen ne çok sıcak tutan ne de üşüten trençkotlar özellikle şehir yaşamında hayatı kolaylaştıran önemli parçalar. Tek parça bir elbise üzerinde muhteşem göründüğü gibi, kot pantolon ve kazak üzerinde de aynı etkiyi yaratabilen bu pardösüler hem kadınların hem de erkeklerin hayatını kolaylaştırmanın yanı sıra her daim şık bir görüntü sağlamalarından dolayı da sıkça tercih ediliyorlar.

Yeni bir trençkot almak üzereyseniz, her kıyafetinize uyum sağlaması açısından tercihinizi bej, deve tüyü rengi ya da gri den yana kullanabilirsiniz. Zariflik ve şıklığın yansıması olan trençkotları günlük hayatınıza daha fazla adapte edebilir, her daim şık ve zamansız bir görüntüye sahip olabilirsiniz.

Kısa boylu ve zayıfsanız, kısa trençkotlar daha uzun görünmenizi sağlarlar. Orta boy olan ve klasik trençkot dediğimiz görünümde ve hemen hemen her vücut şekline uyum gösteren seçenekleri gözü kapalı satın alabilirsiniz desem yalan olmaz. Uzun trençkotları topuklu ayakkabı ya da topuklu çizme/bot kombini ile giydiğinizde herkesin size ağzı açık bakacağından emin olabilirsiniz. Boy konusundan daha önemli olanbir başka konu ise yaka genişliği. Yaka genişliği trençkotu giyen kişinin kilolu ya da zayıf görünmesine etki ettiğinden, kilolu kişilerin çok geniş yakalı trençkotları tercih etmemeleri gerekir.

Eğer spor bir giyim tarzınız varsa klasik trençkotlar yerine daha casual modellere yönelmenizde fayda var. Etek ya da elbise üzerine giyilen trençkotun her zaman etek ucu ile aynı uzunlukta ya da etekten daha uzun olması gerektiğini unutmayın. İnce bir görüntü için trençkotunuzun düğmelerinin iliklenmiş ve kemerinin bağlanmış olması gerekir. Trençkotunuzu maksi etek ve elbiseler, bol pantolonlar ve uzun hırkalar ile kombinlememeye özen gösterin. Kullanım yerine ve şartlara bağlı olarak boynunuza bir şal bağlayabilir, ayağınıza farklı tarzlarda ayakkabı ve botlar giyebilir, farklı aksesuarlarla görüntünüzü değiştirebilirsiniz.


www.bukre.co.uk

Yazının devamı...

Kışa Usulca Sızan Turuncu

27 Ekim 2019

Bu kışa hareket, şıklık, canlılık ve sıcaklık katacak olan turuncuyu önümüzdeki 2019-2020 sonbahar/kış ve hatta 2020 ilkbahar/yaz koleksiyonlarında fazlasıyla görmeye hazırlanın. Kışın alışılmış koyu renklerine aniden dokunarak hayata o muhteşem enerjisi ile karışacak olan turuncu bu yıla damgasını vuracak.

Kıyafetlerin dışında çanta, atkı, takı, fular, çorap hatta ayakkabılarda dahi karşımıza çıkacak olan turuncu rengi şimdiden etrafımızda daha sık görmeye başladık bile. Hayatı renklendirmek için tabii ki bir tek bu renge odaklı kalmamıza gerek yok ama bu sene turuncunun çok trend olacağını da bilmenizde fayda var.

Hem yaza hem de kışa aynı derecede yakışan bu renk yaza, güneşe, meltemli gecelere, deniz kenarına nasıl ki muhteşem bir ahenkle eşlik ediyorsa; sonbahara, kışa, şömine başına, doğanın dönüşümüne, sıcacık evlere bir o kadar romantizm, samimiyet, konfor ve hoşluk katma yeteneğini bizlere kanıtlayacak.

