Uygun adım devam!

7 Mart 2022

Bir tarafta şampiyonluk yolunda ilerleyen özgüvenli bir Trabzonspor... Öte yanda kötü sezonun izlerini silebilmek ve ligde “ikincilik” ipine tutunmaya çalışan Fenerbahçe... Güçlü bir tribün desteği vardı.
Bu psikoloji ev sahibi takıma nasıl yansır? Stres ve kontrolsüz davranışlar geliştirebilir. Peki Trabzonspor’u olumsuz etkiledi mi bu atmosfer? Hayır. Ama Fenerbahçeli oyuncuları baskı altına aldı. İrfan Can Kahveci’nin 17. dakikada Siopis’in ayağına basması ve VAR’ın inceleme tavsiyesi kırmızı kartı getirdi. Zorbay Küçük’ün pozisyonu izlemeye giderken sonraki tavrı ve beden dilini sevmedim. “Atmasam yanardım” der gibiydi! Hocam, sen derdini anlatmak zorunda değilsin.
İhraç doğru mu konusuna gelince; o basmaya sarı kart yetmez. Ayağın kırılması mı gerekirdi?
Ardından Trabzonspor’un Nwakaeme ile üstünlük golü geldi. Nijeryalı biraz daha konsantre olabilse, son dakikada maçın kahramanı idi.
On kişiyle mücadele etmek zordur. Ama bu tarz travmalar bazen itici güç olur. Fenerbahçe geriye düşmesine karşın inanılmaz bir direnç gösterdi, “alışılmışın dışında” güç gösterisi sergiledi. Net pozisyonlar buldu, lakin kaleci Uğurcan yine görünmez adam olarak sahneye çıktı ve kalesinde devleşti.
Oyun planın sadık kalarak sakin duran Trabzonspor, ikinci yarıda da bildiği işleri yaptı. Topa sahip olarak kontrolü elinde tutmaya çalışırken; Visca, Nwakaeme, Ömür ve Cornelius ile sınırları zorladı. Eksik olan Bakasetas’ın katkısı idi. Onu ilk kez eleştiriyorum, bu tarz önemli sınavlarda devreye girmeliydi. Unutmadan, savunmadaki Ahmetcan’ı alkışlıyorum. Müthiş bir performans gösterdi ve umut verdi.
Duran toplar hep tehlikedir. Fenerbahçe fiziksel olarak gerilemeye başladığı süreçte, fırsatı Zajc ile değerlendirdi ve adeta dirildi. Trabzonspor savunması, yanlış adam paylaşımının bedelini ödedi.

Yazının devamı...

Her yerde bordo-mavi var

2 Mart 2022

Antalyaspor’un son haftalarda aldığı başarılı sonuçlar, belli ki Abdullah Avcı’nın da tedbirli davranmasına yol açtı. Evet, yine rotasyon gördük ama bu kez gençler değil, her an oynamaya hazır, deneyimli isimler vardı sahada. Hamle oyuncularından ise bir takım daha çıkabilirdi. Yani bir iş kazası istemiyordu Trabzonspor’un patronu. Haklı da çıktı.

Antalyaspor ara transferde takviye ettiği kadrosuyla gerçekten tehlikeli bir rakip olduğunu gösterdi. Trabzonspor’un önde baskı yaptığı bölümlerde oyun kurmakta zorlansa da, kanatlara taşıdığı yüksek ortalarla pozisyon üretmeyi bildi.

