Bazı sevinçler ertelenebilir

16 Nisan 2022

Koca sezon bir yana, bu maçın Trabzonspor açısından çok farklı anlamı vardı. Karagümrük’ü yenerse, tatlı bir heyacanla Fenerbahçe ve Konyaspor’un yitireceği puanları beklemek, yılların özleminin sonlanması demekti. Başkanından yönetimine, teknik direktöründen futbolcusuna, kulüp çalışanından taraftarına “şampiyon olduk” diye haykırmak, onca emeğin ödülünü almak demekti. Ve herkes sabırsızlanıyordu.
Lakin futbol bu... Her maçın kendi içinde bir hikayesi ve zorluğu var. Artık kimse üç puanı çantada keklik göremiyor. Mücadele eden, fırsatları değerlendiren kazançlı çıkıyor. Dört maçlık galibiyet özlemi bu gerçeğin ta kendisi... Sanıyorum baskı konusunda bazı problemler yaşıyor Karadeniz ekibi. Bir an önce bunu çözmeli.
Akyazı Stadı’nda her zamanki gibi süper bir atmosfer vardı ama, Trabzonspor takımı son haftalarda taraftarın coşkusuna ayak uyduramıyor. Bazı önemli oyunculardaki düşüş bunun nedenlerinden biri olabilir. Örneğin; Visca ve Bakasetas gibi çok şey beklenen silahlar tutukluk yapınca, eksik kalıyor, vites yükseltemiyor. Hücum organizasyonları aksıyor.
Abdullah Avcı dün, son haftalarda performanslarından memnun kalmadığı Nwakaeme ve Abdülkadir Ömür’ü kulübeye çekmiş, yerli kontenjanı nedeniyle Siopis’i hamle oyuncusu olarak saklamış, daha hazır gördüğü Dorukhan ve Djaniny’yi tercih etmişti. Saygı duymak gerek. Takımı bu noktaya getiren Avcı olduğuna göre!..
Ev sahibi ekip dün ilk yarıda o eski enerjisini ve coşkusunu yansıtamadı. Kanatları hemen hiç kullanamadı, orta alandan çıkarken top kayıpları yaptı, çok oyuncu ile yükleniyor görünse de Cornelius istediği pasları alamadı. 45 dakika akılda kalan tek tehlikesi, Hamsik’in plasesinde Karagümrük kalecisi Viviano’nun kurtarışı idi.
Ya konuk takım? Çoğunlukla rakibini kendi alanında kabul etti. İlk yarının son anlarında ilk kez hızlı çıktı, tartışmalı bir pozisyon sonrası kazandığı serbest atışta Biglia’nın nefis golüyle soyunma odasına önde gitti.
Avcı’nın geriye düştükten sonra oyuna ilk müdahalesi Nwakaeme ile Abdülkadir’i almak oldu. Hocanın bu konularda tavizi yok. Nerede hangi dokunuşu yapacağını iyi biliyor. Nitekim bu değişikliklerin ardından daha hareketli, istekli, üretken bir Trabzonspor izlemeye başladık. Tempo yükseldi. Nwakaeme hem oynamaya, hem oynatmaya başladı. Ve baskı netice verdi, Hugo’nun golü eşitlik getirdi.

Yazının devamı...

Kum saati durdu mu?

10 Nisan 2022

Abdullah Avcı “kum saatini” tam 8 hafta önce çevirmiş ve “zaman artık lehimize işlemeye başladı” mesajı vermişti.
Beşiktaş beraberliğinden sonra ilk kez bu denli iddialı görmüştük Avcı’yı; “Biz şampiyon oluyoruz” cümlesi, puan farkının verdiği rahatlıktan çok, oyuncu grubuna duyduğu güven ve hedefe inancın net ifadesi idi.
Haksız değildi deneyimli teknik direktör. Hakkını verelim, onun raporları ve yönetimin desteği ile ligin en geniş, en verimli ve kaliteli kadrosunu kurdu Trabzonspor. Avcı’nın yerinde kim olmak istemez ki? Lakin oyuncularının da sorumluluğunu taşıması gerek. “Biz elimizden geleni yaptık” demek kabul görmüyor. Kusura bakmasınlar, banka kredisinin de faizi var. Dün gece “önemli oyuncuları yok” denen lider yine “tam takım” çıktı” sahaya. Aradaki puan farkına aldanmayın; şampiyon olduk” psikolojisi çok tehlikelidir. Bu yanılgı; kimya, fizik, biyoloji, matematik masada ne varsa bozar.
Gaziantep deplasmanında istekli olmasına karşın, istediklerini yapamayan bir Trabzonspor vardı. Karadeniz ekibinin en etkili silahları kanat oyuncularıdır. Bunlar da Nwakaeme ve Visca. Son haftalarda ikisi de beklenenin altında kalıyor.
Pozisyon olarak zengin bir ilk bölüm izlesek de, iki takımın kalecilerinin kritik kurtarışları yanıltıcı olmasın. Trabzonspor orta sahasından kolaylıkla başlayan hücum organizasyonlarında Gaziantepspor’un rakip kaleyi uzak-yakın yoklamalarında sahnede yine kaptan Uğurcan vardı. Hakkını verelim, ev sahibi ekipte file bekçisi Günay kritik dokunuşları da skora etki etti. Puanda “ben de varım” dedi.
Dikkatimi çeken şu; Siopis’in yokluğunda Trabzonspor’un savaşan oyuncusu yok gibi. Evet, Hamsik lider ama savunması eksik. Abdülkadir Ömür görevi gereği rakip savunmayı karıştıracak, boş alan bulunca kaleyi yoklayacak. Bunlar iyi de, tüm yük Dorukhan’a kalınca planları tutmayan bir Trabzonspor izledik. Takımın en formda oyuncusunun 70. dakikada sakatlanarak çıkmasının izahı ne olabilir ki? “Bittim” dedi.
Kadronuz ne kadar güçlü olursa olsun, bir takımın yarıdan fazlası teknik direktör beynidir. Avcı’nın devre arası direktiflerini anlamak için kahin olmaya gerek yok. “Topa sahip ol, doğru kullan” talimatı verdiği kesin. Ya öğrencileri ne yaptı? Sorun fiziksel değil, zihinsel. “Nasıl olsa kazanırız” derseniz, ayağınıza dolaşır.

