İnme riskine karşı karotis doppler ultrason!

5 Nisan 2021

Güvenli, ağrısız bir prosedür olan karotis doppler ultrason; karotis arterlerindeki kan akışını incelemeyi içerir. Boynun her iki yanında bulunan karotis arterler, kalpten beyne kan taşımakla görevlidir ve arterlerin incelenmesi inme riskini ortadan kaldırmak için oldukça önemlidir.

İnme riskini arttıran tıkalı veya daralmış karotis arterler incelendiği takdirde erken teşhisle inme riskinin önüne geçilebilir. Karotis doppler ultrason ile mümkün olan bu inceleme ses dalgalarından faydalanılarak gerçekleştirilir. Ses dalgaları karotis arterlerin durumu hakkında bilgi vermekte ve ultrasonun sağladığı detaylı sonuçlar ile olası risk durumunda inme riskini ortadan kaldıracak bir tedavi belirlenmesi mümkün olmaktadır. 

Karotis doppler ultrasona neden başvurulur?

Beynimize giden kanın kısmi ya da tamamen kesilmesi ile 24 saatten az süren, kalıcı olmayan belirtilere geçici iskemik atak denir. Geçici iskemik ataklar gözlemlendiği takdirde inme riskini ortadan kaldırmak ve erken teşhisi sağlayarak tedaviye başlamak için karotis doppler ultrasona başvurmak gerekir. Ayrıca inme riskini arttıran bazı kronik hastalıklar ve tıbbi durumlar bulunmaktadır. Bu hastalıklar; yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve koroner arter hastalığı olarak sıralanabilir. Doktor tarafından stetoskop kullanılarak karotis arterlerde anormal ses tespit edildiyse bir girişimsel radyoloji uzmanına başvurmakta fayda vardır. Ayrıca ailede inme veya kalp hastalığı öyküsü varsa da karotis doppler ultrason işlemine başvurmak gerekir.

Karotis arterler neden daralır?

Kalpten gelen oksijence zengin kanı baş ve beyin bölgesine ileten karotis arterlerde kendiliğinden daralma meydana gelebilir. Zamanla meydana gelen bu durum, arterlerin içinde plak oluşmaya başlaması sonucu damarın iç duvarının daralmasıdır. İnme riskini artıran daralmış karotis arterleri test etmek için bir karotis ultrasonu yapılır. Karotis arterleri genellikle yağ, kolesterol, kalsiyum ve kan dolaşımında dolaşan diğer maddelerden oluşan bir plak birikmesiyle daralır. Daralmış bir karotis arterin erken teşhisi ve tedavisi inme riskini azaltır.

Karotis ultrasonu hangi amaçlarla uygulanır?

Karotis ultrasonu öncelikle plakları ve kan pıhtılarını aramak ve arterlerin daralıp bloke olup olmadığı belirlemek amacıyla uygulanmaktadır. Çünkü karotis ultrason sayesinde kanın kan damarları boyunca hareketi görüntülenebilmektedir.

Yazının devamı...

Köpük tedavisi hakkında merak edilenler

30 Mart 2021

Köpük skleroterapi nasıl uygulanır?

Skleroterapi ile varis tedavisinin bir çeşidi olan köpük skleroterapi, diğer ameliyatsız varis tedavisi yöntemlerinde olduğu gibi hastane ortamına ihtiyaç duymadan uygulanabilmektedir. Varisli hastanın derin lazerle varis tedavisi uygulanamayacak kadar küçük kılcal damarlarına köpük uygulaması yapılmaktadır. Skleroterapi sırasında kullanılan özel bir ilaç hava ile karışmasını sağlayan işlemden geçirilerek köpürtülür ve daha sonra damar içine uygulanır. Damar içine uygulama yapılmadan öncelikle ilacın köpürtülmesinden dolayı da köpük tedavisi olarak adlandırılmıştır.

Köpük skleroterapi işlemi ne kadar sürer?

