KÜLTÜR, TARİH, SANAT VE FATİH

19 Şubat 2022

Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan’la sohbetimizi paylaşmaya geçtiğimiz hafta başlamıştık. Kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Zeyrek’te Süleymaniye’nin muhteşem manzarası eşliğinde sohbet ederken, Süleymaniye’yi sormamak olmazdı. Malum herkeste burası da Sulukule’ye dönecek endişesi var. Ben de sordum.

Süleymaniye ne olacak?

Ergün Bey’de, “Süleymaniye, Osmanlı’nın kurduğu bir Türk Müslüman mahallesidir ve dünya miras alanıdır. Tarih boyunca sokak yapısı bozulmamıştır. Eski fonksiyonuna uygun olarak konut alanı olarak korunmalı, binalar orijinal hali korunarak, restore ya da ihya edilmeli. Sulukule’ye dönmesine izin vermeyiz. Şu anda bütün yetki İBB’de. Beraberce çalışmayı bekliyoruz” dedi.

12 yeni mekan

“Fatih’e 12 yeni kültür sanat mekânı kazandırdık” dedi Ergün Bey...

“Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile bir protokol imzalayarak, Devlet Tiyatroları’na FKSM’de bir sahne açtık. Yedikule Hisarı’nda ileride açıkhava sinema etkinlikleri, sergiler, konserler, söyleşiler de gerçekleştireceğiz. Zeyrek Akademi üniversite öğrencilerinin kullanımına açıldı. Tez sunumları dışında farklı eğitimler ve söyleşiler devam ediyor. Muhteşem bir Osmanlı medresesi olan Davutpaşa Medresesi’ni atıl olmaktan kurtarıp, canlandırdık, üniversite öğrencilerine tahsis ettik. Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde halk oyunları eğitimi verilmekte. 13 tane kütüphane açtık. Günde 5 binden fazla genç yararlanıyor. Yenileri de yolda” diye de ekledi.

Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü

Yazının devamı...

Fatih, şehr-i İstanbul'un kalbi

12 Şubat 2022

Geçtiğimiz hafta Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan ile Zeyrek’te kahvaltıda buluştuk. Güncel siyasete hiç girmeden İstanbul’u, doğal olarak en çok Fatih’i konuştuk. Geçmişte neler yanlış yapılmış, yarını düşünerek bugün neler yapılmalı...

Hoş ve dolu dolu geçen sohbetimizin ilk bölümü aşağıda.

İstanbul ve Fatih

“İstanbul ve Fatih” dedim Ergün Bey’e ilk olarak. “Dünyanın her yerinde İstanbul dendiğinde akla gelen yer ve siluet burası. Ancak uzun yıllardır süregelen, bizim kuşağa mal edilemeyecek müthiş bir sosyo-ekonomik ve kültürel tahribat var. Peyami Safa’nın ‘Fatih-Harbiye’sindeki sorunlarla bugün arasında büyük fark yok. Vatan, Millet ve Kennedy ile Atatürk Caddesi bugün Fatih’i altından kalkılamaz sorunlarla baş başa bırakıyor. Burası yarımada ve son nokta, geçmişte planlama ona göre yapılmalıydı. Ama baktığımızda Fatih transit yolların merkezi durumunda” diye özetledi.

Turizm

Ve devam etti: “UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne İstanbul’dan giren dört tarihi bölge de sur içinde. İstanbul’da turizm yükünü Fatih taşıyor. Sultanahmet, Eminönü, Fener, Balat hepsi ilçe sınırları içinde. Fatih nicelik olarak iyi bir noktada ama; hikaye, nitelik, marka, fiyatlama konularında eksiklerimiz var ve bunu Fatih Belediyesi’nin tek başına çözmesi mümkün değil. Farklı kurumların sorumluluk alanlarına giren konular ve ortak çalışma gerekmekte.”

Yeni düzenlemeler lazım

Kültür turlarıyla gelen turistlerin Sultanahmet’e ulaşımında yaşadıklarını aktardığımda, “En acil sorunlardan biri bu. Sultanahmet’e Çatladıkapı’dan otobüsle turistleri ulaştırmaya çalışıyoruz. İndirme-bindirme ile giriş-çıkış noktaları gerekiyor. Teşhis belli, tedavi konuşulmalı. İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Turizm ve Kültür Bakanlığı’yla ortak bir çalışma yapılması gerek” diye cevapladı sayın başkan.

