Yaprak Balkan göreve başlıyor! AB DT’de ilk kadın büyükelçi

19 Ocak 2026

Bugün Türkiye’nin AB nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği’ne (DT) ilk kez bir kadın büyükelçinin fotoğrafı asılacak. Büyükelçi Yaprak Balkan, Büyükelçi Faruk Kaymakçı’nın Lüksemburg’a atanmasının ardından Dışişleri’nin en büyük ve önemli misyonlardan biri için seçilen isim oldu. 1982’de Filiz Dinçmen, Lahey Büyükelçisi olarak atanmıştı. Kadın büyükelçiler bugüne kadar Afrika, Latin Amerika ve Körfez’de de önemli görevler üstlendiler. Lakin Avrupa başkentlerinde tekrar ilk olmaları zaman aldı. Bugün yurt içi ve yurt dışındaki toplam 292 büyükelçinin 83’ü kadın.

Tesadüfün izi yok

Büyükelçi Balkan’ın AB Daimi Temsilciliği için neden tercih edildiğini özgeçmişi anlatıyor. Her ne kadar son görevi Latin Amerika’dan sorumlu genel müdürlük olsa da, Bakanlığa girdiği 1995’ten bu yana AB Dairesi onun tüm görevlerinden sonra döndüğü yer.

Yazının Devamı

Ankara’nın ABD ve İran’a telkini: Konuşmaya başlayın ve devam edin

18 Ocak 2026

Diplomaside bazen sadece temas trafiğini takip edip, rutin açıklamaların satır aralarına sıkışmış detaylar bile fikir veriyor. Dışişleri Bakanlığı’nın 13 Ocak akşamından başlayıp 14 Ocak sabahına uzanan bilgilendirmelerinde olduğu gibi. Bakanlık saat 22:00 civarı önce Fidan’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) ziyaretini duyurdu. Bunu İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yapılan telefon görüşmesi duyurusu izledi. Gecenin son bilgilendirmesi ise Fidan’ın ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Dışişleri konutundaki görüşmesi hakkında geldi. Sabah saatlerinde ise Fidan’ın 12 saat içinde Arakçi ile ikinci bir görüşme yaptığını daha öğrendik.

Sadece bu paylaşımlardan bile odağında İran’ın olduğu bir mekik diplomasi olduğu aşikardı. Ancak detaylar ve asıl trafiğin kamuoyuna yansıyan sıralamanın tersi olduğunu öğrenmek için yabancı kaynakların da dahil edildiği mesai harcamak gerekti.

Umman ve Türkiye not teatisi

Takvimi biraz daha geriden başlatarak anlatalım. Fidan’ın “İran ve bölge”

Yazının Devamı

Halep’te yaşananların sürece etkisi

12 Ocak 2026

Suriye sahasındaki gelişmeler geçen aralık ayı boyunca sadece bu köşede beş ayrı yazı, röportaj ya da kulis bilgisiyle takip edilmeye çalışıldı. Amaç, SDG’nin Şam’a entegrasyonu konusunun hem fikri takibi, hem de entegrasyonun 10 Mart Mutabakatı doğrultusunda gerçekleşmemesi halinde olabileceklere dair perspektif edinip sunmaya çalışmaktı.

Nitekim beklenen oldu ve entegrasyon

konusunda ilerleme kaydedilememesi ilk olarak en zayıf halkayı kopardı: Halep. 5 Ocak 2026 itibariyle Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşananlar, 1 Nisan 2025 tarihinde Şam ile PYD-YPG arasında varılan Halep Mutabakatı’nın gereğinin yerine getirilmemesinin sonucu.

Şam Halep’ten başladı

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın cumartesi günü Şam’da Şara ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, “10 Mart ve 1 Nisan 2025 tarihli Suriye hükümeti ve SDG arasındaki anlaşmalara uygun olarak diyaloğa çağırıyoruz” cümlesi yer aldı. ABD, YPG’ye sözünü hatırlatıyor. Neydi o

Yazının Devamı

Maduro ilk değil, son olur mu?

5 Ocak 2026

ABD Başkanı Donald Trump, istediğini elde etmek için masraftan hiç kaçınmıyor. Geçen haziranda İran’daki üç nükleer tesisi vurmak için yedi B-2 bombardıman uçağını havalandırıp, 18 saatlik gidiş, 18 saatlik geliş, havada defalarca yakıt ikmali, başka şaşırtma uçuşları ve ilk kez kullanılan 14 sığınak delici bomba atmayı göze almıştı. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini ‘kaçırmak’ için daha fazlasını yapmış meğer.

Aylarca üç ABD muhribi, bir amfibi hücum gemisi, bir güdümlü füze kruvazörü, bir nükleer saldırı denizaltısı ve bir F-35 filosu Venezuela’nın burnunun dibinde bekledi. Ülkeye yakın mesafede yaklaşık 15 bin ABD askeri hazırda tutuldu. Venezuela’nın artık devrik olan lideri Maduro ve eşini yataklarından almak için 20 farklı noktadan 150’den fazla bombardıman, savaş, istihbarat ve gözlem uçağı havalandırdı.