Önümüzdeki dönemlerde bu rengin büyüsünün kıyafetlerden aksesuarlara, evlerden sokaklara, masa örtülerinden battaniyelere, iç mekanlardan dış mekanlara kadar her yerde etrafımızı sarmasına ve enerjimize enerji katmasına tanıklık edeceğiz.

Kendinizi turuncu bir şeyler alırken bulursanız sakın şaşırmayın. Kendinize ‘neden bu renk bir şey almak istiyorum’ gibi sorular sormaktan kıçının ve rengin büyüsüne teslim olun. Turuncu bu senenin şanından. Kalplere, gözlere, evlere ve mekanlara yayılıp enerjisi ile bizleri ısıtmasından korkmayın. Sıkıcı ya da rutin giden hayatınıza renk katmasına izin verin. Evinize turuncu güller alın, turuncusu bol tablolar asın duvarınıza, koyu renklerden oluşan kıyafetlerinizi turuncu bir çanta ile tamamlayın. Hatta yeni gözlüklerinizin çerçevesi neden turuncu olmasın? Bu rengin nasıl da girdiği her sahneye muhteşemlik kattığına tanıklık etmeye hazır olun.

www.bukre.co.uk

Yazının devamı...

Çorap Mevsimine Merhaba

18 Ekim 2019

Havaların soğuması ile ayaklarımızı sıcak tutan çoraplara sevgi dolu bir dönüş yaptık. Çorap ayaklarımızı sıcak tutmasının yanı sıra teri çekmesi, ayağı koruması, rahatlık hissi vermesi gibi sağlık açısından da yararları olan en önemli giyim parçalarından biri. Ancak bunlara ek olarak çok güzel de bir aksesuar aslında. Günümüzde değişik model, renk ve uzunlukta çoraplar bulmak oldukça kolaylaştı.

Günlük çoraplar, yürüyüş çorapları, dağcılık çorapları, su geçirmez çoraplar, ısıtmalı çoraplar, parmaklı çoraplar, sentetik çoraplar, yün çoraplar gibi sayabileceğimiz çok sayıda çorap türü de son yıllarda hayatımızda büyük yer kaplamaya başladı. Yapılan aktivite ve giyilecek yere göre seçilen çorapların hayat kalitenize ne kadar etki ettiğinin farklında mısınız bilmiyorum ama yerine göre doğru seçilen çorabın yaşam kalitenizi arttırdığı bir gerçek. Bütün gün tüm ağırlığınızı taşıyıp, oradan oraya koşuşturan ayaklarınıza özen göstermeniz hayat akışınız içinde sizi çok rahatlatacak ve karşılığında daha uzun süre verimli ve keyifli zaman geçirebileceksiniz. Bu sebeple aman çorap seçerken dikkatli olun.

Çorap alırken daima ayak yapınıza ve ayak numaranıza uygun çorapları tercih edin.

Kaliteli çorap ayak sağlığınız için önemli.

Dikişli çoraplara dikkat. Dikişli çorap alırken sağlamlığından emin olun ki, istenmeyen manzaralara maruz kalmayın.

Ürün içeriklerine bakın, sağlığı tehdit eden boya ya da malzeme kullanılmayan çorapları tercih edin.

Kendi cinsiniz için üretilen çoraplar giymeye özen gösterin.

Mevsime göre çorap almaya özen gösterin.

Yazının devamı...

Sonbahar Soğukları

7 Ekim 2019

Mevsim değişikliği ile hastalıkların, halsizliklerin ve genelde zaten gülümsememesiyle ünlü toplumun tam zamanlı somurtma dönemine girmiş bulunuyoruz. Sonbahar sanki gelip hepimizi hasta eden bir virüsmüş gibi algılanıyor olsa da doğal akışı içinde her mevsimin muhteşem bir dengesi olduğunu, bu durumlar karşısında kendimizin tedbirsiz kaldığını er ya da geç anladığımızda doğa, zaman, mevsim gibi suçsuz kavramlarla kavga etmeyi bırakacağız.