Yazının devamı...

İstanbul demek Fatih demek!

5 Şubat 2022

Uzun zamandır, detaylı bir Fatih yazısı yazmak istiyordum. Tarihi Yarımada’nın tamamını kaplayan, Suriçi diye de bilinen, adını şehri fetheden Fatih Sultan Mehmet’ten alan, İstanbul’un Fatih ilçesinden bahsediyorum.

Avrupa kıtasının en uç noktasında yer alan, dünyaya hükmetmiş iki imparatorluğun merkezi olmuş, dünyanın en güzel coğrafyası olduğu tüm milletlerce kabul edilmiş, sınırları Haliç, Marmara Denizi, Boğaziçi ve fethedilemez surlar ile çizilmiş gerçek İstanbul burası.

Her adımda tarih var

Şehr-i İstanbul’un en eski yerleşim alanlarına, ülkemizin somut kültür mirasının 10’da 1’ine sahip ilçe, Ayasofya, Kariye, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Süleymaniye Camii, Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı, fethedilememiş kara surları gibi dünyanın en önemli tarihi eserlerine de ev sahipliği yapmakta.
Dünyanın her şehrinde eski şehir diye adlandırılan bölge, o şehrin en bakımlı, çekici, prestijli ve insanların yaşamak için can attıkları yer iken, ne yazık ki son yüzyılda bırakın hak ettiği saygıyı görmek, hoyratça kullanıldı.

Haliç mesela, bir sanayi bölgesi olarak kaldı yıllarca, sanayinin çıkarılmasına karar verilince tam sevinecektik ki, Haliç’in güney kıyısında bir tarih katliamı yapıldı 1980’lerde.
Tanrı’ya şükür surlar vardı da, Fener ve Balat’ın sur içinde kalan kısımları kurtuldu. Bugün övüne övüne gezdirip anlatabiliyoruz yedi düvele.

Yazının devamı...

Aşırı alıngan turist rehberleri

22 Ocak 2022

Nedendir bilinmez ama bazı insanlar meslekleri ile ilgili aşırı alınganlar. Karikatürlere, deyimlere, masum bir karşılaştırmaya ya da açıklamaya tepki vermeye hazırlar.
10 küsur yıl kadar önceydi sanırım, bizim liseden Bahadır Baruter’in çizdiği bir karikatüre Veremle Savaş Derneği çok bozulmuş dava açmıştı. Karikatürde eli sopalı adamlar, birkaç kişiyi küfürler eşliğinde kovalıyor, kaçanlarda, “Kaçıııınnnn Verem Savaş Derneği üyeleri bunlar” diye bağırıyordu. Verem ve savaş kelimeleri temelinde bakıldığında komik olan karikatürü nedense dernek bir aşağılama olarak görmüştü.
Her meslek grubunda var bu aşırı alınganlar. Kimi zaman neden alındıkların anlamak da mümkün olmuyor...

Rehberler de dahil oldu

Daha önce de yazdığım gibi benim turizmle tanışmam rehberlikle oldu. Sonrasında sırayla acenta, üniversite ve basın geldi. Ama rehberliği, güzel ülkemi, yurdum insanı başta olmak üzere yedi düvele anlatmayı hiç bırakmadım ve her daim mesleğim sorulduğunda gurur duyarak diğer titrlerimi bırakıp, “Turist rehberiyim” dedim. Ağırladığım misafirlerin teşekkür yazıları aldığım onca ödülden çok daha değerli.
Şimdi gelelim konumuza... Çarşamba akşamı farklı rehber platformlarından İvana Sert’in Mardin gezisinden yaptığı paylaşımlarla ilgili mesajlar gelmeye başladı. Ivana’nın Dara’dan yaptığı paylaşımlarını da bu şekilde izledim. Mardin Artuklu Üniversitesi’nde akademisyen olan Burak Erdem’de Mardin’i tanıtmak adına, Dara’da kendisine gönüllü olarak eşlik etmiş. Ama eminim, “Keşke etmez olaydım” demiştir.
Neden derseniz, bu gezi sonrası, her ikisi de pek çok sert eleştirinin hedefi oldular bir anda.

