Amerikalılar işini bilir!

Önceki gün İzmir’de önemli bir ticari zirvenin gerçekleşeceği haberi geldi. Kentteki yenilenebilir enerji fırsatlarını değerlendirmek için ABD’li Bakan Yardımcısı Michal Camunez beraberinde 16 Amerikan şirketiyle gelecekti. Bu şirketlerin yenilenebilir enerji alanında işbirliği ve yatırım için geldiği belirtiliyordu. Takip etmeliyim ama nasıl Gündem inadına yoğun; ilk toplantıyı kaçırdım, ikinciyi kaçırdım, üçüncüsüne nihayet yetişiyorum.
Gelen firma temsilcileri arasında dikkatimi ilk olarak, yenilenebilir enerjide doğrudan faaliyet gösterenlerin olmaması çekiyor. ‘Yeni yatırımlara ortak olabilecek ya da yan sanayi firma kurma idealleri olan firmalar hangileri olabilir diye dikkatle bakıyorum. Bu arada ABD Büyükelçiliği Ticaret Müsteşarı Michael A. Lally, mikrofonda kendilerine yardımcı olan Enerji Bakanlığı yetkililerine teşekkür ediyor, İzmir’i yere göğe koyamıyor. Lally’e “İzmir’in enerji potansiyeli nasıl dikkatinizi çekti, sizi buraya yönlendiren ne oldu” diye soruyorum....
Lally sorumu “Türkiye’nin Enerji Bakanlığı” diye yanıtlıyor. Demek ki, TBMM Enerji Komisyonu’nun ardından Bakanlık da bölgedeki enerji potansiyeli ile yakından ilgileniyor. Heyecanlı gazetecinin heyecanı burada bitiyor çünkü Lally asıl geliş nedenlerini anlatıyor:
“Bakanlıktan bizlere firmaların enerji maliyeti en yüksek, 3 kenti belirlemesini istedik. Bu kentlerdeki OSB’lerde hedef firmalar seçtik. Bu firmaların enerji maliyetlerini önemli ölçüde azaltmaları için röntgenlerini çekiyoruz.”
* * *
Buraya kadar güzel. Yüksek enerji maliyetiyle çalışan firmalar için verimlilik büyük önem taşıyor. ABD Ticaret Bakanlığı çalışma için Türkiye’ye 1 milyon dolarlık hibe ayırdı. Peki bu 16 şirket ne yapacak ? Görünen şu; verimsel düşüklüğü önlemek için yol haritası hazırladıkları firmalara “gelin biz size bu sistemi sağlayalım” diyecekler. Kimi cihaz verecek, kimi sistem kuracak.
Türk firmaları bu bedeli öderken isterlerse Amerikan ticaret ve proje finansman kuruluşundan kredi kullanabilecekler. Kredi kuruluşunun temsilcisi de heyetle birlikte dolaşıyor, o da hazır.
Bu çalışma, Amerikalılar’ın ne kadar planlı, sistem dahilinde hareket ettiğini gösteriyor. Şirketlerinin ürünlerini öyle güzel pazarlıyorlar ki, “Bizler Amerikalılar yatırım getirecekler” diye onları plaketlerle karşılarken, bazı odalarımız ABD Başkanı Obama’ya mesaj iletme derdine düşerken, onlar devlet eliyle örnek bir pazarlama yani “Marketing Stratejisi” uyguluyorlar.
* * *
Elbette bu çalışmalar uzun vadede Amerikan firmalarına İzmir’i, bölgeyi tanıma fırsatı da getirecek. Enerji verimliliği sağlayan firmalar açısından da önemli. Ancak asıl bakılması gereken nokta; kurdukları sistem.
Özetle boşa oyalanmıyorlar, boşa atış yapmıyorlar...

EXPO’da kaptan kim olacak?

İzmir’in EXPO 2020 adaylığı çalışmalarını yürütecek kaptan, 14 Aralık’ta EXPO Yönlendirme Kurulu’nun içinden seçilecek, Yürütme Kurulu’nun ve kaptanın belirsizliği, beklentileri, senaryoları da havada uçuşturuyor.
İzmir Valisi Cahit Kıraç, bir an önce yükü bu yeni kaptana teslim etmeye çalışıyor. Kaptan daha çok “Genel Sekreter” görevi de görerek, tüm detayları planlayacak. Bu konudaki iktidar oyunlarını daha önce yazmış, perde arkasında isteklilerin, restleşmelerin olduğunu söylemiştik. Konu çok canlı ve karşımıza yeni ihtimaller çıkıyor. Son gelişmelerin İzmir Kalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu Başkanı Kemal Çolakoğlu ile işdünyasının güçlü ismi Lucien Arkas’ı ön plana çıkarttığı konuşuluyor.
Ancak işlerinin yoğunluğu ve hiç düşünmemesi nedeniyle Arkas’ın adının nasıl ortaya atıldığına kimse inanamıyor.
Bizim “son” duyumlarımıza göre ise Deniz Ticaret Odası Başkanı Geza Dologh alternatifi de güçleniyor. Dologh, birkaç dile olan hakimiyetiyle dikkat çekiyor.
Sonuçta, EXPO’nun yapısında kamu ve Bakanlıklar ağırlığı olduğu da gözönüne alınırsa, Yürütme Kurulu ve yeni kaptanın belirleneceği “14 Aralık’a kadar yeni ve farklı “son” gelişmelerin olması da muhtemel....