Ameliyatsız tedavi yöntemi olan köpük skleroterapide hastanın anestezi almasına gerek yoktur. Anestezi gerektirmeyen oldukça basit bu tedavi süreci hasta açısından konforludur. Bu tedavinin yapılması için önceden bir hazırlık yapılması gerekmez. Köpük tedavisi için yaklaşık olarak 15 dakikalık bir süreye ihtiyaç duyulur. Tedavi olmak isteyen kişi günlük yaşamının içinde herhangi bir zamanda varis tedavisine yürüyerek gelip aynı gün evine yürüyerek gidebilir. Günlük yaşam aktivitelerine kaldığı yerden devam edebilir.

Köpük tedavisi sonrası iyileşme gözle görülebilir mi?

15 dakika kadar süren köpük tedavisi anestezi gerektirmediği için hasta uyanık olmakta ve tedaviyi gözlemleyebilmektedir. Oldukça kısa sürede tamamlanan işlemin sonuçları gözle görülebilir olmaktadır.

Köpük tedavisine kimler başvurmalıdır?

Varis incelemesi yapıldıktan sonra belirli seviyeye ulaşan varisler için köpük tedavisi önerilmektedir. Tedavi kararını varis muayenesini yapan girişimsel radyoloji uzmanı vermelidir. Genellikle lazerle varis tedavisi uygulanabilecek kadar geniş olmayan ve nispeten daha dar varislere ve iğnenin girebileceği ince kılcal varislere köpük tedavisi uygulanması uygundur. Varis tedavisini hızlı ve konforlu bir şekilde gerçekleştirmek isteyen hastalar köpük skleroterapi yöntemine başvurabilir. 

Yazının devamı...

Kılcal varisler ağrıya sebep olabilir!

24 Mart 2021

Kılcal damar çatlaması bacakta ağrı hissine neden olabilmekte aynı zamanda bacakta ve özellikle ayak bileğinde venöz yaraların açılmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu gibi durumların yaşanmaması için kılcal varislerin erken dönemde teşhis ve tedavisi oldukça önemlidir.

Bacak ağrılarının sebebi olan kılcal damar çatlaması ilerleyen yaşlarda daha ciddi sorunlara neden olabileceği için erken teşhisle önlemi alınması gerekir. Ağrının kontrol altına alınmasının yanı sıra estetik görünüm açısından da kılcal varis tedavisi gereklidir.

Kılcal varis nedir?

Kılcal varisler genellikle temelde derin venöz sistemde var olan varislerin belirtisidir. Yani bacak toplardamar sistemine bağlı olan ince damarların cilt yüzeyinde görünür hale gelmesidir. Kılcal varis görüldüğünde doğrudan bu varislerin tedavisine başlanması gerekir. Çünkü kılcal varisler ağrı oluşturmanın yanı sıra cilt yüzeyinde örümcek ağı şeklinde görüntüsü ile estetik açıdan da kaygı oluşturabilir.

Kılcal varis neden oluşur, önlenebilir mi?

Venöz sistemde oluşan bir rahatsızlığın belirtisi olarak kılcal varisler ortaya çıkabilir. Bunun haricinde yalnızca ciltte de kılcal varis meydana gelebilir. Toplardamar sistemi aslında yüzeydeki kılcal damarların içindeki kanın toplanıp kalbe taşınması görevini üstlenir. Bu damarlarda oluşan herhangi bir rahatsızlık kılcal damarlar içindeki kirli kanın kalbe taşınması engeller. Basınç artışı sebebiyle de bu damarlar daha fazla görünür hale gelir.

Kılcal damar çatlaması kadınlarda özellikle gebelikte en sık görülen sorunlardan biridir. Gebelik döneminde kadınların vücudunda meydana gelen önemli değişikliklerden biri de vücuttaki kan miktarındaki artıştır. Gebe kadınların vücutlarındaki kan miktarının artması damarlara aşırı bir yük bindirir ve dolayısıyla damarların çapı genişler. Bu nedenle gebelik döneminde kılcal damar varisleri sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bunu önlemek için hamilelere varis çorabı kullanması tavsiye edilir.