Bordo-mavili ekibin golü de bu kurgunun ürünü oldu. Orta alandan adeta söküp aldığı top, Djaniny-Visca iş birliği ile klas bir son vuruşa dönüştü. Bu arada Djaniny çok özel bir oyuncu. Yetenekleri malum ama karakteri ile de sivriliyor. Yedek beklemeyi dert etmiyor, görev verildiği zaman fark yaratmayı başarıyor. Ve Edin Visca; ne kadar değerli transfer olduğunu konuşmaya gerek yok. Boşnak futbolcu bu maçı da boş geçmedi. Trabzonspor belirli aralıklarla aynı organizasyonu denedi. Lakin Kayserispor karşısındaki müthiş geri dönüşün takımı ne kadar yıprattığı belli idi. Özellikle ikinci bölgeyi savunan Berat-Siopis ikilisine büyük görev düşüyordu. Tabii destek almaları da şarttı. Bakasetas bu anlamda eksik kaldı. Özellikle ikinci bölümde ciddi boşluklar verdi. Antalyaspor ise bu açığı zaman zaman etkili kullandı. Uğurcan’ın kritik müdahaleleri rakibin eşitlik sayısını bulmasını engelledi.

İkinci yarıda oyuna ilk müdahale Nuri Şahin’den geldi. Hakan Özmert ve Ghacha ile hem hücumu hem orta alanı güçlendirmeyi amaçladı genç çalıştırıcı. Bu arada sahalarda ender görülen bir an yaşandı. 62. dakikada Bakasetas ve Kouassi’nin aynı pozisyon içinde direkten dönen vuruşları ev sahibi adına büyük şanssızlıktı. Avcı hemen karşılık verdi. Cornelius ve Abdülkadir Ömür’ü sahaya sürdü. Sonrasında iki teknik adamın satranç oyununa döndü değişiklikler. Yeni girenlerden fark yaratması bekleniyordu elbette. Trabzonspor’da yorgunluk belirtileri kendini göstermeye başladı. Kontrollü oynamayı tercih etmesi çok doğaldı. Antalyaspor ise bunu avantaja çevirmek için her yolu denedi. Etkili de olmaya başladı. Ancak Uğurcan yine kalesinde devleşti, inanılmaz goller çıkardı.

Futbol ilginç oyun. Antalyaspor maçı uzatmaya çalışırken, turu elinden alan ikinci golü yedi. Bu kez ani atakta sahneye çıkan Berat oldu.

Ligde açık ara liderliğini sürdüren Trabzonspor’un kupada da yarı finale çıkması, takdir edilecek bir performans. Kimse oyunu eleştirmesin. Çifte kupaya hazırlık yapsın.

Yazının devamı...

Asla vazgeçmeyeceksin

26 Şubat 2022

Trabzonspor takımı teknik direktör Abdullah Avcı’nın istediği kıvama geldi mi? Dün akşam da gördük ki, henüz değil. Fakat adım adım, güçlü adımlarla yürüyor olması asla tesadüf değil. Bir inancın, ruhun ve tutkunun sonucu. Zaten bir farkınız olacaksa, bunu hissettirmeyi bileceksiniz.
Hepsi bir yana, uzun zamandır söylediğim bir gerçek var; Süper Ligde “kağıt üzerinde” favori takım yok. Konumunuz ne olursa olsun kimseyi hafife almayacaksınız. Her teknik direktör dersine iyi çalışıyor. Analiz ekipleri kusursuz çalışıyor. Oyuncu grubu anlatılanı harfiyen uygulamaya çalışıyor.
Tıpkı Kayserispor gibi. Hikmet Karaman kimilerine sempatik gelmeyebilir. Ama ligin en deneyimli ve donanımlı hocalarından biri. Sadece işine odaklanıyor, sihirli dokunuşlarla açılmaz denen kilitlere çilingir oluyor.
Trabzonspor denklemini de iyi çözdüğü daha ilk yarıda belli oldu. Rakip önde baskı kurmaya çalışırken orta alandaki zaaflarını iyi değerlendirdi. Gerçi Abdullah Avcı’nın zorunlu tercihleri de etkili oldu. Dorukhan ve Hamsik’in ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Siopis, Bakasetas ve Abdülkadir Ömür gibi “zayıf” bir oyun kurgusunu Karaman’ın öğrencileri fırsata çevirirken zorlanmadı. İkinci bölgede kaptırılan toplar gollere dönüştü. Savunmadaki pozisyon hataları da beklenmedik skoru ortaya çıkardı.
Avcı’nın bu tabloya seyirci kalması beklenemezdi. Zaten bir teknik adamı değerli kılan, zor anlarda nasıl tepki verdiği, hangi riskleri ve neleri göze aldığıdır. Hoca ikinci yarıya kritik müdahaleler ile başladı. Djaniny, Yusuf Erdoğan ve Denswil hamleleri hem savunma, hem hücum anlamında ciddi mesajlar içeriyordu. Bu değişiklikler çıkan oyuncuları değersiz kılar mı? Elbette hayır, sadece bir teknik direktör ön görüsü ve enerji yüklemesi idi. İşler yolunda gitmiyorsa, hocanın tercihleri değerlidir. Sonucu gördük.
Nitekim etkisi Kayserispor için şoka dönüştü. Baskı ile gelen Visca’nın golü maçın şeklini değiştirdi. Değiştirdi de, insanın aklına hemen şu soru geliyor; oyunun başlangıcındaki plan mı yanlış idi, sonra yapılanlar mı doğru?
Evet, her hocanın B-C alternatifleri vardır. Abdullah Avcı’nın özellikle Djaniny ile üçüncü bölgeyi güçlendirme düşüncesi çok değerli idi. Trabzonspor ligin en iyi hücum yapan ve sonuca etki edebilecek silahlarına sahip bir ekibi. Rakiplerinin kimin ne zaman ne yapacağını kestirmesi zor. Ve son ana dek mücadeleden kopmaması fark yaratıyor. Djaniny yedek beklemeyi dert etmeyen bir profesyonel. Asist yaptı, golünü attı. Arada direkten dönen iki gol vuruşunu da unutmayalım. Peres ve Ömür çok klas dokundu, ama şans konuk ekipten yana idi.

