Kozmetik diş hekimliği ve kozmetik diş beyazlatma

29 Kasım 2021

Kozmetik diş hekimliğinin, kozmetik diş kaplamaları, kozmetik diş kronları, kozmetik diş implantları, kozmetik diş şekillendirme ve bugünkü yazımda ele alacağım kozmetik diş beyazlatma olmak üzere birçok türü vardır.

Daha doğal bir gülümsemeye sahip olmak, tüm görünümünüz üzerinde büyük bir etkiye sahip olacaktır; uygulayacağınız en ufak bir adım bile kendinize olan güveninizi, özsaygınızı yükseltebilir ve daha çok gülümseme isteği uyandırabilir.

Genel kanının aksine, daha beyaz dişler daha doğal bir gülüş anlamına gelmemektedir. Diş beyazlatma tedavisine karar verirken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Eğer sadece beyaz dişlere sahip olmak istiyorsanız bu çok kolay olacaktır. Dişleriniz sadece bir saatte 10 tona kadar açabilir. Ancak böyle bir durumda gülüşünüz doğallıktan uzak ve yapay bir görünüm alacaktır.  

Kozmetik Diş Beyazlatma, Işıltılı ve Doğal Gülümse!  

Diş plağının kurbanı olduysanız veya dişlerinizin limon rengine döndüğüne tanık olduysanız, kozmetik diş beyazlatma tedavisinin diş hekimliği alanında bir nimet olduğunu göreceksiniz. Daha beyaz ve daha doğal dişler için yüksek meblağlar ödeyen çok fazla insan var. Çünkü gülüşünüz sizi sadece çekici değil aynı zamanda ulaşılabilir de kılıyor. Ve bu nedenle, ışıltılı ve doğal bir gülümsemeye sahip olmak kesinlikle önemlidir.

Peki kozmetik diş beyazlatma tam olarak nedir?

Birçok insan dişlerinin harika görünmesini ister, ancak göz kamaştırıcı beyaz bir Hollywood Gülümsemesi istemez. Nitekim, diş beyazlatma tedavisi yaptırmak, diş kliniğinden en parlak, en beyaz dişlerle ayrılmanız gerektiği anlamına gelmez. Diş kliniklerinde LED Lambalar ile beyazlatma çözümlerinin bir kombinasyonunu kullanarak dişleriniz tam olarak istediğiniz renkte beyazlatılabilir. Böylelikle hem doğal hem de hafif ve parlak bir gülümseme elde edebilirsiniz.

Diğer yandan diş beyazlatma tedavinizi sadece uzman bir diş hekimine yaptırmalısınız ki herhangi bir yan etkiye maruz kalmayın. Kayıtsız salonlar veya merdiven altı sözde diş bakım yerleri tarafından kandırılmayın; dişleriniz en değerli varlığınızdır ve onlara karşı çok dikkatli olmalısınız.

Yazının devamı...

Ağız sağlığı: Sağlıklı bir yaşama açılan pencere

22 Kasım 2021

Şüphesiz, hiç kimse çürük bir domates, pis bir meyve veya küflenmiş bir yemeği tüketmek istemez. Kireçli bir suyu da içmek istemez. Bunları tüketmekten kaçınmamızın sebebi sadece gözle görülür oldukları için mi? Elbette ki hayır. Böyle besinleri tükettiğimizde sağlığımızın zarar göreceğini bildiğimizden ötürü kaçınırız aslında. Bunun gayet farkındayız.

Diğer yandan temiz, lezzetli görünen ve iştah açıcı bir yemeği kirli bir tabaktan da yemek istemeyiz. Hatta ve hatta kirli bir ortamda dahi bir şeyler yemekten kaçınırız.

Tükettiğimiz her besin genel sağlığımınız temelini oluşturmaktadır. İnsan ne tüketiyorsa odur. Bu yüzden tükettiğimiz besinin temiz ve sağlıklı olması vücudumuza yansıyacaktır. Sadece temiz ve sağlıklı olması da yetmiyor. Aynı zamanda temiz ve sağlıklı bir ortamda öğütülerek tüketilmesi de şart.

Eğer sağlıklı bir besini çürüklerle doldu bir ağızda öğüterek tüketirseniz, o besin sağlıklı olmaktan çıkar. Hiç kimse bir tabak bakteri yemek istemez.

