Yaraya geçici pansuman

TOPLUM Yararına Çalışma Projesi’nde ikinci etap başladı. İzmir’de yaklaşık üç bin işsiz, geçici süreyle işe alınacak.

KÜRESEL krizin ağır etkilediği günlerde Hükümet tarafından işsizlere kısa vadede iş bulmak amacıyla uygulanmaya başlanan “Toplum Yararına Çalışma Projesi”nde ikinci çağrıya çıkıldı. İzmir’de yaklaşık 3 bin kişi işe alınacak. Çağrı tüm kamu, sivil toplum ve özel kuruluşlara açık olarak yapıldı.
Kurumlar, oluşturdukları projeler kapsamında, ücretleri İŞKUR tarafından ödenecek işsiz personelden yararlanabilecekler. Kurumların 22 Şubat akşamına kadar projelerini teslim etmeleri gerekiyor. Bu projelerde çalışmak isteyen işsiz kişiler de Mart ayı içinde ilgili kurumlara başvurabilecekler.
Geçen yıl işsizlikle mücadele kapsamında, İzmir’de 71 projede 3 bin 132 kişinin bu olanaktan faydalandığını belirten İŞKUR Bölge Müdürü Süleyman Boyacıoğlu, bu kişilerin okulların temizliği, belediye parklarının düzenlenmesi ve ağaçlandırılması, Kültür Müdürlüğü’nün müzelerle ilgili işleri, foça kazıları gibi alanlarda üç ile altı ay arasında çalıştıklarını anlattı.
İŞKUR kendilerine gelen projeyi değerlendirecek. Talep eden kurum ve kuruluşların oluşturdukları projelerde toplum yararına çalışma yapmaları gerekiyor. Özel kuruluşlar da eleman talep edebilecek ancak bu elemanları kendi işleri için değil, proje dahilinde çalıştırabilecekler. Kurum başına eleman sınırlaması getirilmiyor.
Projeler kapsamında çalışma süresi iki aydan altı aya kadar uzayabilecek. Tekliflerin sonucunda kaç kişinin işe alınacağı netleşecek. 22 Şubat’a kadar alınacak teklifler İŞKUR tarafından bir hafta içinde incelenecek.
İş başvurusu yapanlarda ise İŞKUR’a kayıtlı olmalarının dışında bir koşul aranmıyor. İşsizler, Mart ayı içinde hangi kurumların eleman istediğini İŞKUR’dan takip ederek, doğrudan o kurum ya da kuruluşlara başvuracak.
Kurumların toplam talebinden daha çok sayıda başvuru olduğunda, seçimler noter huzurunda kurayla belli olacak.
Eski çalışanlar yeniden seçildikleri takdirde en çok üç ay çalışabilecekler.
* * *
Diyelim ki adı Ahmet.
Ahmet ilkokul mezunu demirci ustası. 2008’i kavuran günlerde işsiz kaldı. İç piyasanın hali ortada. Ahmet iki yıldan bu yana iş bulamıyor. İŞKUR’a gidip kaydını yaptırdı ama kurum TÜİK rakamlarına göre 156 bin işsizden hangisine iş bulacak. Ahmet şimdi bu projeden eğer şansı varsa, hangi kurum ve kuruluşların eleman istediğini takip edebilecekse ve ardından kurada çıkarsa yararlanabilecek. En fazla altı ay için evine ekmek götürebilecek.
Çoluğu çocuğu altı ay için para görebilecek. Asgari ücret ama olsun canla başla çalışacak Ahmet.
Ahmet şanslı mı?
Böyle bir proje olmayabilir, kuradan çıkmayabilirdi. Ya beş altı ay sonrası?
Ahmet yararlandığı projedeki kuruma alışacak. Ama hiç şansı yok. Borç sıkıntısı yaşayan belediyeler, kamu kurumları eleman alamıyorlar alsalar bile merkezi sistemle eleman gönderiliyor.
* * *
‘Toplum Yararına Çalışma Projesi’ bir global kriz önlemiydi.
Hükümet kriz için önce teğet geçti dedi. Teğetin altında ezilenleri gördükçe geç de olsa bazı önlemler alındı. Ancak en çok sorgulanması gereken önlemlerden biri buydu. Bir yandan işletmeler eleman çıkarılırken, yaradan kan fışkırırken, öte yandan kamu kaynaklarıyla bu tür geçici önlemler oluşturuldu. Yaraya merhem değil, pamuk bastırıldı.
İzmir’de resmi kayıtlara göre 155 bin işsiz bulunuyor. Türkiye genelinde işsizlik yüzde 11.0’ken İzmir’de bu rakam yüzde 11,8. Yalnızca geçen yıl İŞKUR’a 87 bin kişi başvurdu.
Tabii ki yara çok büyük ve böyle kapanmıyor.
* * *
Dönelim Ahmet’e...
Yine de eve ekmek götürmek için iyi şans. Fazla zamanı yok, acele etmesi gerekiyor.

Yaraya  geçici pansuman

Bavulu sırtında Atina yollarında

İZMİR Ticaret Odası tarafından “9. Ekonomik Zirve” ile Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nce düzenlenen ‘Turkish Fahsion Break’ aynı gün Atina’da gerçekleştirildi ve izlenimlerimizi dün yazmıştık. Ancak buraya bavullarıyla numuneler getiren, bağlantı kurmak için çabalayan işadamlarımızı yazmaya yerimiz kalmadı. Oysa kim ne derse desin bu tür toplantılarda beni ikili görüşmeler de ilgilendiriyor. Zamanını kenti gezmeye değil, malını satmak için Yunanlı alıcıyı etkilemeye ayıranların emeklerini görmek heyecan veriyor. Türk, Yunanlı yetkililer makro konularda yol almak isterken onlar, getirdikleri numuneleri beğerdirmeye çabalıyor. Çok ya da az alıcı çıkması da önemli değil.
Küçük bir bağlantı ardından, farklı sonuçlar getirebiliyor ya da bir vizyon kazandırabiliyor.
* * *
Atina’da bu kez küçük stantlar açmışlardı. Özenle mallarını sıraladılar. Çoğunlukla küçük ölçekli işletmeler vardı. Büyük kısmı ihracatı ilk kez deniyordu.
Ayyak-kabıcılardan Hüdaverdi markasıyla üretim yapan Süleyman Özcan ‘86 yılından beri üretim yaptıklarını, ilk yurtdışı bağlantısı için geldiklerini anlattı. Gelinlik ve abiye kıyafetleriyle gelen Hayrullah Sevimli aylık 500-600 kıyafet ürettiklerini, modellerine güvendiğini söyledi.
Hızla ilerleyen Oğuz Giyim’in sahibi Selahattin Şenol ile Genel Müdür Faruk Özoğul tecrübeli ve fuarın en hazırlıklı işadamlarındandı. Yılda 25 bin parça kıyafet üreten, kendi tercümanlarını da yanlarında getiren ikili, Yunanistan’la daha önce bağlantı kurduklarını, geliştireceklerine inandıklarını aktardı.
Sonuçta bağlantı adedi değil, azim önemli. Yine de Ege İhracatçı Birlikleri, gittikleri ülkede sektörel duyurularını daha iyi yapabilmeli.
Az sayıda firma, az sayıda Yunanlı alıcıya karşı emek harcadı ama takdire değerdi.