NATO’nun siber cephesi

27 Haziran 2026

NATO Ankara Zirvesi için geri sayıyoruz. Bu zirvenin bir öncekinden farkı şu: 2025’teki Lahey Zirvesi’nde -ABD Başkanı Donald Trump’ın da baskısıyla- savunma harcamalarının bütçe içindeki payını yüzde 5’e çıkarma kararı alınmıştı. Ankara’da ise bu hedefe nasıl ulaşılacağı konuşulacak. Yani Ankara kapasite boyutunun masaya dökümü olacak.

Bu çerçevede NATO’nun son iki üyesi Finlandiya ve İsveç’in projeleri diğer müttefiklerden biraz ayrışacak gibi duruyor. Zira iki ülkenin uzun süredir üzerinde çalıştığı projeler, yerel güvenlik standartlarıyla donatılmış siber ağ altyapıları, saldırıları milisaniyeler içinde durduran yapay zekâ sistemleri.

Elbette Arktik bölgesinde Rusya’ya karşı kurulan Finlandiya merkezli ileri savunma hattı, Baltık Denizi’nde Rus faaliyetlerini izleyecek İsveç denizaltıları gibi ‘klasik caydırıcılık’ yöntemleri de var; ama asıl heyecan ‘görünmeyen cephede’. İki hafta önce gittiğim Finlandiya ve İsveç’te yetkililerden

Yazının Devamı

Yöntem hazır sıra içerikte...

23 Haziran 2026

Yaklaşık 18 saat süren Bürgenstock maratonundan sonra taraflar arasında “kırmızı çizgilere” ilişkin önemli ilerlemeler sağlandı. Mekanizmalar kurulması kararlaştırılırken, içerikler konusunda halen soru işaretleri hakim...

ABD ve İran heyetleri Bürgenstock’ta Pazar günü yapılan görüşmelerde 18 Haziran’daki mutabakat zaptının uygulanmasına dair önemli bir yol katetti.

ABD için kırmızı çizgi olan Hürmüz Boğazı konusunda, ticari gemilerin güvenli geçişi için “doğrudan iletişim hattı”, İran’ın kırmızı çizgisi olan ve ateşkesin birinci maddesi durumundaki Lübnan konusunda ise “çatışmayı önleme birimi” kuruldu. Mekanizmaların kurulması önemli, anlamlı bir adım ama bu sadece yöntemi belirler, içeriği değiştirmez. Yani zarfın şekli güzel olabilir ama mazruf yoksa dışının da anlamı yitip gider. ABD-İran görüşmelerine dair Bürgenstock’taki en büyük endişe buydu.

Karmaşık yol

Hafta sonu yapılan görüşmelerde iki ülke mutabakat zaptının hayata

Yazının Devamı

Bürgenstock’ta zorlu müzakere

22 Haziran 2026

Zor oldu, güç oldu ama sonunda oldu; Cuma günü İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında buluşması beklenen ABD ve İran müzakere heyetleri masaya ancak Pazar günü oturabildi.

O görüşmeler için İsviçre’ye geldiğimiz Perşembe gününden bu yana yaşananları ve perde arkası bilgileri aktaralım. Cumartesi günkü yazıda paylaştığım için detaylara girmeyeceğim ama Lübnan’da devam eden İsrail saldırıları krizin ana kaynağıydı. Arabulucuların çabasıyla ABD, İsrail üzerindeki baskısını artırdı ve İran’ı masaya çekmeyi başardı.

‘Buradayız’ mesajı

ABD’nin, Başkan Yardımcısı düzeyindeki katılımla İsviçre’ye gelme iradesini yabana atmamak lazım. Çünkü Cumartesi sabahtan “görüşmenin olmayacağı” fikri ağır basıyordu. Olacaksa da en fazla ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin katılacağı düşünülüyordu. Fakat konuşabildiğim yetkilere göre, ABD anlaşmaya bağlılığını en üst düzeyde göstermek

Yazının Devamı

İsviçre’de de Lübnan sancısı

20 Haziran 2026

ABD ve İran arasında iki ay süren müzakereler sonrasında mutabakat zaptı liderler düzeyinde imzalandı. Şimdi sıra 60 gün sürecek görüşmelerdeydi ama o da yine yılan hikayesine dönecek gibi görünüyor.

11 Nisan’da Pakistan’ın İslamabad kentinde başlayan müzakere sürecini başından itibaren yerinde takip edince her an yeni bir pürüz çıkması çok da şaşırtıcı gelmiyor. İsviçre’deki görüşmeler öncesi zihnimizde bu ihtimal hep vardı. Nitekim öyle oldu. Dahası en son kilitlenmenin yine Lübnan üzerinde olması da pek sürpriz olmadı.

Pakistan’dan İsviçre’ye uzanan yol

Hatırlayanlar olacaktır, İslamabad’daki ilk görüşmede İran tarafı, ‘Lübnan anlaşmaya dahil, buna uyulmazsa masaya gelmeyiz’ demişti. Bugün metinde açıkça yazılı olmasına rağmen İsrail saldırılarını durdurmadığı için Bürgenstock masası sallandı.