Ne demiş atalarımız: ‘’Sağlık kafa, sağlıklı vücutta bulunur’’. Ne kadar doğru söylemişler değil mi? Ama maalesef ki eksik söylemişler. Bu söz, küçük bir eklemeyle çok daha anlamlı olacaktır. Hep şöyle derim: ‘’Sağlıklı kafa, sağlıklı vücutta, sağlıklı vücut, sağlıklı ağızda bulunur’’. Ne çok sağlık dedik. Sanırım bu günlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey SAĞLIK.

Ağız-vücut sağlığı arasındaki bağlantı

Ağız, bazıları diş çürümelerine ve periodontal (diş eti) hastalığına bağlı sayısız bakteri ile doludur. Vücudun diğer bölgelerinde olduğu gibi, ağzımız da çoğunlukla zararsız bakterilerle doludur. Ancak ağzımız sindirim ve solunum yollarımızın giriş noktasıdır ve bu bakterilerin bazıları hastalığa neden olabilir.

Normalde vücudun doğal savunması ve günlük fırçalama ve diş ipi kullanımı gibi iyi ağız sağlığı bakımı bakterileri kontrol altında tutar. Ancak bunlara dikkat edilmemesi feci sonuçları da beraberinde getirebilir. Bazı araştırmacılar, oral bakterilerin kalp hastalığı, arter tıkanıklıkları ve felç ile bağlantılı olabileceğini düşündürmektedir. Bunların yanı sıra, kötü ağız sağlığı, hamilelik ve doğum komplikasyonları, zatürre, şeker hastalığı ve alzheimer dahil olmak üzere çeşitli hastalıklara da yol açabilir.  

Yazının devamı...

Dişleriniz kışa hazır mı?

16 Kasım 2021

Sıcaklığın düşmesi, diş hassasiyeti veya dişlerde çatlaklar gibi ağız sorunları yaşama olasılığınızı artırır. Ancak, belirli önleyici tedbirlerin alınmasıyla tüm bu sorunlardan kaçınabilir, ayrıca fiziksel sağlığınıza daha iyi bakmanız için harika bir fırsat yaratabilirsiniz. Evet doğru okudunuz. Birkaç önleyici tedbiri benimsemek, tüm sorunlardan kaçınmanıza ve sağlıklı bir yaşam sürmenize yardımcı olabilir.

Bu günkü köşe yazımda, kış aylarında dişlerinizi ve diş etlerinizi korumanın ipuçlarını paylaşacağım.

Ne sıklıkla diş hekiminize gidiyorsunuz? Yoksa aksatıyor musunuz?

Ağız ve diş sağlığınıza dikkat etmek istiyorsanız, ki mutlaka etmelisiniz, belirli periyotlarda mutlaka diş hekiminizi ziyaret etmelisiniz. Bu, yılın tüm ayları için geçerli. Ancak soğuk kış aylarında dişlerinizi ve diş etlerinizi bir diş hekimine kontrol ettirmenin gerekliliği daha da artacaktır. Dişlerinizi ve diş etlerinizi soğuk havaya maruz bırakmak birçok hastalığa zemin hazırlayabilir.

Biz diş hekimleri, kış için diş bakım ipuçları isteyen insanlarla sık sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle, bu konuyla ilgili önemli bilgileri içeren bu yazımı siz okurlarıma sunuyorum. Aşağıdaki bölümü kapsamlı bir şekilde okuyarak aklınızdaki soru işaretlerini giderebilirsiniz. Hadi başlayalım.

Kış aylarında sık rastlanan diş hassasiyetini önlemek için dişlerinizi fırçalama şeklinizi değiştirin

Düşen sıcaklıklar, dişlerin soğuğa ve sıcağa karşı hassasiyetini artırabilir. Sadece sıcak veya soğuk yiyecek ve içeceklerden değil, soğuk hava bile diş hassasiyetine bağlı diş ağrısına neden olabilir. Soğuk havalarda diş hassasiyetinizi hafifletmek için ilk yapmanız gerek şey, dişlerinizi özellikle hassas dişler için üretilmiş bir diş macunu ve yumuşak kıllara sahip bir diş fırçası ile fırçalamaktır. Fırçalamanın akabinde diş ipi kullanmak da diş etlerinizin ve dişlerinizin sağlığı için çok önemlidir. Ayrıca yemek yeme ve diş fırçalama arasında 30 dakika ile 1 saat arasında bir süre bırakılmalıdır.

Evde iyi bir diş bakımı uygulamak, sorunla mücadeleye yardımcı olmak için önemlidir. Ancak diş etleriniz zaten şişmiş, kanıyor veya ağrıyorsa mutlaka diş hekiminize görünün.

Yazının devamı...

Tükettiğimiz sağlıklı besinler gerçekten sağlıklı mı?