Yazının devamı...

İlk cemre şampiyonluğa düştü

21 Şubat 2022

Trabzonspor için şu aşamadan sonra “puan kaybeder miyim?” endişesine kapılmak, çok yersiz. Bu kadar farkla lider isen, gücünün farkında olacaksın. O gücü rakibe hissettirecek, enerjini ve karakterini sahaya yansıtacaksın. Bunları yaparken de takım oyunundan asla taviz vermeyeceksin. Hani derler ya “Allah ne verdi ise” diye, sen de hakkına sahip çıkacaksın. Unutmadan; elbette kalecine güveneceksin ama, kaptan bugün var yarın yok! Kurtardığı penaltı ile bir nazar boncuğunu daha hak etti. Trabzonspor sezon sonuunda şampiyonluğa ulaşırsa Uğurcan’ın o tabloda özel bir yeri olacaktır.
Alanyaspor’un ligdeki konumuna, oyun karakterine bakınca, zor bir maç olacağı düşünülüyordu. Ama o ne? Ev sahibi takım daha ilk dakikadan itibaren bırakın kendi yarı alanını, kendi ceza sahası içinde oyun kurma şımarıklığı gösterince cezayı yedi.
Trabzonspor dört kişiyle önde baskı yaparken kaleci Marafona ile başlayan “al gülüm-ver gülüm” fantazisine, Nwakaeme “bu da gol olsun” yanıtını verdi. Nijeryalı oyuncu yeni sözleşmenin sözünü aldı ya, ikinciyi atarken de keyif yaptı adeta. Bu iş iki tarafın da lehine bitmeli değil mi Ahmet başkan?
Hani gerisi çorap söküğü gibi gelir denir ya. Öz güvenli, ne yaptığını ve ne yapacağını bilen Trabzonspor fırtınasını durdurmak kolay değildi. Önce Cornelius ardından Dorukhan’ın sayıları ilk yarıda fark yarattı. Bakasetas’ın direkten dönen frikiği ve Cornelius’un boş kaleye atamadıkları cabası.
Açık söyleyeyim; Alanyaspor teknik sorumlusu Mateos, bordo-mavili ekibi nasıl tahlil etti ise gidip hastanede kontrol ettirsin gözlerini. Ya analiz bilmiyor, ya ekibini sabote ediyor. Bu oyuncu grubu nasıl üst sıraları zorlamış, sorgulasın. Bu takımı nasıl aciz ve çaresiz hale getirdi ise taraftarına hesap versin.
Yanlış anlaşılmasın. Trabzonspor’un performansını alkışlıyorum. O kadar iştahlı ve istekli oynadılar ki, teslim bayrağını maçın başında çeken rakibe karşı “tam fırtına” gibi esip ilk yarıda silip süpürdüler ortalığı.
Bakın; çok önemlidir bir takımın konsantrasyonun bu düzeyde olması. Aşıyı hasta yatağından kalkan Avcı yaptı. Acımasızca mı oldu? Geçmişi unutmayın sakın; “Acırsan, acınacak duruma düşersin.”