Havaların soğuması ve yavaş yavaş kışa giriyor olmanın serin etkisi bizleri etkisi altına almışken, hala evden t-shirt le çıkma isteğimiz katiyen geçmiş değil. Anlık hava sıcaklığına aldanıp, ince bir şeylerle dışarı çıkıp, daha üzerinden çok fazla zaman geçmeden titremeye başlayıp hastalığa davet çıkartan tanıdıklarınız vardır kesin. Tamam hemen montları çıkartıp kar botlarını giymeyin ama yazın bittiğini de kabullenmek için daha çok beklemeyin. Ekim’in ortasına doğru gelirken sonbaharın bütün ihtişamı ve serin etkisini de göz ardı etmeyin. Biliyorsunuz ki Türkiye dört mevsim yaşanan ve her mevsimi hakkıyla yaşayan bir ülke.

“Ama şimdi üzerime bir şey giysem terliyorum, giymesem üşüyorum… Hava daha o kadar soğuk değil ki… E giymediğim zamanlarda yanıma aldığım ceket ya da hırkayı elimde gezdirmekten hoşlanmıyorum… Ay o kadar üşüsem bir şey olmaz…” Türünden yorumların hepsi kendimizi hasta olmaya hızla itmenin bahanelerinden başka bir şey değil. Üşütüp hasta olmaktansa elinizde bir hırka taşımanın kendinize çok daha az zarar vereceğine emin olabilirsiniz. Artık çorapsız, hırkasız, şemsiyesiz dışarı çıkmamayı alışkanlık haline getirme zamanı geldi. Askılı bluz, sadece t-shirt, açık ayakkabı zamanı bittiyse de bunlardan herhangi birini hala giymeye karar verdiyseniz yanınıza mutlaka önlem olarak bir şeyler almayı unutmamanız gerekecek kadar serin günlerde olduğumuzu fark edin. Deri ceket, trençkot, hırka ve ince yağmurlukların tam zamanı. O kadar heyecanla aldığınız bu dış giyim parçalarından kara kış gelmeden faydalanmaya bakın. Her sene neredeyse hiçbirini giyemeden, hastalıktan çıkamadan paldır küldür kışa giriyorsunuz ya, bu sene bir değişiklik yapın ve kendinize daha iyi bakın. İşinizi, eşinizi, çocuğunuzu, sevdiklerinizi sağlık sorunlarınızdan dolayı ihmal etmeyin. Hem sağlıklı, hem mutlu, hem güler yüzlü, hem de mevsimle barışık yaşamayı tercih edin. Ne Temmuz’da gibi plaj kıyafetleri ile, ne de Ocak’ta gibi kardan adam modunda dışarı çıkmayın. Sadece kendinizi koruma altına alıp, büyülü sonbaharın tadını çıkartın.

www.bukre.co.uk

Yazının devamı...

El Örgüsünün Sıcacık Dönüşü

22 Eylül 2019

Örgü kıyafetler bu yılın şanından. Bu sonbahar/kış sezonu ile başlayan ve önümüzdeki yıllara aynı popülerlikle etki etmeye devam edecek olan örgü kıyafetler raflarda yerlerini almaya başladılar bile. Dünya kültürlerine bir kutlama niteliğinde karşımıza çıkan örgü parçalar, eski gelenekleri hatırlatırken çağdaş bir bakış açısı ve dışa dönük vizyonla otantik maceralar ve yeni deneyimler için tüketicilerin beğenilerine sunuluyorlar.