Bunun haricinde aşırı alkol tüketimi de damar çapının genişlemesine neden olabilir. Dar kıyafetlerin tercih edilmesi veya çarpma sonucu da kılcal damar çatlakları lokal olarak gelişebilir.

Yazının devamı...

Bebek ultrasonları radyasyon içermez!

18 Mart 2021

Bebeklerin gelişiminin incelenmesi için yapılan ultrason radyasyon içermemektedir. Birçok hastalığın hızlı ve güvenilir şekilde erken teşhisini sağlayan ultrason tetkikinin herhangi bir yan etkisi yoktur. Ultrason cihazından yüksek ses dalgalarının yansıması ile görüntüler elde edilebilmekte ve bu görüntüler uzman radyoloji hekimi tarafından yorumlanarak bebeğin genel sağlığı hakkında bilgi verilebilmektedir.

Transfontanelultrason ile bebeğin beyin gelişimi incelenir

Yenidoğan döneminde yapılan transfontanelultrason, bebeğin beyin yapılarının incelenmesi amacıyla çocuk doktorlarının kararı neticesinde uzman radyoloji hekimi tarafından uygulanır. Genellikle erken doğumlarda bebeğin beyin gelişiminin incelenmesi gerekir ve bu durumda transfontanelultrasona başvurulur. Olasıtravmatik durumların kontrolü sağlayan bu ultrason sayesinde beyin gelişiminde hasar veya anomali olup olmadığı tespit edilebilir. Yüksek ses frekanslarından yararlanarak görüntülenme sağlandığı için son derece zararsız ve güvenilirdir.

Kalça ultrasonu ile kalça çıkığı tespit edilebilir

Doğuştan kalça çıkığı yani gelişimsel kalça displazisinin tek bir nedeni yoktur ancak genel sebebi genetiktir. Genetik faktörler haricinde bebek kız çocuğu ve/veya ilk çocuk ise, sezaryenle doğum sırasında, ters doğumlarda, doğum kilosu fazlaysa, bölgesel faktörler varsa doğuştan kalça çıkığı görülebilmektedir. Ayrıca doğum sırasında annenin kalça kemiklerinin genişlemesi için salgılanan reklasin hormonu bebeğe geçerse bebeğin kalça kemikleri de genişler ve kalça çıkığı meydana gelebilir.

Bebeklerde ileri yaşlarda ciddi sakatlıklara ve yürüme bozukluğuna neden olan doğuştan kalça çıkığının tedavisi için erken teşhis oldukça önemlidir. 2. ile 6. aylar arasında uzman radyologlar tarafından uygulanan kalça ultrasonu ağrısız ve güvenilir bir işlemdir.

Tüm batın ultrasonu ile alt ve üst karın bölgesindeki organlar incelenir

Karnın üst ve alt yarısındaki karaciğer, dalak, pankreas, bağırsak, böbrek üstü, mesane, rahim gibi organların incelenmesi için tüm batın ultrasonuna başvurulabilir. Bağırsak genişlemesi, bağırsak hareketleri, bağırsak düğümlenmesi, mezenterik lenf nodlarıultrason ile değerlendirilebilir. Organ gelişimlerindeki ve işleyişlerindeki sorunların erken teşhisini ve dolayısıyla tedavisinde geç kalmamayı sağlar.

Yazının devamı...

Bebeklerde kalça ultrasonu ihmal edilmemeli!

8 Mart 2021

Her yıl doğan bin çocuktan yaklaşık 2-3’ünde doğuştan kalça çıkığı görülmektedir. Bebeklerde kalça ultrasonu ile erken teşhis mümkün olmakta ve zamanında tedavi ile başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

Doğuştan kalça çıkığı neden olur?

