Kılıçdaroğlu’nun ziyaretlerinde akla takılan

Koronavirüs nedeniyle ertelenmezse, ay sonundaki CHP kurultayı, ‘Kılıçdaroğlu CHP’si hakkında birçok fikir edinmemizi ya da zaten edindiklerimizi pekiştirmemizi sağlayacak. 10 yılda, seçimli-seçimsiz 9 kurultaydan çıkan Kılıçdaroğlu’nun bu sürede hem partiye vermeye çalıştığı şeklin karşılığını, hem de kimlerle yürümeye devam edip edemeyeceğini göreceğiz.

Kurultaya gidilirken yapılan ince hesaplardan, blok-çarşaf liste kulislerinden ziyade, CHP Genel Başkanı’nın sessiz sedasız, olabildiğince dikkat çekmeden yürüttüğü il ziyaretlerine bakalım. Malûm Kılıçdaroğlu CHP’ye mesafeli kesimlerin kanaat önderleri, meslek örgütleri ve STK’larla kapalı toplantılarda buluşmayı daha kıymetli buluyor. Oy verme tercihi CHP olmayanların toplantılara katılmasının zor, katılma kararı öncesinde ve sonrasında ‘rahatsızlıklar’ hissedilebileceğini düşünerek de, olabildiğince ‘duyurmadan’, ‘tantanasız’ yapıyor.

2020’de Kılıçdaroğlu bu çerçevede milletvekili çıkarılamayan veya ‘az’ oy alınan 24 ile gitmeyi planladı. Şimdiye kadar 2’sini tamamladı, Aksaray ve Kayseri. Onlara ilişkin yansımalardan önce, bu 24 il konusundaki bir tespiti aktarmakta fayda var. 24 ilin tamamı, 2018 seçimlerinde milletvekili çıkarılamayan 24 il değil. Planlamada dikkat çeken; 24 ilden sadece 11’inin son seçimde milletvekili çıkarılamayan iller olması. Diyarbakır, Mardin, Van, Hakkari, Şırnak gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden 12 il ile batıdan sadece Isparta, milletvekili çıkarılmadığı halde ziyaret listesine yok. Yani; HDP’nin CHP’ye oranla güçlü olduğu 12 il ile ittifak ortağı İYİ Parti’nin 1 milletvekili çıkardığı, tarihsel olarak sağ partilere yakın Isparta, listede değil. Programdaki diğer 13 ili, 1 ya da 2 milletvekili çıkarılmış, oy oranı kısmi olarak artırmışlar oluşturuyor.

Raporlar ne kadar gerçekçi?   

Bu arada, ziyaretlerine başlamadan önce, Eylül 2019’da, Genel Başkan bu illerle ilgili milletvekillerinden rapor istedi. Raporlar ekimdeki milletvekili kampına yetişti. Ancak, Kılıçdaroğlu raporları beğenmedi. Çünkü, Kılıçdaroğlu’nun yapmak istediğini, yani CHP’nin sıkıştığı oy aralığından çıkması için ihtiyacı olan, CHP’ye mesafeli kesimlerin nabzını yansıtmıyordu. Doğru aktörlerle görüşülmemiş, hatta onlara ulaşılmaya çalışılmamıştı. Nasıl demeli, ‘biz söyledik, biz dinledik’ gibiydi. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu bir kez daha milletvekillerini illere gönderdi. İkinci raporlar aralık ayında CHP Genel Başkanı’nın masasına konuldu.