8 Kasım 2021

Hangi yaşta olursanız olun diş çürüklerinin nedenleri aynıdır. Diş çürüğü, günlük hayatta sıklıkla tüketilen şekerle beslenen ve çürüklere neden olan bakteri içeren plaklar oluştuğunda meydana gelir. Çürükler, şekeri metabolize eden ve diş yapınızı eriten aside dönüştüren bakterilerden kaynaklanır.

Nelerden uzak durmalıyız?

Dişlerinizi olabildiğince sağlıklı tutmak için hangi yiyeceklerden uzak durmanız veya en azından sınırlamanız gerektiğini bir uzman olarak derledim.

Şüphesiz ki besin değeri yüksek gıdalar vücudumuz için iyi, metabolizmamız için uyarıcı ve zihnimiz için canlandırıcıdır. Şaşırtıcı bir şekilde, vücut için iyi olabilen, ancak dişlerimiz için kötü olabilen besleyici gıdalar da vardır.

Araştırmalar, bazı gıdaların diş çürümesi riskimizi artıran maddeler içerdiğini gösteriyor. Bu gıdalarda aşırıya kaçmak, diş sağlığı için istenmeyen olumsuz bir yan etkiye veya dönülmesi güç bir diş hastalığına yol açabilir. Sağlıklı beslenmeyi harika görünen bir gülümsemeyle dengelemeye istekliyseniz, dikkatli olmak isteyebileceğiniz yiyecekleri sizler için listeliyoruz.

Her şeyi kararında tüketmekte fayda var! Aşırıya kaçıldığında diş sağlığını olumsuz yönde etkileyen gıdalar:

1. Çay

Biz Türk halkı olarak çaya olan düşkünlüğümüz başka herhangi bir şeyle kıyaslanamaz. Çay, bizim için adeta bir kültür niteliğindedir. Buna karşın merak edebilirsiniz, çay gibi yumuşak bir şey dişlerinize nasıl zarar verebilir? 2014 yılında yapılan bir araştırmaya göre, çay içmek dişlerin rengini kahve, kırmızı şarap ve hatta koladan daha fazla bozabilir. Yüksek miktarda çaya maruz kalan dişlerde daha fazla yüzey kaybı ve diş minesinde aşınma görülmüştür.

Yazının devamı...

Hamilelik ve diş sağlığı arasındaki ilişki

2 Kasım 2021

Hamile olmak birçok sorumluluğu beraberinde getirir ve dişlerinize bakma şekliniz de bu sorumluluklardan sadece bir tanesidir. Rutin bir diş hekimi ziyareti, çoğu hamile kadın için güvenli bir uygulama olsa da, riskli hamileliklerde diş hekiminiz tedavinizin ertelenmesini talep edebilir.

Hamilelik döneminde vücudunuz, günbegün büyüyen bebeğinizin sağlığına uyum sağlamak için daha fazla besine ihtiyaç duyar. Diş ve diş eti sağlığınıza dikkat etmemeniz durumunda, hem kendi sağlığınızı hem bebeğinizin sağlığını riske atan ağız sorunlarıyla karşılaşmanız daha olasıdır.

Şimdi hep birlikte, olası komplikasyonları önlemek için bu özel dönemde ağız sağlığınıza nasıl dikkat etmeniz gerektiğini inceleyelim.

Ağız sağlığı ve hamilelik üzerindeki etkileri nelerdir?

Ağız sağlığı ağzınızın, dişlerinizin ve diş etlerinizin sağlıklı olması anlamına gelmekle birlikte, genel sağlığınızın da önemli bir parçasıdır. Aynı zamanda anne adayları için, doğum öncesi bakımın da (hamilelik sırasında alınan tıbbi bakım) önemli bir unsurudur.

Hamileliğin ağız sağlığı sorunları riskini artırabildiği ve bu sorunların anne adaylarını, hatta ve hatta bazı durumlarda doğmamış bebeklerini dahil olumsuz yönde etkileyebildiği gözlemlenmiştir.

Anne karnındaki bir bebeğin sağlığı şüphesiz ki anne adayının ağız sağlığı ile yakından ilişkilidir.

Örneğin, bazı araştırmalar diş eti hastalığı ile erken doğum arasında bir bağlantı olduğunu göstermektedir. Eğer hamile bir kadının ağzında aşırı bakteri üremesi varsa, bu bakteriler diş etleri yoluyla kan dolaşımına sirayet edip uterusa kadar gidebilir. Bu da prostaglandinler adı verilen ve erken doğuma neden olduğundan şüphelenilen kimyasalların üretimini tetikleyerek çocuğun erken doğmasına neden olabilir.

