Newton ip üzerinde!

20 Eylül 2020

Kolay maç olmayacağı kesindi. Lige kötü başlamak herkese stres yükler. Performansları etkiler, beklentileri karşılamaktan uzaklaştırır.
Yeni bir takım oluşturmaya çalışıyorsunuz ve yarışmacı apoletiniz varsa, camia sabırsız, hoş görüsüz olabilir. Aslında her ekip böyle bir yapılanma içinde. Önemli olan süreci en az hasarla atlatmak.
Lakin hemen altını çizeyim, son 25 dakikayı on kişi oynayan bir rakip karşısında çözüm üretmek, saha içinde hamle yapmak teknik adamın becerisidir, görevidir.
Eddie Newton’ı iki maçla eleştirmek haksızlıktır. Beklenmedik sakatlıklar ve takımın iskeletini oluşturan futbolcuların gidişi sonrası yeni isimlerin uyumu kolay değil. Planlar daha ilk günden bozulmuş.
Ama gördüğümü söylemeliyim. Dünkü maç Newton’ın da kariyerinin tartışmaya açılabileceği bir sınavdı. İngiliz teknik adamın üçlü savunma ve beşli orta saha anlayışı, Trabzonspor’un alışık olmadığı bir sistem. Nitekim bu denemenin mevcut kadro yapısı ile verim sağlaması zor.
Denizlispor daha ilk yarıda Trabzonspor’un sol tarafını koridora çevirdi. Aissati ve Lopes tüm atakları bu bölgeden başlattı. Onları karşılamakla görevlendirilen Abdürrahim yetersiz kaldı. Genç oyuncudan bir Novak beklemek hayal. Buna Newton’ın oyuna Nwakaeme’yi hiç alışık olmadığı sağ kanatta başlatmasını ekleyin; sahada sakat bir kadro mühendisliği vardı.
İngiliz hoca inadından 35. dakikada vazgeçti de, Denizlispor’un ezberi bozuldu. Onu dolaşarak kullanması rakibin dengesini bozmak adına bir hamle olarak düşünülebilir, ama her maçta değil.

Yazının devamı...

Trabzon “mat” oldu!

14 Eylül 2020

Gönül isterdi ki, sezonun ilk haftasında oynanan bu dev maça her iki takım da eksiklerini tamamlamış, sorunlarından arınmış bir şekilde çıksın ve o çok özlediğimiz futbola gözlerimizin pası silinerek geri dönelim.
Trabzonspor adına sıkıntılı bir başlangıç gibi düşünüyordum, nitekim öyle de oldu. Hazırlık dönemindeki sakatlıklara, geçen sezonun gol kralı Sörloth’un yarattığı kriz eklenince, Eddie Newton’un da tercih anlamında işi zorlaştı. Yedek kulübesi bile amatör takım gibiydi.
İstatistiklerde önde olmak her zaman skora yansımıyor. Trabzonspor’un ilk yarıda topa ezici biçimde sahip olması ve daha fazla pas yapması gibi.
Bu bölümde rakip kalelere isabetli tek şut atıldı. Onda da savunmacı Hüseyin’in müdahalesi olmasa, Uğurcan’ın çıkaracağı bir top idi. Boyd’un da hakkını verelim, doğru açıyı buldu, vurdu. O temas, gole harika dememize engel değildi.
Şu tespiti yapmakta yarar var. Novak, Sosa ve Sörloth gibi üç kilit oyuncudan yoksun Trabzonspor’un geçen sezonki ritmini bulması hayli zor olacak. Koca bir 45 dakika pozisyonsuz kapanır mı? Kapanıyorsa ortada ciddi bir kadro ve taktik sıkıntısı var demektir.
Siyah-beyazlı ekip zaten kontrollü oynuyordu. Öne geçtikten sonra savunmasını kalabalık tutması ve rakip takım oyuncularını on sekiz içine sokmama çabası, Trabzonspor’un işini daha da zorlaştırdı.
Ve bitirici darbe, Video Asistan Hakeminin uyarısı sonrası ev sahibi takım adına verilen penaltı ve kırmızı kart kararı ile indi. Flavio ile Atiba’nın ceza alanı içindeki mücadelesini VAR’dan gelen uyarı üzerine izleyen hakem Ali Şansalan, beyaz noktayı gösterince, sarı kartı bulunan Brezilyalı oyuncuyu ihraç etmesi de kaçınılmaz oldu.

Yazının devamı...