Annenizin eskiden ördüğü ve atmaya kıyamadığınız bütün parçaları ortaya çıkartmaya başlayın. Anneniz, akrabanız ya da komşunuzdan size bir şeyler örmelerini rica ederken bulursanız kendinizi sakın korkmayın. Hatta kabiliyetliyseniz kendinize bir şeyler örmeye bile başlayabilirsiniz. Hem kazaklar, uzun hırkalar hem de çok soğuklarda giyilecek büyük ve kalın örgüden kabanları örmeye bir an önce başlayın derim. Tabii ki sadece hırka ya da kazak olarak değil, büyük atkılar, eldivenler, tozluklar, elbiseler ve battaniyeler gibi birçok değişik alanda karşımıza çıkacak olan el örgüsü bomba gibi geliyor.

Örgü kıyafetleri bu sene çok farklı kombinasyonlara eşlik ederken göreceğiz. Dantel ya da tül bir eteğin üzerinde el örgüsü bir kazak, Çok şık bir kumaş pantolon ikilisini tamamlayan bir süveter, örgü bir elbiseyi de şık bir kabanla hayatın her alanında görmeye başlayacağımız bu sezonda el örgüleri içimizi ısıtacak.

El yapımı örgüler, çeşitli küresel etkileri karıştıran ve eşleştiren açık örgüler, etkileyici ifade göstergesi saçaklar ve cesur desenleri kıyafetlerinize yansıtırken bulacağınız bir sezon başlıyor. Bu sonbaharla birlikte harika bir dönemin başlangıcına hazır olun.

www.bukre.co.uk

Yazının devamı...

Sonbaharın İlham Kaynağı

12 Eylül 2019

Sonbahar modası yeni bir döneme girişin, hayat ile ilgili belli kararların alınıp hayata geçirilişinin ve yepyeni başlangıçların modern tablosunu en görkemli şekilde sunmaya hazırlanıyor. Hayat büyük bir koşuşturma halinde devam ederken kıyafetler, yemekler, mekanlar ve aktiviteler tesadüfen şekilleniyor gibi görünseler de aslında hepsi planlı bir bütünün büyük bir ahenk içinde birbirine bağlı renkli kurdelelerinin gökkuşağını oluşturmasının fotoğrafı olarak hayatın bir köşesine kaydediliyorlar.

Önceki yazılarımda olduğu gibi gelecek yazılarımda da sonbahar ve kış trendlerinin detaylarını paylaşıyor olacak olsam da sonbaharla başlayıp kışla devam edecek bu yeni dönemin ana fikrinin ortaya çıkış kaynağı olan ana fikrin üzerinde durmam gerektiğine inanıyorum. Bu yıl hem astrolojik açıdan hem de dünyanın geldiği noktanın bizi yönlendirdiği yollar açısından çok önemli. Bu yıl dünya üzerinde hem açılım, bilgiye ulaşma, kendin olma, geleceğini şekillendirme konularında herkesin harekete geçtiğini gözlerimizle göreceğimiz hem de hayata ve insanlara olan bakış açılarımızın tamamen değiştiğine şahit olacağımız bir yıl. Bu manevi geçiş dönemi kuşkusuz modaya, yemeğe, tatile, kişisel hobilere de bambaşka bir bakış açısı ve hareket getirecek.

Bu şahane değişim olurken moda nasıl bir yola giriyor dersiniz? Hemen söylüyorum son yılların salaşlığını ve bakımsızlığını bir yana bırakıp çok daha şık, bakımlı, özenli ama bir o kadar da rahat, sıcak, samimi ve kişiye özgü bir rotaya yönelecek. Daha az tüketim odaklı, daha çok üretme hedefli, daha sakin ama daha klas ve kesinlikle ruhun yansımasına olanak sağlayan bir hal alacak. Sıcacık örme kazakları kumaş pantolon ya da desenli güzel eteklerle birleştirirken, şık bir kabanla tamamlayacağımız tatlı bir mevsim olacak. Kocaman şalları atkı gibi kullanırken, rahat olduğu için çirkinliğine artık katlanmayacağımız bot ve çizmelerle yollarda yürüyeceğimiz, her bir parçanın konfor, rahatlık ve kullanışına gösterdiğimiz özeni renk, kesim ve kalitesine de göstereceğimiz bu süreç hepimize derin ve oksijen dolu bir nefes aldıracak.

