Dilek Gappi

Dilek Gappi

dilek.gappi@dogangazetecilik.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

‘İzmir’de gündemde hep aynı konular var’ diye eleştirirken çok mu yürekten dilemişiz nedir, son haftalarda art arda bomba gibi konular üzerimize düştü.
Gerçi biz olumlu gelişmeler istemiştik ama galiba bunu belirtmeyi unutmuşuz!..
Önce CHP’li belediye başkanlarının krizi tırmandı, Genel Merkezin olaylara el koyması devreye girdi.
Bu arada başka bir gelişme İzmir Ticaret Odası’nda yaşandı.
Nurtopu gibi bir kravat krizimiz oldu.
Diğer olayların yanında Ticaret Odası’ndaki tartışma başlarda, bir şekil-şemal tartışması gibi geldi.
Başkan Ekrem Demirtaş, Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Güldoğan’ı son yönetim kurulu toplantısına kravatsız geldiği gerekçesiyle yönetime almadı. Güldoğan da yönetim toplantısına avukatıyla gitti, durumu noterle tespit ettirdi.
Ancak olay kapanmadığı gibi Güldoğan, Demirtaş aleyhinde suç duyurusunda bulundu.
Bu bir asrı geçkin oda tarihinde görülmemiş bir olaydı. Araştırdığım kadarıyla ilk kez bir üye, yönetim kurulu başkanını adli makamlara şikayet ediyordu.
Aynı günlerde bir kravat arzusu daha vardı. İl Genel Meclisi Başkanı İsmail Değirmenci de Meclis üyelerini toplantılara kravatsız gelmemeleri konusunda uyarıyordu.
Değirmenci, Demirtaş’tan daha yumuşak çıktı. İl genel Meclisleri, TBMM iç tüzüğüne göre çalışmasına ve aynen hareket etmesine rağmen henüz kimseyi yönetimden atmadı.
Her zaman serinkanlılığı ile tanınan Demirtaş’ı da acımasız yapan görgü ve temayüllere sıkı sıkı bağlılığı değildi elbet.
Üstelik TOBB’a bağlı oda ve borsalar kılık kıyafet konusunda serbestti. TOBB Yönetmeliği, muamelat yönetmeliği ve İTO yönergelerinde bile kravat takma zorunluluğu da yoktu.
Ancak köprüler daha önce atılmış, sorunlar kravata takılmıştı.
* * *
Geçen Oda seçiminde çok değil tarih 2009 Şubat’ı gösterirken, Başkan Ekrem Demirtaş’a seçimi kazandıran kritik isimler arasında Erkan Güldoğan da vardı.
CHP’li Güldoğan, Demirtaş’ın rakibi, yakın tanıdığı Alaattin Yüksel olmasına rağmen çizgisinden vazgeçmedi, yola Demirtaş’la devam etti.
Bu süreçte ne oldu da türlü baskı ve iknaya karşın birlikte yola devam eden ikili ‘kravat kravata’ karşı karşıya geldi?
İkilinin arasına önce ‘E- Ticaret Projesi’ girdi. İzmirli tüccarlara yönelik Oda adına bir site hazırlamak için yola koyulan Güldoğan, Demirtaş’tan istediği desteği bulamadı. Başkan bu fikre bir türlü destek sağlamadı.
Derken araya Meclis Başkanlığı seçimleri girdi. Bu seçimde Güldoğan’ın ‘Ya yönetim kurulu üyeleri özgürce aday olabilsin ya da prensip kararı alalım, Yönetim’den hiç kimse aday olmasın’ şartının konulmasını istemesi hem dengeleri hem de sinirleri bozdu.
Üzerine Başkan Demirtaş’ın Odadan 2,5 milyon TL’lik bir kaynağı Ekonomi Üniversitesi’ne aktarmasına yönelik kararına Güldoğan’ın şerh koyması ilişkilerin tuzunu da biberini de kaçırdı. Yutkunmalar arttı.
Son yıllarda ilk kez yönetim kurulunda Ekrem Bey’in aldığı karara bu kadar net bir karşı çıkış vardı.
Haliyle, kararan gözler, kravata takıldı.
* * *
Hakkını da vermek gerekir; Ekrem Bey hep bir tertip düzen adamıdır.
Her zaman titiz giyinir, kuralları sever ama bu kez ayar kaçtı.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu bile yazın kravatsız yönetim kurulu toplantıları yapar, kendi dahil toplantılara kravatsız gelinmesini isterken, özgürlüklerin kenti İzmir’de bugüne kadar örneği görülmemiş bir tartışma başlattı.
Kravat takmasa da, markalı ve şık giyinmesiyle bilinen Güldoğan’sa şimdilerde ‘Fikirlerim kıyafetlerimden önce gelinceye kadar kravat takmayacağım’ diye diretiyor, mücadelesinde sonuna kadar gideceğini söylüyor.
“Bu çağda bu lise baskısını aklım almıyor, kışın zaten düzenli kravat takıyoruz” diyor ama o da biliyor ki, kravat bahane....
Bundan sonrası ne olacak bilmek mümkün değil, Başkan Demirtaş bu konuyla ilgili konuşmuyor.
Gelecek bilinmese de şimdi ortada iki gerçek var...
Birincisi bu tartışmalar 126 yıllık tarihiyle Türk ticaretine önderlik etmiş bugüne kadar projelerle ön plana çıkmayı başaran bir odaya yakışmıyor. Başkan Demirtaş bu konuya mutlaka bir çözüm bulmalı.
İkincisi, İzmir Ticaret Odası’nda, ‘Başkan ne derse o olur’ kuralını genç kuşağa ezberletmek, her istediğini yaptırtmak geçmişteki kadar kolay olmayacak görünüyor.



Not: Bunca yıllık tecrübesiyle Başkan Ekrem Demirtaş’ın bu gidişata izin vermeyeceğine, bir çözüm yolu bulacağına inanmakla birlikte, taraflara nacizane bir öneride ben de bulunmak isterim. Kravat desenli gömlek giyildiği takdirde her iki taraf da hedefine ulaşmış olacak ve belki de İzmir’de bu yolla yeni bir ticari fırsat doğacaktır, Ne dersiniz!