Aksaray’ın soruları ve tespitleri

Kılıçdaroğlu 15 Ocak’ta milletvekili çıkarılamayan, ancak 2015’e göre oyun yüzde 2.4 arttırarak yüzde 9.8’e ulaştığı Aksaray’a gitti. Toplantıya katılanların aktardığına göre, gelenlerin çoğunluğunu CHP’ye oy vermemiş kişiler oluşturdu. 19 kişi ‘sonrasında tepki görmeyi de göze alarak’ söz alıp, görüşünü aktarmış, soru sormuş. Kılıçdaroğlu da katılımcıları sözlerini kesmeden, sürekli not alarak dinlemiş. Kılıçdaroğlu’na iletilen temel mesajlar şunları olmuş: Cami, imam, tarikat ve cemaatlerle uğraşmayın, CHP’yi yönetenler Aksaray’da ayak basmadıkları yer bırakmazlarsa, partilerini anlatırlarsa, halkla iç içe olurlarsa, dinlenirler, il, ilçelerde STK’larla ve basın ile diyaloğunuz zayıf. Oysa halkın beklentilerini, isteklerini buralardan takip edebilirsiniz. Neden düzenli buluşmuyorsunuz?, CHP içinde din görevlisi neden az?, AK Parti’nin her yaptığı işe kötü diyorsunuz, bu doğru mu?, CHP’de değişim var mı?

Kayseri’de 1977’ye dönülebilir mi?

Kılıçdaroğlu, 8 Şubat’ta planladığı, hava muhalefeti nedeniyle ertelediği Kayseri ziyaretini 7 Mart’ta gerçekleştirdi. 1977’de Kayseri’den 3 milletvekili çıkaran CHP, 2002’den bu yana kentten sadece 1 milletvekilliği alabiliyor. Yüzde 12-13 bandında sıkışma var. İlk ziyaret tarihini duyduğumda, kentte kendisinden habersiz kuşun uçmadığını bildiğim Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veli Altınkaya ne diyor diye baktım. Kılıçdaroğlu’na, “Size verilen raporları yırtın” diyordu. Kılıçdaroğlu’nun Çağdaş İş Adamları Platformu’nun daveti üzerine yaptığı toplantıdan sonra ulaştığım Altınkaya’ya toplantıya dair kentte konuşulanları sordum. O toplantıya katılmamıştı ama Kılıçdaroğlu’nun bu toplantı ile bir sonuca varamayacağını düşünüyordu. “39 yıldır bu kentin siyasetini izliyorum. Bu platformun sözcüsünü, başkanını tanımıyorum” dedi.

Altınkaya; Kılıçdaroğlu’na Kayseri’de şehrin temsil kabiliyeti yüksek isimlerine ulaşmasını ve örgütüne de, ‘kardeşim her gün sokakta olacaksınız, meslek örgütlerini dinleyeceksiniz, onlarla iç içe olacaksınız’ demesini öneriyor. Altınkaya; “Kayseri’de İlhan Kesici sevilir, ona ‘Git, orada siyaset yapmadan Türkiye ekonomisinin, piyasanın fotoğrafını çek ortaya koy’ demeli. Bunları yaparsa CHP burada toparlanır, sinerji yarabilir. Kemal Bey buradan iki milletvekili çıkarmak istiyorsa, halka dokunması lâzım. Yoksa, Ankara’da 80 esen rüzgarın hızı Kayseri’ye gelince kadar 50’ye düşer” dedi. Bir başka önerisi de bu toplantılarda Kılıçdaroğlu’nun daha rahat bir ortam için il başkanları ve milletvekillerini yanında bulundurmaması gerektiği oldu.

Raporların içeriği, Aksaray’da söylenenler ve Kayseri’deki toplantıya dair tespit alt alta konulduğunda, ortak noktalar akla takılıyor.

Bu haftanın fikir verecek ajanda notları

17 Mart: Koronavirüs dışında öne çıkan gündem, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya Başbakanı Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile telekonferans ile gerçekleştireceği zirve olacak. Gündem hem Suriye, hem de Libya olacak. AB’nin öne çıkan iki ismi ile yapılacak toplantı 26 Mart’taki AB Zirvesi öncesinde gerçekleşmesi hasebiyle önemli. Ayrıca Merkel ve Macron geçen hafta Libya’daki gayrimeşru yönetimin lideri Hafter ile görüştü. Bu görüşmenin notları da Erdoğan’a aktarılacaktır.