AK Parti'de 20 Aralık morali ve 'yansıtma' gayreti

Milliyet'ten Ayşegül Kahvecioğlu, geçen hafta AK Parti MYK'ya ilişkin haberinde, partinin yeni ekonomi modeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 20 Aralık açıklamasına ilişkin yapılan son ankette, "Cumhurbaşkanı'nın ekonomi ile ilgili yürütmüş olduğu mücadelede samimi olduğunu düşünüyor musunuz?" şeklindeki soruya katılımcıların yüzde 56,4'ünün "evet" cevabını verdiğini; Erdoğan'ın faiz indirimiyle ilgili tutumunu destekleyenlerin oranının ise yüzde 56,1 olduğunu aktardı. Söz konusu anket, siyaset kulislerinde konuşulan başlıklardan biri olmanın yanı sıra, AK Parti'de 20 Aralık akşamı yapılan açıklamadan bu yana yükselen moralin de bir kanıtıydı.

Parti yönetimindeki isimlere göre; genel merkez, teşkilat ve grup 20 Aralık'tan bu yana "çok daha iyi". 20 Aralık açıklamasının, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğini daha da pekiştirdiği" ve "serzenişleri de büyük oranda dindirdiği" belirtilirken, bunun yeterli olmadığının bilincinde olunduğu da vurgulanıyor. Bu çerçevede, AK Parti'nin ekonomiye ilişkin son dönem söylemine de dikkat çekmek gerekiyor. Bazı partili isimlerin ekonomik sorunlarla ilgili sorulara verdiği cevaplar kamuoyunda tepki çekmişti. Ancak bir süredir özellikle yönetim kademesi "sorunların farkında olunduğunu, reddedilmediğini" ortaya koyan bir ifade biçimi kullanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Aydın'daki toplu açılış töreninde sarf ettiği "Yaşanan fahiş fiyat artışlarının, yükselen enflasyonun milletimizi bunalttığını biliyoruz" ifadesi de buna bir örnek.

AK Parti Genel Merkezi'nde, bundan sonraki hedefin "20 Aralık'tan itibaren ortaya çıkan memnuniyeti kalıcı hale getirmek" olduğu vurgulanıyor. Asgari ücrette, memur, emekli maaşlarında yapılan artışlarla satın alma gücünün erimemesi için atılan adımlara devam edileceği ve bunların hanelere, topluma yansımasına odaklanılacağı belirtiliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da 20 Aralık'tan bu yana çok daha keyifli olduğunu ve onun ekonomideki sorunlara karşı "mühimmat biriktirmiş" olduğunu anladıklarını belirten bir parti yöneticisi, önümüzdeki dönemde AK Parti'nin sahada bu moralle "gövde gösterisi" yapacağını kaydetti.

AK Parti'deki morale karşın muhalefetin aynı görüşte olmadığını ve "seçime kadar AK Parti ne adım atarsa atsın yeterli olmayacak" görüşünü işlediğini hatırlattığım AK Partili bir ismin yorumu ise "toplumu yeterince iyi okuyamıyorlar" diyerek şöyle oldu:

"Küresel problemler, pandemi, felaketler ve ekonomik sorunların toplumda bir memnuniyetsizlik yarattığı ortada. Onlar bu durumun kendilerine oy olarak döneceğini düşünüyor. Yanıldıkları nokta o. Millet bizden vazgeçmiş değil. Sıraladığı sorunların çözüm mercii olarak yine bizi görüyor. Biz de sorunları biliyoruz. Bunlarla yüzleşme cesaretine de sahibiz. Memnuniyetsizliğini söyleyenler için karşı tarafta ciddi bir alternatif yok. Karşı taraftaki dağınıklık da bizim için en büyük avantaj."

AK Partide 20 Aralık morali ve yansıtma gayreti

Normalleşmeden rahatsızlar kendilerini gösteriyor

Türkiye ile Ermenistan’ın bir kez daha deneyecekleri “normalleşme” girişimi çerçevesinde, özel temsilcilerin ilk buluşması 14 Ocak’ta, Moskova’da, Azerbaycan ile diplomatik ilişkilerin tesisinin 30. yıl dönümünde gerçekleşti. 20 Aralık 2021 tarihli “Ermenistan ile normalleşmede kritik eşikler” başlıklı yazımda, bu seferki denemenin Azerbaycan ile kol kola götürülecek olması nedeniyle 2009 girişiminden farklı olduğunu yazmıştım. Aynı yazıda, risklere de dikkat çekmiştim. Geçen hafta, tam da görüşme öncesi o risklere örnek olabilecek iki olay gerçekleşti.

Örneklerden ilkini Özay Şendir duyurdu. Şendir yazısının, “Rusya Ermenistan diyaloğundan mutsuz galiba” başlıklı bölümünde, Rusya’nın resmi haber ajansı Sputnik’in Ermenice yayınındaki üç ayrı habere dikkat çekiyor ve sonunda, “Akla iki ihtimal geliyor. Birincisi, Moskova, Ankara-Erivan diyalogundan rahatsız. İkincisi, Ermenice Servisi çalışanları Sputnik’in yayın çizgisini kendine göre şekillendiriyor. Nereden bakarsanız bakın, ikisi de sıkıntılı bir tavır” diyordu. Haberlerin ayrıntısını Şendir’in yazısında bulabilirsiniz. Sputnik ve Russia Today (RT) Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan, 1914 olaylarında Trabzon’dan ayrılmak zorunda kalan Ermeni bir aileden geliyor. Açıklamalarına bakarsanız, Türkiye’ye ve Türklere bakışının hiç de olumlu olmadığını farkedersiniz.

İkinci örnek ise, Azerbaycan’ın ABD Los Angeles (LA) Konsolosluğu önünde gerçekleşti. Başkonsolos Nasimi Aghayev’in sosyal medya paylaşımıyla öğrendik ki, konsolosluğun önündeki direğe, “Asala’nın fikir babası” olarak anılan, 1973 yılında, 77 yaşındayken Türkiye’nin LA Başkonsolosu Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir’i öldüren Gürgen Yanikyan’ın fotoğrafı asılmıştı. Aghayev paylaşımında “Ermeni radikalleri” sorumlu tutuyordu. Diaspora Ermenileri ya da başka “rahatsızlar”a rağmen, özel temsilcilerin ilk görüşmesinden sonra yapılan, “Taraflar, müzakerelerin tam normalleşme hedefiyle ön şart olmaksızın sürdürme hususunda mutabık kalmışlardır” açıklaması önemli.