Perşembe günü masa dört kez devrilip geri geldi. Pakistan ve Katarlı arabulucular, öncü heyetler ve ev sahibi İsviçre’den

Yazının Devamı

Metternich’in izinde

13 Haziran 2026

ABD-İran müzakereleri artık bir yılan hikayesine döndü, sonu gelmiyor. ABD Başkanı aylardır devam eden süreçte en az 35 kez ‘anlaşmaya yakınız’ açıklaması yaptı. Buna mukabil İran tarafı hep temkinliydi ve her seferinde “Henüz o noktada değiliz” dedi.

Pakistan’da müzakereleri yakından bilen bir diplomatın ifadeleriyle ‘‘19. yüzyıl Metternich diplomasisine döndük. Yeni düzende herkes eski gücünü koruma çabasında.’’

Kilitlenme ve sonucu bir türlü görememe sebebimiz bu.

İki asır önce...

Diploması tarihinin en zor masalarından biri 1814’te Viyana’da kurulmuştu. Avrupa, Fransız İmparatoru Napolyon Bonapart’ın 20 yıl süren ‘ihtirasının’ yıkımını yaşıyor, savaş sonrası için yeni bir düzen arıyordu. O masada tüm tarafları yeni dünya resmine yerleştirmeye çalışan biri vardı: Avusturya- Macaristan İmparatorluğu’nun Dışişleri Bakanı Klemens von Metternich.

Fransa da savaşın mağlubu olarak o masadaydı. İngiltere kendi çıkarlarını korumaya çalışıyor,

Yazının Devamı

Kuzey’in Körfez’i

6 Haziran 2026

Bugün Ortadoğu’da Körfez ülkelerinin İran’a bakarken hissettiği kaygının bir benzeri Avrupa’nın kuzeyinde yaşanıyor. Suudi Arabistan, BAE ya da Katar için İran neyse, Finlandiya ve İsveç için de Rusya o. Psikoloji aynı: Güçlü, öngörülemez ve gerektiğinde askeri güç kullanmaktan çekinmeyen bir komşunun gölgesinde yaşamak.

Bu hafta Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un Finlandiya ve İsveç ziyaretini takip ettik. Gördüğümüz tablo şuydu: İkisinde de Rusya korkusu azalmamış, devlet politikalarının merkezine yerleşmiş.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’un ‘‘AB genişlemeli. Güvenlik açısından Türkiye’nin olabildiğince yakın olması gerektiğini anlamamız önemli’’ çıkışı sanırım durumu anlatıyor.

‘Kötü’ komşu

Önce Finlandiya notlarıyla başlayalım. Ülkede NATO üyeliğinin Rusya karşısında psikolojik bir rahatlama getirdiğini söylemek mümkün değil. Bunun en önemli sebebi hiç kuşku yok ki bin 340 kilometrelik kara sınırı. Askeri

Yazının Devamı

‘TBMM kendini mahkeme yerine koymaz’

2 Haziran 2026

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret için Finlandiya’ya giderken, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun, TBMM Başkanlığı’na yaptığı başvuru çerçevesinde CHP’de yaşanan mutlak butlan sürecinin Meclis’e yansımalarına yönelik soruları yanıtlayan Kurtulmuş, özetle şunları söyledi:

İHTİLAFIN TARAFI DEĞİLİZ: Meclis Başkanlığının konuyla ilgili alacağı herhangi bir inisiyatif söz konusu değildir. Meclis Başkanlığı, herhangi bir parti içi ya da grup içi ihtilafın tarafı değildir, görevi bu değildir. Meclis Başkanlığının tarafsızlık ilkesi gereği de bunu hassasiyetle korumaya dikkat ediyoruz.

BU ÇELİŞKİ TBMM’DE GİDERİLMEZ: Sayın Kılıçdaroğlu tarafından gelen ve mutlak butlan kararıyla ilgili yazı bize ulaştığı anda biz gereğini yaptık ve Sayın Kılıçdaroğlu’nu CHP Genel Başkanı olarak Meclis kayıtlarına aldık. CHP Grubu’ndan gelen Özgür Özel’in Grup Başkanlığı ile ilgili yazıyı da kabul ettik. Gereğince de Sayın Özel’in kapısındaki Genel Başkanlık tabelasını kaldırarak Grup Başkanı

Yazının Devamı

İlk imza, son değil...

30 Mayıs 2026

Bugünlerde Washington ile Tahran arasında uzun süredir görülmeyen ölçekte kritik bir diplomatik eşik aşılabilir. Bu satırlar yazılırken, iki arasındaki anlaşma taslağı büyük ölçüde ‘tamamdı’ ama henüz liderlerden nihai onay yoktu. Trump Washington’da ‘Durum Odası’ toplantısını da yapmamıştı. Dünya ne olacağını merak ederken, süreçten ne beklemeliyiz, aktaralım.

Mutabakat zaptı ve çerçevesi

Göreceğimiz şey, iki aşamalı bir plan. Henüz bir nihai barış anlaşması değil, müzakerelerin kapısını aralayacak siyasi bir çerçeve. Bu belge kabul edilirse, ABD ile İran ilk kez savaşın eşiğinden kontrollü müzakere sürecine geçmiş olacak.

ABD ve İran tarafının ilk etapta imza atacağı tek sayfalık metinde (mutabakat metni- MOU) çerçevenin şu olması bekleniyor: İran’ın Hürmüz’deki mayınları temizlemesi, tanker trafiğinin savaş öncesi seviyeye dönmesi. Buna karşılık ABD’nin İran limanlarına yönelik baskıyı gevşetmesi ve fiili deniz ablukasını azaltması gündemde.

İran

Yazının Devamı