Diş hekimi mi olsam?

Üniversite sınavından sonra okul seçme zamanının gelmesiyle birçok öğrenci diş hekimliği okumayı istemektedir. Tercih öncesi yapılan üniversite gezileri ve internet elbette iyi bir fikir vermektedir. Ancak diş hekimliğini bir de ben size kendi bakış açımla anlatmak istiyorum. Hem Sağlık Bakanlığı’nda hem özel işletmemde hem de üniversitede çalışmış bir diş hekimi olarak size bir fikir vereceğime eminim.

Empati gerekir

Diş hekimliği, basitçe tanımlamak gerekirse, zor, eğlenceli ve itibarlı bir meslektir. Bu meslekte özellikle kendi özel kliniğinizdeyseniz iyi bir doktor, iyi bir işletmeci, iyi bir mühendis, iyi bir sanatçı ve iyi bir psikolog olmalısınız. Sağlıkla ilgili her meslek gibi diş hekimliği de insanla uğraşmayı gerektirir. Bu yüzden insanı ve özellikle hastanızı iyi anlamalısınız. İletişim yönünüzün kuvvetli olması gerekir. Tabii ki insanları anlamak empati yapabilmeyi de gerektirir. Empati insanların bazen nasıl acılarla kliniğinize geldiğini anlamanıza ve tepkilerine anlam vermenize yardımcı olur.

3 boyutlu düşünme


Hastaya memnun olacağı dişleri yapabilmeniz için üç boyutlu düşünme yeteneğinizin olması gerekir. İşe başlarken sonucunda nasıl olacağını büyük oranda bilmelisiniz. Ortaya çıkacak sonucun hastanızın istediğiyle aynı olduğundan da emin olmalısınız. Maalesef, 3 boyutlu düşünme, adı üstünde, bir yetenektir. Çalışılarak biraz gelişebilir ancak az da olsa sahip olmalısınız. Kendinizi aynı zamanda takım çalışmasına uygun olup olmadığınız konusunda da değerlendirmelisiniz. Bu önemlidir.

İyi bir ekip olmalı

Aslında diş hekimi ne kadar iyi olursa olsun, iyi bir teknisyeni, hemşiresi ve resepsiyonisti olmadan başarılı olamaz. Diş hekimi iyi takım arkadaşlarına sahip olmalı ve onlara iyi liderlik edebilmelidir. Hastanız sizden aldığı hizmet kadar kliniğinizdeki hizmet ve temizlikten de memnun olmalıdır. Ayrıca teknisyeniniz sizin işlerinizde farkı oluşturacaktır.

Mühendis, sanatçı


Yazımın başında bahsettiğim iyi bir mühendis olmak; ağız bölgesinin çalışan bir sistem olması ve inanılmaz çiğneme kuvvetlerine maruz kalmasıyla ilgilidir. Tüm bu kuvvetleri ve sistemi mühendis gibi anlamalısınız. Kuvvetle çalışan bir sisteme sanatsal bir çalışma koymak için de sanatı da sevmeniz gereklidir. Hastanıza sağlık, estetik ve fonksiyon sağlamalısınız.

İşletmeciliğin önemi


Bunların hepsi okul stajlarında acı tatlı tecrübelerle öğrenilebilir. Ancak okul sıralarında maalesef öğretilmeyen şey işletmeciliktir. Sonuçta klinikler sağlık işletmesidir. İşletmelerin devamı için de para kazanmaları gerekir. Aslında bu endişelenilecek bir şey değildir. Samimiyetle söyleyebilirim ki insan işini doğru ve ahlaklı yapıyorsa başarı onu mutlaka bulacaktır.



Diş hekimi mi olsam


Uzmanlık alanları


Diş hekimliğinde uzmanlık alanları olduğu genelde bilinmez. Ancak fakülte sonrası diş hekimliğinde uzmanlık sınavı (DUS) ile seçtiğiniz alana göre sizi 3 veya 4 yıl sürecek bir eğitim beklemektedir. Diş hekimliğinde hastanıza bakmanız için fakülte diplomanız yeterlidir; uzman olmanıza gerek yoktur. Ama uzmanlık eğitiminin elbette ki kişiye katacağı bakış açısı ve tecrübe inkâr edilemez. Diş hekimliği fakültesini seçerken meslek hayatınızda uzmanlığa ihtiyaç duyabileceğinizi ve bunun eğitim süresini de hesaba katmalısınız.

Standart üstü hayat


Diş hekimliğini seçmeniz için en büyük sebep ise işinizi sabırla ve düzgün yaptığınızda ülkemizde standart üstü bir hayatı size sağlayacak olmasıdır. Bazen de bu meslekte bir yaşlıdan aldığınız samimi dua ya da sizden memnun kalan hastanızın mutluluğu tüm mesleki sıkıntılarınızı unutturur.

DİŞ İMPLANTINI VÜCUT REDDEDER Mİ?

Diş hekimliğinde kullanılan implantlar değişik sertlikteki titanyum materyallerden oluşturulan vidaların yüzeylerinin pürüzlendirilmesiyle yapılır.

Pürüzlendirme işlemi sadece vidanın kemikle daha fazla bir yüzeyde buluşmasını sağlar.

Tüm bu işlemler sonucunda titanyum implantların çene kemiğiyle birleşmesi, vida yivleri sayesinde mekanik ve yüzey özellikleri sayesinde kimyasal olarak gerçekleşir.

Mantığı canlı doku nakillerinden tamamen farklıdır ve organik olmayan implant vidası için doku uyumuna gerek yoktur.

İmplant malzemesi olarak kullanılan titanyum alerjik bir malzeme de değildir.

Yani “Vücudum implantı kabul etmiyor” sözü çok doğru değildir.

Diş implantlarının kaybını üzerine protez dişler yapılmadan oluşan erken kayıplar ve üzerine protez dişler yapıldıktan sonraki geç kayıplar olarak ikiye ayırabiliriz.

Cerrahi işlemde yapıldıktan sonra oluşan erken kayıplardaki en önemli etken, genelde hastanın hekim önerilerine dikkat etmemesi sonucu implant çevresinde oluşan iltihaplanmadır.

İmplant çevresinde oluşan iltihaplanma sonucunda implant kemikle doğru bir şekilde kaynaşamaz. Ve implant vidası kemikten yavaşça çıkar. Bu durumda iltihap temizlenir ve geniş başka bir implant yerleştirilir. Hasta için ikinci bir işlem ve zaman kaybı demektir ama telafisi olmayan bir durum olmadığından moral bozulmamalıdır.