Sonbahar alışverişleri çoktan başlamışken, yeni alacağınız parçaları sıcak renklerden, şıklıktan asla ödün vermeyen modellerden, sıradanlıktan uzak çizgilerden ama mutlaka kendi stilinize hitap edenlerden seçin. Giyim, aksesuar ya da ayakkabı her ne alırsanız alın, bu ürünleri evde bulunan başka parçalarla bir araya getirdiğinizde fark yaratabileceğiniz, kullanma ve bakımı size yük olmayacak, sıkça giyseniz dahi sıkılmayacağınızdan emin olduğunuz seçeneklerden yana kullanmaya özen gösterin. Kendinize yakıştığına inandığınız yeni aksesuarlarla bir ressamın tablo yapması gibi renkleri yan yana deneyerek gözünüze güzel gelen farklı birleşimleri hayata geçirmeyi deneyin. Kendiniz bu süreci muhteşem yaşarken, bunu başkalarına hava atmak için değil ilham olmak için kullanmaya özen gösterdiğinizde, bu ışıltının nasıl da hızla yayılıp geleceği aydınlattığına şahit olacaksınız.

www.bukre.co.uk

Yazının devamı...

Renkli Giyinmekten Korkma

7 Eylül 2019

Renkli giyinen kişi sayısı her geçen gün hatırı sayılır derecede artmaya başlamış olsa da hala büyük bir çoğunluk kolaya kaçarak belli bazı renk ve tonlarına tutunarak hayatlarını geçiriyorlar. Çoğunlukla insanlar renkli giyinmekten kaçındıklarının bile farkında olmadıkları gibi bunu sadece önemsiz gördüklerini savunurlar. Aslına bakıldığında kimileri renklerin kendi üzerlerine çekeceği dikkatten kaçınırken, kimileri bu konuya kafa yormak ve renklerin uyumu ile ilgili zaman harcamak istemezler. Peki bazı insanların ilgi alanlarının tamamen dışında kalan renkler kıyafette kullanıldığında hayata nasıl katkı sağlarlar?

Renkler hayatın akışı içinde tahmininizden çok daha etkin rol oynarlar. Nasıl ki çiçeklerde, alacağımız herhangi bir üründe ya da baktığımız bir tabloda ilk dikkatimizi çeken renkse, kıyafetlerimizin de karşı tarafa verdiği mesajın ilk harfi aslında renktir. Renkler ruha iyi gelir. Çünkü motivasyonu ve duygu durumunu etkilerler. Gün içindeki enerji durumumuza olan etkileri büyük resimde hayatımıza etkileri demektir. Renkler sizi daha ulaşılır yapar.İletişiminizin gidişatını belirleyip, insanların size yakınlık ve uzaklığına etki eder. Renkler etrafınızı renklendirir. Renkleri çeşitli ve sık kullanmaya başladığınızda çevrenizin de kıpır kıpır insanlarla dolduğunu ve renklendiğini hemen fark edersiniz. Yolda yürürken ya da bir kahve alırken insanların gülümsemeleri ve sizinle merhabalaşmaları ile karşılaşmanız tesadüf değildir. Renkler iş performansınızı yükseltir. Ruh halinize olan olumlu etkileri ile haliyle günün her anında ve hayatın her alanında sizi harekete geçirir ve çok daha yüksek enerji ile harika işler çıkartmanıza neden olur.

Renklerin büyülü dünyası aslında her daim insanları büyülerler. Sıradanlaşan yaşamların içinde bir çok kişi detayları görmeyi uzun süre önceden beri unutmuş olsa da bunu birbirimize hatırlatmak o kadar zor değil. Renklerle dolu günler yaratın. Renkli giyinin, arkadaşlarınıza renkli hediyeler alın, çocuklarınızla onların renk renk boya kalemlerini alıp resim yapın. Renkleri hayatınıza katın. Ruhunuzu ferahlatın.

www.bukre.co.uk

Yazının devamı...