Yazının devamı...

Şampiyonluğa oynadı

14 Şubat 2022

Skor elbette önemli. Ama daha önemlisi lider gibi oynamak, şampiyonluğun en güçlü adayı olduğunu kabul ettirecek bir oyun sergilemekti.
Trabzonspor dün akşam bu kimliğe sahip olduğunu gösterdi. Çok kritik bir sınavdı. Takipçisi Konyaspor’u devre dışı bırakmak için ekstra bir performans gerekiyordu. Net söylemeliyim, düşündüğü kadar zor olmadı. Neden mi? Rakibin ezberini bozmak ayrı bir meziyet, ama kendi oyununu kabul ettirmek ayrı bir fark. Lige damga vurmak kolay değil.
Lider, taşıdığı unvanının hakkını verdi doğrusu. Oyuncuların hiçbirini ayırmıyorum. Tam bir takım oyunu vardı sahada. İstekli, baskılı, ne yaptığını bilen, zor anlardan çıkmayı bilen, coşkulu bir Trabzonspor izledik. Kazanma arzusunu gerektiren tüm faktörleri sergiledi.
Bordo-mavili ekip ilk yarıda rakibin önde oyun kurmasını engelledi. Orta alan kontrolünü elinden bırakmadı. Siopis tek başına kalmadı, hep yardım aldı ve karınca gibi çalıştı. Maça damgasını vurdu.
Cornelius bir forvetin ötesinde, gol atmasa da her fırsatta rakip savunmayı dağıttı. Bakasetas’ın dönüşü, hasreti giderdi. Bu takımın ona çok ihtiyacı vardı. Visca’yı susup izlemek gerek; futbol aklı, enerji ve yetenek nasıl bir araya gelir diyorsanız, Bosnalı oyuncuyu takip edin, harika bir portre. Futbolu bırakana dek tek adresi Trabzonspor olmalı. Dorukhan’ı da es geçemem, tam bir görev adamı. Büyük katkı sağlamaya devam ediyor, ama gönlü öyle uyum sağladı ki yeni takımına, Beşiktaş başını taşlara vursun. Ve Denswil, Edgar gittikten sonra yaşanan endişeyi boşa çıkardı. Müthiş bir karakter... Aldığı her doları hak ediyor.
Bazen kızıyoruz ama Nwakaeme gerçekten özel bir yetenek. İstesin yeter, yapamayacağı şey, açamayacağı kilit yok. Visca’ya attırdığı gole şapka çıkarmak gerek. Biraz daha inisiyatif üstlense, bu yaştan sonra Premier Lig’den bile teklif alabilir.
İkinci yarı ile birlikte reaksiyon vermesi gereken bir Konyaspor bekliyorduk. Öyle de oldu. Orta alanı çabuk geçerek kanatları kullanma düşüncesi Trabzonspor’u duraklasa da, ev sahibi adına bir fırsat vardı. Hızlı hücumla ikinci golü arama çabası. Rakibin oyun planı ve savunmada aldığı riskler buna uygundu. Aklın yolu bir ama Konyaspor farkına varamadı. Rakip Trabzonspor ise düşüneceksin. Nwakaeme-Visca işbirliği bu gevşekliği affetmedi. Jenerik olacak bir organizasyondu.

Yazının devamı...