Yazının devamı...

Adım adım şampiyonluk!

4 Nisan 2022

Sıra dışı bir sezon yaşıyoruz. Trabzonspor’un açık ara önde götürdüğü ve şampiyonluğunu ilan etmesi için geri sayıma geçtiği bir lig. Kent, haftalar öncesinden zaferi kutmamaya başlamış ve parmak hesabı ile mutlu sona ulaşacağı günleri yazıyor defterine.
Ne muhteşem bir maç önü idi. Trabzonspor’un efsane hocaları Ahmet Suat Özyazıcı, Özkan Sümer ve aralarında olası şampiyonluğa adını yazdıracak meslektaşları Abdullah Avcı’nın portleri. Tüyleri diken diken eden bir tablo idi.
Ya gerçekler? Futbolda işler farklı. Hele rehavete kapılır isen tamamen değişir her şey. Dün gece Beşiktaş’ın yeni hocası ve ön görülmesi güç planları ile karşılaştı Trabzonspor. Üst düzey bir mücadele vardı.
Pozisyon derseniz, akılda kalan, Djaniny’nin altı pas içinde ayağının kayıp kaleye vuramadığı top ve Vida’nın kafa vuruşunda Uğurcan’ın kritik müdahalesi idi. İkinci yarının uzatma dakikalarında direkten dönen o top.
Abdullah hoca orta sahada tüm yükü Siopis’e yükleyince Beşiktaş’ın ikinci bölgeyi geçmesi kolaylaştı. Ne Abdülkadir ne Bakasetas istenen desteği verebildi. Oysa Trabzonspor’un atak başlangıcında en etkili olduğu bu bölgenin savunma değil, hücum ağırlıklı bir organizasyon planlaması gerekirdi.
İlk yarıda kanatlar etkisiz kaldı. Visca oyunda dağildi. Alışılmış dışında etkisiz kaldı. Solda Nwakaeme boş alan bulamadı, çok geri geldi, hücuma katkı sağlayamadı ve nihayet çıktı. Djaniny bir forvet değil, orta alandan top çıkarma rolünü üstlenince ev sahibi ekip bunaldı. İlk yarıda özellikle savunmadaki dikkati tavrı ve kaleci Uğurcan’ın her zamanki gibi kritik müdahaleleri Beşiktaş’a şans vermedi.
Teknik direktör tercihleri önemlidir. İsime değil, işleve göre karar vermek değerlidir. Abdullah Avcı ikinci yarıya sezonun yıldızı Nwakaeme’nin yerine Cornelius’u alarak başladı. Niyet belli, amaç kazanmak idi. Kuzeyin yıldızı boş durur mu? Onun adı “bay gol”... Hemen niye oyuna alındığını gösterdi.

Yazının devamı...

Trabzonspor ne kaybetti?