Yazının devamı...

2022'de turizm trendleri

8 Ocak 2022

Kovid-19 nedeniyle iki yıldır doğru düzgün tatil yapamıyoruz. Seyahat kısıtlamaları ve hastalık korkusu insanları gönüllü ev hapsine mahkum etti. Eğer son anda beklenmedik bir durum ortaya çıkmaz ise 2022’de bu değişecek. insanlar, pandeminin artık epidemiye dönüyor olması, aşının koruyuculuğunun anlaşılmasına bağlı olarak aşı olanlarının oranının artmasına ile artık yeniden doya doya tatil yapmak, gezmek istiyorlar.
Yapılan uluslararası araştırmalar yaklaşık her üç kişiden birinin bu yıl tatil için plan yaptığını ve uzun süredir tatile ve gezmeye hasret kalanların 2022’de kendilerini şımartma eğiliminde olacağını göstermekte. Kısaca bu yıl talebin kaliteli ve lüks seyahatlere olacağı düşünülüyor.

Önemi anlaşıldı

Günümüz teknolojisi tüm turistik ürünlere yerimizden kalkmadan ulaşmayı sağlamakta. Ancak pandemi bize seyahat acentesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bir tatili planlamak için pek çok farklı turistik ürünü birbirleri ile en uyumlu şekilde bir araya getirmek gerekiyor ve bu iş oldukça karmaşık hale geldi. Ancak bu planlama, seyahat acenteleri için rutin bir işlem.
Yapılan araştırmalar insanların hala internette tur programlarını incelediğini ama iş rezervasyon aşamasına geldiğinde, o özledikleri tatilin sorunsuz geçeceğinden emin olmak için kendilerini konunun uzmanı güvenilir ellere teslim etmeyi tercih ettiğini gösteriyor. Anlaşılan 2022, seyahat acenteciliğinin yeniden yükselişe geçeceği yıl olacak.

Ertelemeyin!

Herkesin bir yapılacaklar listesi var ama sürekli ertelenir. Kovid-19 insanlara ertelediklerini yapacak zamanın olamayacağını gösterdi. Dolayısı ile 2022’de ‘Hayatlarının Tatili’ni yapacak insanların sayısında ciddi artış beklenmekte.

Ekoturizm ve sürdürülebilir seyahat

Yazının devamı...

Bu birliktelik dengeleri değiştirebilir

18 Aralık 2021

Geçtiğimiz ay İzmir’de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Yunanistan Turizm Bakanı Vassilis Kikilias’ın katılımlarıyla Türkiye-Yunanistan 9. Turizm Forumu düzenlenmişti.

Konuşulan konular arasında vize muafiyeti, iki ülke arasındaki turist trafiğinin pandemi öncesi seviyelere getirilmesi, feribot seferlerine en kısa sürede yeniden başlanması, Taşınmaz Kültürel Mirasın Korunması İçin İşbirliği Protokolü, deniz yolu ile bağlanacak şehirlerin sayısını artırılması vardı.
Ancak bence bu forumdaki en önemli cümleyi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy söyledi: “Yunanistan’ı rakip değil partner olarak görüyoruz.”
Umarım bu cümlenin öneminin farkına her iki ülkenin siyasetçileri ve bürokratları da varır.
Aynı denizi paylaşan, ortak geçmişe, tatlara, adetlere, düşünce yapısına sahip, dünya turizminde söz sahibi iki ülkenin ortaklığının, her iki ülkenin turizmine yapacağı katkı düşünülenin çok üzerinde olacaktır.

Ortak programlar, ortak pazarlama

Ortak coğrafya, tarihe ve kültüre sahip iki ülke bugüne kadar bu ortak değerlerden yeterince yararlanamadı. Ancak kasım ayında İzmir’deki forumda gerek Ersoy gerekse Kikilias, uzak destinasyonlarla ilgili yapılacak ortak çalışmaların her iki ülkeye büyük fayda sağlayacağını konusunda hemfikir olunca, her iki ülkenin turizmcileri de ilk adımları atmaya başladı. Öne çıkan konuların başında da özellikle uzak pazarlar için ortak tur paketi oluşturulması, ortak operasyonlar, birlikte tanıtım ve pazarlama yapılması var.

Yazının devamı...