STRESTEN UZAK TAM KAPANMA

Geçtiğimiz hafta ‘Ülke olarak kilo aldık’ yazımda stresi azaltma önerilerimi detaylıca paylaşacağımın sözünü vermiştim. Tam kapanma süreciyle motivasyonunuzda düşme, duygu durumunuzda değişiklikler yaşıyor olabilirsiniz. Aslında veriler de bunu destekler nitelikte. Amerikan Psikoloji Derneği’nin yaptığı bir araştırma sonucuna göre, her 10 yetişkinden 8’i pandeminin kendileri için önemli bir stres kaynağı olduğunu söylüyor. Bu stresin kaynağının gelecekle ilgili belirsizlik olduğunu belirtenlerin oranı ise %77. Diğer taraftan, katılımcıların neredeyse yarısı (%49) pandeminin yaşamlarını olumsuz etkilediğini söylüyor.

STRESTEN UZAK TAM KAPANMA

Depresyon bağışıklık sistemini etkiliyor

Stresin hem bağışıklık sisteminizi hem de yeme davranışlarınızı etkilediğini unutmayın. Yapılan çalışmalar depresyonun oluşumunda bağışıklık sisteminin de rolünün olduğunu gösteriyor. Aslında bu bir döngü ve tek çözüm yolu stres tepkinizi kontrol altına almak.

Stresi sıfırlamak ve stressiz bir yaşam sürmek pek mümkün değil. Bazı zamanlar gerek iş hayatı gerek sosyal hayatınız, gerekse evdeki bazı sorunlarla kendinizi baskı altında hissedebilirsiniz. Pandemi süreci de bu stres düzeyinizi artırarak sizi daha da zorlayabilir. Her zaman bedeninizi olduğu kadar ruhunuzu da beslemeniz gerektiğini söylerim.

Stresin belirtilerinin ve semptomlarının farkında olmak, stres seviyenizi artıran tetikleyicileri bulmak, düzenli olarak egzersiz yapmak, uyku kalitenizi iyileştirmek atacağınız kıymetli adımlardan. Stresi tamamen ortadan kaldırmak yerine onu yönetmeyi seçmek bizim elimizde.

Çocukları ihmal etmeyin

Pandemi yaşam tarzı alışkanlıklarımız üzerimizde ne kadar söz sahibi ise çocuklarımız için de öyle. Bu dönemde okulların kapanması, çocukların evde vakit geçirmek durumunda kalması onları olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve hareketlerinin kısıtlanması bu dönemde yaşanan en büyük sıkıntılardan. Çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi, abur cubur konusunda ev yapımı sağlıklı alternatiflerinin geliştirilmesi ve evde yapılacak fiziksel aktivite seçeneklerinin yaratılması bu dönemde çok önemli.

Physiology and Behavior dergisinde bu ayın başında yayımlanan çalışmada çocukluk dönemindeki egzersiz ve sağlıklı beslenmenin yetişkinlik döneminde daha düşük kaygı düzeylerine sahip yetişkin olmalarına yardımcı olduğu belirtiliyor.

STRESE İYİ GELECEK 4 BESİN

Omega 3 kaynakları

Somon, alabalık ve uskumru gibi yağlı balıklar zihin sağlığında önemli bir rol oynayan DHA (dokosaheksaenoik asit) ve EPA (eikosapentaenoik asit) olarak bilinen, stres giderici zengin bir omega 3 yağ asitleri içerir. 11 ülkeden 2.200’den fazla katılımcının yer aldığı 19 klinik çalışmanın yakın tarihli bir incelemesinde omega 3 yağ asitlerinin anskiyete semptomlarını azalttığı sonucuna varılmış.

STRESTEN UZAK TAM KAPANMA

Fermente gıdalar

Yoğurt, kombu çayı, kefir, lahana turşusu gibi fermente gıdalar stresi ve kortizol seviyeleri azaltmaya yardımcı olan probiyotikler olarak bildiğimiz dost bakterileri içerir.

Bağırsak mikrobiyotası ile strese tepki verme arasında nedensel bir ilişkinin olduğu da yapılan çalışmalarda görülüyor.

Magnezyum yönünden zengin besinleri tüketin

Stres ile magnezyum arasında bir ilişkinin olduğuna dair birçok çalışma yapılıyor.

Magnezyumdan fakir bir diyet, stres hormonlarını artırabilir. Yeşil yapraklı sebzeler, kabuklu yemişler ve tohumlar; baklagiller ve tam tahıllar gibi magnezyum açısından zengin yiyecekler tüketmeye özen gösterin.

Kendinize bir bitki çayı demleyin

Bitki çaylarının rahatlatıcı etkisinden yaralanabilirsiniz. Yeşil çayın içerisinde yer alan theanine amino asidi, serotonin ve dopamin üretimini artırarak, stres kaynaklı gerginliği azaltıp, sakinleştirebilir. Melisa ve papatya çayının da rahatlatıcı etkisinden faydalanabilirsiniz. Yeşil çay ayrıca vücuttaki oksidatif stresi azaltmaya ve hastalıklara karşı korumaya yardımcı olan antioksidanlar açısından da zengindir.

DİĞER YENİ YAZILAR