19 Mart 2022

Futbolda duygusallığa yer yok. Örneklerini geçmişte yaşadık. İki kentin komşu olması, gerçekleri değiştirmiyor. Ortada ciddi hedefler varsa, kimse babasını tanımaz. Herkes işine bakar...
Çaykur Rizespor’un küme düşme hattından uzaklaşmak için mutlaka kazanması gereken, Trabzonspor’un şampiyonluğa bir adım daha yaklaşmak adına üç puana ihtiyaç duyduğu bir doksan dakika idi.
Hesap kitap cebimizde dursun, Rize’deki hava koşulları da dikkate alındığında, ağırlaşan saha zemininde hiçbir sonucun sürpriz sayılamayacağı bir maçtı.
Nitekim ilerleyen dakikalarda kar yağışının yoğunlaşması, iki takım için de her şeyi güçleştirdi. Bu koşullarda ne oyun planı kalır ne taktik. Fiziken güçlü olanın ayakta duracağı, hata yapanın ise bedel ödeyeceği bir mücadeleye dönüştü maç.
Top kontrolü mümkün değil, bireysel yetenekleri kullanma şansınız yok, ama şansa ihtiyacınız var.
Trabzonspor ilk yarıda Visca ve Djaniny ile iki net pozisyon yakaladı, gole çeviremedi. Bu bölümde Nwakaeme’nin devreye girmesi bekleniyordu fakat soğuk hava ve zemin onun da performansını olumsuz etkiledi. Dolayısıyla bordo-mavili ekip en etkili olduğu sol kanadı verimli kullanamadı. Sağ kulvarda Visca müthiş özverili oynadı. Orta sahada Siopis iyi mücadele etti. Dorukhan elinden geleni yaptı. Buna rağmen hücum organizasyonlarının aksaması normaldi. Bırakın isabetli pas vermeyi, top sürmenin bile güçleştiği zemin futbol adına çok şeyi güçleştirdi. Konuk ekibin savunmanın arasına ve arkasına sarkma planları aksadı. Kimseye kızma hakkımız yok.
İkinci yarı daha vahim bir tablo ile başladı. Sahanın ancak yarısı temizlenebildi. Maç oynanmayabilirdi. Trabzonspor’un bildiğini yapma inadı sonucunda gol geldi. Son vuruşu ise Uğurcan’ın yokluğunda kaptanlık bandını takan Abdülkadir Ömür yaptı.

Yazının devamı...

Şampiyonluk parmak hesabına kaldı!

13 Mart 2022

Maç öncesi rakip takım analizlerinin ne kadar önemli olduğunu dün akşam bir kez daha gördük. Skor ayrı, o skorun nasıl oluştuğu farklı. Bu her teknik direktör ve ekibi için geçerli.
Göztepe de, Trabzonspor deplasmanına dersini çalışarak gelmiş. İlk yarıda gördük. Ev sahibi ekibin orta alandaki en etkili oyuncusu Hamsik’in yokluğunda Siopis-Berat ikilisinin üzerine giderek bu bölgeyi çok adamla kontrol etmeyi planladı. Bir de Visca ve Nwakaeme’nin kullandığı kanatları doğru kapatınca, ilk yarım saatte Trabzonspor’un hücum gücü ciddi anlamda sekteye uğradı. Bir-iki denemenin dışında kayda değer pozisyon üretemedi.
Buna karşın Göztepe’nin orta alandaki baskısı ve çizgiden başlayan ataklarındaki hüneri, gol sinyallerini vermeye başladı. Nitekim 31. dakikada Halil, hızının verdiği avantajla Denswil’i geçti ve klas bir vuruşla takımını öne geçirdi.
Trabzonspor bu sezon çok önemli bir meziyet geliştirdi. Aleyhine dönen skora çabuk reaksiyon göstermesi, pek çok maçı çevirmesini sağladı. Süngüsü düşmüyor, iştahla karşılık veriyor. Üç dakika içinde Nwakaeme ve Abdülkadir Ömür ile öne geçmesi küçümsenecek bir performans değildi. Lakin yüksek tempolu maçlarda, takım savunması ön plana çıkıyor. İlk yarıdaki dört gol, iki takımın da bu anlamda eksik kaldığını anlattı.
Göztepe çok etkili kullandığı sol kanattan öyle pozisyonlar buldu ki, Peres çaresiz kaldı. Önündeki Visca ve orta alandan Berat yeterli desteği veremedi. Dolayısıyla, konuk ekip çok şut attı, aynı oranda tehlike yarattı. İlk yarıda korner bile kullanamayan bordo-mavili ekibi uzun zamandır böyle dağınık ve oyun disiplininden uzak görmemiştim. Ve Göztepe’nin eşitlik sayısı da kaçınılmaz oldu.
Bu tablo Abdullah Avcı’yı tedirgin etti elbette. İkinci yarıya Djaniny, Dorukhan ve Yusuf Erdoğan ile başladı. Radikal hamlelerdi, hemen karşılık buldu. Haftalardır yazıyorum. Djaniny çok özel bir oyuncu. Tam bir profesyonel, hocası ne zaman ve nerede isterse, hazır kıta. İşini yapıyor. Tıpkı Visca gibi, atmasa da attırmayı pek seviyor.
Ve Trabzonspor’a bu sezon büyük piyango olan Dorukhan! Hamsik gibi onun da yokluğunda Avcı’nın canı sıkılıyor kuşkusuz. Müthiş yetenekli ve özverili bir oyuncu. Dördüncü golün hazırlanışında inanılmaz işler yaptı. Bu güzellik, Ömür ve Visca’nın çabukluğu ile bitirici vuruşu getirdi. Aklı sahada olan bir Abdülkadir’in neler yapabileceğini herkes gördü. Oyundan hep alkışlanarak çıkmalı.

Yazının devamı...