ABD Adalet Bakanlığı, Maduro’ya “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı

Yazının Devamı

İsrail’in SOMALİLAND hamlesi

29 Aralık 2025

İsrail medyası geçen yaz Netanyahu hükümetinin, Gazzelilerin sürgün edilmesi için, beş ülke ile görüşmeler yaptığını yazdı. Bunlardan biri de Somaliland’dı. Haberlerde Somaliland’ın 1 milyon Gazzeliyi almaya hazır olduğu belirtiliyordu.

İşte İsrail’in Somaliland üzerinden Türkiye’ye yönelik niyetler de içeren adımları ve bunların sebepleri...

Gazze’de ateşkesin ardından binlerce Filistinli Gazze’nin kuzeyine dönmüştü. Ancak İsrail, Filistinlileri Gazze’den sürmek istiyor.

Türkçede “Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü” diye bir söz var. Durduk yerde gösterilen yakınlığın arkasında gizli bir amaç aramayı anlatan bu deyim, İsrail’in Somaliland’ı resmen tanıyan ilk ülke olmasını işlemek için de uygun görünüyor.

Tanımaya ilişkin sorulması gereken ilk soru; neden şimdi? Çünkü Somaliland, aslında 1991’de Somali’den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan etti. 34 yıldır da vereceği tavizler karşılığında tanınmayı sağlamaya

Yazının Devamı

Şam çıkarmasında öne çıkan başlıklar

25 Aralık 2025

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Suriye’nin başkenti Şam’a yaptığı çıkarma en çok zamanlaması açısından dikkat çekiciydi. Çünkü tam da ana omurgasını PYD - YPG’nin oluşturduğu SDG’ye tanınan sürenin dolmasına bir buçuk hafta kala yapıldı. Doğal olarak hem görüşmelerde hem de Bakan Fidan ile mevkidaşı Şeybani’nin ortak basın toplantısında da öne çıkan konu bu oldu.

Edindiğim bilgilere göre, Türk heyetindeki her üç isim de mevkidaşları ile ayrı ayrı toplantılar yaptılar. Üçlünün yine mevkidaşlarıyla birlikte Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptıkları görüşmede de beklendiği gibi SDG’nin entegrasyonu konusu temel başlık oldu. Her ne kadar SDG ve destek verenleri tarafından sanki Şam yönetimi aslında SDG ile bir noktada buluşabilir, asıl baskı uygulayan Türkiye gibi bir propaganda yürütülse de gelen bilgiler, Suriye tarafının entegrasyon konusunda güçlü mesajlar verilmesinden yana olduğu yönünde.

Yazının Devamı

Şara’nın gözeteceği iki faktör

22 Aralık 2025

Cumartesi günü Milliyet’te Şam merkezli Ümran Stratejik Araştırmalar Merkezi Türkçe Araştırmaları Direktörü Ömer Özkızılcık’ın Suriye’deki Arap aşiretlerinin pozisyonlarına dair kapsamlı değerlendirmesine yer verdik. Özkızılcık söyleşinin ilk bölümünde SDG’nin orduya entegrasyon konusunda kendisine sunulan 13 maddelik son teklife olumlu bir yanıt vermemesi halinde -ki beklentinin bu yönde olduğunu söyledi- Ahmed Şara yönetiminin baskıyı artıracağını ve askeri bir gerilim yaşanırsa bunun çok hızlı olacağını düşündüğünü vurguladı.

Bugün ise Özkızılcık’ın diğer değerlendirmelerini aktarmak istiyorum. Araştırmacı, SDG’nin entegrasyonu konusuna Suriye’de değişen güç dengesi üzerinden yaklaşıyor.

SDG, Şara ile 10 Mart Mutabakatı’nı imzaladığı dönemdeki güç dengesini; ‘Esed’in devrildiği, YPG’yi koruyan bir Rusya’nın olmadığı, İran’ın çıktığı ve askeri varlığını azaltan bir Amerika’ olarak tarif etti. Hatta o dönemde SDG ile yapılan

Yazının Devamı

Suriye'deki Arap aşiretlerini Ömer Özkızılcık ile konuştuk: ‘Sosyoloji Esed gibi SDG’nin de lehine değil’

20 Aralık 2025

Suriye’de saha çalışmaları kapsamında aşiretlerle görüşen Şam merkezli Ümran Stratejik Araştırmalar Merkezi Türkçe Araştırmaları Direktörü Ömer Özkızılcık, Suriye’deki Arap aşiretlerini ve rollerini ve ilişkileri Milliyet ile paylaştı: ‘Sosyoloji Esed gibi, SDG’nin de lehine değil’

SDG’nin Şam yönetimine entegrasyonu tartışmasında geri sayım sürüyor. Askeri müdahale gerekecek mi sorusuna Arap aşiretlerin tavrının ne olabileceği de ekleniyor. Şam merkezli Ümran Stratejik Araştırmalar Merkezi Türkçe Araştırmaları Direktörü Ömer Özkızılcık, Suriye’de saha çalışmaları kapsamında aşiretlerle görüşen bir isim. Özkızılcık, Milliyet’e SDG yapısı içindeki Arapları ve Fırat’ın doğusunda, SDG’nin kontrolü altındaki topraklardaki Arap aşiretlerine ilişkin bilinmesi gerekenleri anlattı.

Şammar Aşireti

SDG’nin kontrol ettiği bölgelerdeki Arap aşiretleriyle, SDG bünyesindeki Arap unsurları birbirinden ayırmamız gerekiyor. SDG ‘Biz çok etnikli, çok

Yazının Devamı