Taksi, taksi!

Geçen hafta İstanbul Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantısında yine kentin taksi sorunu gündemdeydi. Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu İBB’nin yeni taksilerin hizmete alınması projesine karşı çıkarken, İBB Genel Sekreter Yardımcısı’yla aralarında ilginç bir diyalog yaşandı.

Aksu, “Belediye otobüs işletmeciliği yapar. 81 ilde taksi işleten belediye yok. Bu konu ısıtılıp ısıtılıp gündemimize getiriliyor. Ya bu konuda bir çıkarınız var ya da bu heyetin (UKOME) aklıyla dalga geçiliyor. İstanbul’un taksi ihtiyacı yoktur” diyerek bitirdiği konuşmasına İBB Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Demir yanıt verdi.

Demir, “Havalimanı taksilerine ilginizin farkındayız Sayın Aksu” diyerek başladığı konuşmasını İstanbul’un ihtiyacını ayrıntılı şekilde anlatıp, mealen ve lafzen, “Evet, ısıtıp ısıtıp önünüze getireceğiz” diyerek bitirdi.

Demir, “havalimanı taksisi” vurgusunun ne anlama geldiğini de konuşmasında anlattı. İBB geçen bayramda havalimanında çalışan 400 taksiye ceza kesmiş. Bu taksiler -özetle- yolcudan bir şekilde fazla para alıyormuş yani yolcuları dolandırıyorlarmış. Ve meğerse bu taksiler arasında Oda Başkanı Aksu’nun havalimanında çalışan taksisi de varmış.

Sonuç olarak, İBB’nin yeni taksi teklifi -artık kaçıncı kez olduğunu hatırlayamadım- yine bakanlık ve oda temsilcilerinin oylarıyla reddedildi.

NOT: Aksu daha sonra kendi aracının da denetlenenler arasında olduğunu doğrularken araca ceza yazıldığı iddiasını ise yalanladı ve aracın standartlara uygun olduğunun belgelendiğini söyledi.

Rakamlarla taksi

İstanbul’da 127 bin 395 taksi plakası var.

Bu sayı 1990’dan bu yana değişmedi.

1990’da İstanbul’un nüfusu 7 milyondu.

2021’de bu sayı 15 milyonu aştı.

Bugün İstanbul’da taksi başına 889 kişi düşüyor.

Bu rakam Paris’te 121, Tokyo’da 397, Londra’da 418, Berlin’de 480, New York’ta ise 618.

İstanbul’daki 17 milyon taksinin sadece yüzde 10’u o araçta bizzat çalışan şoförlere ait.

Taksi plakalarının geri kalan yüzde 90’ı ise kamuoyunda “taksi ağası” olarak bilinen kişilerin elinde.

Taksilerde toplam 52 bin şoför çalışıyor.

Dolayısıyla, sektör, aileleriyle birlikte yaklaşık 250-300 bin kişilik bir grubu kapsıyor.

İstanbullunun yüzde 73.4’ü trafiğin yoğun olduğu saatlerde ve yağmurlu günlerde taksi bulmakta zorlanıyor.

Yüzde 56.5’i kısa mesafe yolculuklarda sorun yaşıyor.

Taksi kullananların yüzde 58.4’ü İstanbul’daki mevcut taksicilik hizmetinden memnun olmadığını belirtiyor.

Kadınların yüzde 51.9’u gece saatlerinde taksi yolculuğunu yapmayı güvenilir bulmuyor.

Taksinin hayatımızdaki yeri

Dün gözüme bir sosyal medya mesajı çarptı. Yazan Ferhat Zabun isimli bir sosyal medya kullanıcısı. Yaşadığı bir taksi deneyimini anlatmış ve bu olayı “fantastik” kelimesiyle tanımlamış. Ama bana kalırsa aslında taksinin hayatımızda işgal etmesi gereken azami yer ve içeriğin en kısa ve net tarifini yapmış: 

“Çok fantastik bir olay yaşadım az önce. Sokağa çıktım. Elimi uzattım ve yaklaşık 10 saniye sonra bir taksi durdu. Arka koltuğa oturdum. Nereye gideceğimi söyledim. Gideceğim yere kadar hiç konuşmadık. Beni tam gideceğim yerin kapısında bıraktı. Parayı uzatıp indim. Çok ilginç.”

Taksiciler istiyor ki

Geçen hafta “Taksiciler istiyor ki” başlığı altında sosyal medyada yüzlerce mesaj gördüm. Birbirinden komik mesajlar. Aralarında burada atıfta asla bulunamayacağım bayağı müstehcen olanlar da var. Ama bir tanesi var ki bence durumu en veciz şekilde anlatma konusunda zirve yapmış. Mesajın yazarı“simerazzi” müstear isimli bir sosyal medya kullanıcısı. Demiş ki: “Taksiciler istiyor ki biz hiç taksiye binmeden her ay belli bir meblağı direkt hesaplarına yatıralım.” Değil mi?