Yazının devamı...

Güldükçe iyileşiyoruz!

25 Ekim 2021

Şimdi elinize herhangi bir kalem alın ve dudaklarınız kaleme değmeyecek şekilde kalemi ön dişlerinizin arasında yerleştirin. Kalemi dişlerinizle sıkıca tutun ve onunla bir cümle yazmaya çalışın. Burada en önemli husus, dudaklarınızın kalem değmemesidir.

Cümleyi yazarken nasıl hissettiğinizi düşünün. Somurtkan mı yoksa güleç ve neşeli mi? ‘’Elbette güleç ve neşeli...’’

Çünkü yüz kaslarınız gülme pozisyonunda. Bu tuhaf gülümseme beyninizi mutlulukta kandırıyor ve ister istemez mutlu hissediyorsunuz.  Öyle değil mi?

Psikologlar, gülümseme (veya kaşlarını çatma) gibi duygusal ifadelerden elde edilen “yüz geri bildiriminin” beyne duygusal bir deneyimi artıran, hatta kıvılcım oluşturan bilgiler verdiğini söylüyorlar. Aynı zamanda, bunun gibi egzersizlerin bizi daha mutlu ettiğini savunmaktadırlar.

Daha çok gülelim, daha iyi hissedelim, daha güçlü olalım

Sürekli gülümseyen ve mutlu olma eğilimi olan kişilerin yüksek nitelikli sosyal ilişkilere sahip olma olasılığı daha muhtemeldir. Öte yandan daha çok gülümseyen kişilerin hem kendileri ile olan ilişkilerinde hem sosyal ilişkilerde hem de ruhsal anlamda daha sağlıklı olma eğiliminde olduğu bir sır olmaktan çıkmış ve onlarca araştırma tarafından kanıtlanmıştır.

Gülümseme aynı zamanda kişisel psikolojik faydalarla da yakından ilişkilidir. Gülümsemenin bireyleri hayatın zorlukları karşısında daha güçlü kılma ve olumsuz duygusal olaylarla başa çıkmalarına yardımcı olma gibi olağanüstü bir etkisi vardır. Bu, akıl almaz bir şey gibi görünebilir. Ancak sonuç olarak, ‘’Daha mutlu kişiler daha çok gülümser ve daha çok gülümseyenler daha mutlu kişilerdir.’’

Daha ne bekliyoruz, hep birlikte gülümseyelim

Yazının devamı...

Bebeklerinizin dişlerine iyi bakın!

18 Ekim 2021

Diş çıkarma, hem bebekler hem de ebeveynler için önemli bir dönüm noktasıdır. Bazı bebekler dişleri çıktıkça huysuzlaşmaya başlar, uyku sorunları yaşar ve sinirli hale gelebilirler. Bunların yanı sıra iştahlarını kaybedebilir veya normalden daha fazla salyaları akabilir.

Dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Bu dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli husus, bebeklerin dişleri ilk ortaya çıktığı anda çürüme meydana gelebileceği gerçeğidir. Çürümelerin önüne geçilmesinin tek yolu, dişlerin ilk çıkmaya başladığı andan itibaren ebeveynlerin çocuğun diş temizliğine azami derecede hassasiyet göstermesinden geçer.

Burada sorulması gereken önemli soru: Bir çocuğun dişini fırçalarken ne kadar diş macunu kullanılmalı?

Çocuğunuzun dişlerini temizlemek çok fazla zaman almayacaktır. Çocuğunuzun kendi başına fırçalayabileceğinden emin olana kadar, çocuğunuzun dişlerini günde iki kez çocuk diş fırçasıyla fırçalamaya özen gösterin.

Eğer çocuğunuz 3 yaşında veya daha küçükse, yumuşak bir çocuk diş fırçasına yeteri miktarda diş macunu sürerek fırçalayın (bu yaştaki çocuklar için önerilen miktar yaklaşık bir pirinç tanesi büyüklüğüne denk gelen miktardır). 3 yaş ve üzeri çocuklar için bezelye büyüklüğünde diş macunu yeterli olacaktır.

Peki bebeğinizin ilk diş hekimi ziyaretini ne zaman planlamalısınız?

Heyecan verici ilklerle dolu bir yılda başka bir kilometre taşı. Çocuğunuzun ilk diş hekimi ziyareti, ilk dişinin çıkmasından hemen sonra ve en geç ilk doğum gününün hemen akabinde yapılmalıdır. İlk diş hekimi ziyareti oldukça önemlidir.

Yazının devamı...