Kıyafetin Ne Diyor?

24 Ağustos 2019

Kendimizi ifade etmemizin en belirgin ve ilk gözlemlenen yöntemi olan giyim (kıyafet, aksesuar, makyaj vb.) hakkımızda çok şey anlatıyor. Dünya’nın bu denli modaya dolayısı ile yan kollarına olan ilgisinin asıl nedeni de tartışmasız bu. Yaşımızı, ruh halimizi, kişiliğimizi, işimizi insanlara ilk an kıyafetlerimizle anlatıyor, onlar hakkında ilk bilgiye de bu sayede ulaşıyoruz.

Yani aslında kıyafetlerin çok önemli bir dili var. Bizi çevremizdeki insanlara anlatıp onlarla yakınlaşmamıza ya da uzak kalmamıza neden olan en önemli unsur giyim tarzımız. Daha da önemlisi sadece başkalarına verilen mesajlar değil, giydiklerimizin bize hissettirdiklerinden dolayı gün içindeki başta kendi kendimizle ilişkimiz ve dolayısı ile diğer insanlarla olan ilişkilerimiz de etkileniyor. İçinde çok iyi hissettiğimiz bir kıyafetle ışık ve neşe saçarken, hiç sevmeden giydiğimiz bir kıyafetle bütün gün huysuz ve sıkılgan olabiliyoruz.

Takım elbise, ceket, gömlek gibi iş hayatının vazgeçilmezi kıyafetlerin kişiyi daha fit, şık, hareketli, güvenli ve güçlü göstermesi tesadüf değil. Bu karşınızdaki kişiye ‘ayakları üzerinde duran ve ne yaptığını bilen’ biriyim mesajı vermenin en bilinen yolu.

Jean, sweat shirt, gömlek kombinlerinin daha sık rastlandığı kişilerden ise bu kıyafetler yolu ile ‘yaratıcı, açık, ılımlı’ olduklarının mesajını alıyoruz. Yani günümüzde hızla yaygınlaşan bu giyim tarzının yaratıcı işler yapılan ortamlarda karşımıza çok daha sık çıkıyor olması bir tesadüf değil.

Spor kıyafetlerin, motivasyonumuzun düşük olduğu anlarda bile giydiğimizde bize hareket etme enerjisi verdiklerini biliyoruz. Spor yapmaya üşendiğinizde hemen bir koşu şortu ve spor ayakkabılarınızı giyin bakın nasıl da hemen kendinizi dışarı atmak istiyorsunuz. Sizi bu şekilde gören kişilerin enerjinizi fark etmemeleri olanaksız.

Canlı renkler hayatımıza neşe, hareket, heyecan kattıklarından, özellikle canınız sıkkınken ya da ruh halinizin daha iyi olmaya ihtiyacı varken bu renkleri tercih etmeniz durumunda nasıl keyifli ve neşeli olduğunuza şaşıracaksınız. Ama tabi renkli giyinmek için de olur olmaz her rengi aynı anda giymemeye özen gösterin. Dışarıdan canlı görüneyim, enerjimi etrafa yayayım derken, ne giyeceğini bilmez biri konumuna düşmeyin.

Özellikle bilinen markaların tercih edilmelerinin en önemli sebebi, markanın değerinin kişiye prestij ve şıklık kattığının düşünülmesidir. Marka giyinmek kimine göre görgüsüzlük ya da hava atmak gibi gelse de kendisi zaten prestijli, şık ve değerli olan kişilerin de bütünlüğünü tamamladığı bir gerçektir ki bunda hiç yanlış bir şey yok. Ancak eğer kendinizi değersiz, yetersiz ve marka ile değerlenecek biri olarak hissediyorsanız bunu asla kıyafet ya da para ile satın alınacak herhangi bir şeyle başaramazsınız.

Yazının devamı...