Doğuştan kalça çıkığı yani gelişimsel kalça displazisinin tek bir nedeninden bahsetmek mümkün değil ancak en önemli nedeni genetiktir. Bunun haricinde bebek kız çocuğu ve/veya ilk çocuk ise,  sezaryenle doğum sırasında, ters doğumlarda, doğum kilosu fazlaysa, bölgesel faktörler varsa doğuştan kalça çıkığı görülebilmektedir.

Doğum sırasında annenin kalça kemiklerinin genişlemesi için salgılanan reklasin hormonu bebeğe geçerse bebeğin kalça kemikleri de genişler ve kalça çıkığı meydana gelebilir.

Bebeklerde kalça ultrasonu güvenilirdir

Doğum sonrası bebeğe 2-6 ay arasında ultrason taraması yaptırılması gerekir. Alanında deneyimli radyologlar tarafından yapılan ultrason işlemi ağrısızdır. Bebek ultrason sırasında hiçbir rahatsızlık duymaz ve radyasyon içermemesi sayesinde son derece güvenlidir.

Doğuştan kalça çıkığı erken teşhis edildiği takdirde kolay şekilde tedavi edilebilir. Bebeklerde kalça ultrasonu için en uygun zaman 2-6 ay arasıdır. Bu süreç içerisinde kalça ultrasonu yapılmazsa geç fark edilen kalça çıkıklığı halinde ilerleyen yaşlarda yürümede aksamalara ve daha ciddi sakatlıklara neden olabilir.

Bebeklerde 6. aydan sonra kalça ultrasonu yapılamaz, röntgen ile değerlendirmek gerekir. Röntgen de radyasyon içeren bir tetkiktir. Bu nedenle erken dönemde ultrasonla incelemek daha risksiz ve sağlıklı olacaktır.

Yazının devamı...

Tiroit ultrasonu ve tiroit biyopsisi hakkında merak edilenler

2 Mart 2021

Tiroit ultrasonu, boyundaki tiroit bezinin değerlendirilmesi için yapılan bir tetkiktir. Tiroit ultrasonu tiroit kanserinin teşhisinde önemli bir yere sahiptir ve kanser için erken teşhise olanak tanır. Çünkü tiroit kanseri sinsidir, herhangi bir bulgu vermeden yıllar boyu saklanabilir. Bu sebeple genel sağlık kontrollerinde tiroit ultrasonu başvurulması gereken bir tetkiktir.

Tiroit ultrasonu nasıl yapılır?

Boyundaki tiroit bezinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi için yapılan ultrason yönteminde ses dalgalarından yararlanılır. Ultrason aletinin prob denen ufak bir parçası boyun bölgesinde gezdirilerek ses dalgası gönderilmesi sağlanır ve bu ses dalgalarının görüntüsü bilgisayar ekranına yansır.

Tiroit ultrasonu oldukça güvenlidir!

Tiroit utrasonu için ses dalgası kullanıldığı için hiçbir zararı bulunmamaktadır bu yüzde gebelerde de güvenle yapılabilir. Tiroit bezinde iyi huylu hastalık tiplerine rastlandığı takdirde düzenli olarak kontrol gerekir. Hastada nodül tespit edilir ise 6 ayda bir defa kötü huyluya dönüşüm olup olmadığının kontrolü için radyoloji uzmanlarına görünmesi gerekir. Tiroit nodülleri genellikle iyi huyludur ve kadınlarda daha sık görülür.

Tiroit biyopsisine ne zaman ihtiyaç duyulur?

Tiroit bezine yerleşen küçük bir nodül için bile iyi huylu olup olmadığını tespit etme gereksinimi vardır çünkü kötü huylu nodül tespiti halinde biyopsi alınmalı ve vakit kaybetmeden tedavi aşamasına geçilmelidir. Tiroit ultrasonu sırasında tespit edilen nodülün görüntüsü tümörü düşündürüyorsa, tiroit bezi etrafındaki lenf nodlarında görünüm izleniyorsa, özel bir guatr tipi varsa ve eşlikçi bir nodül izleniyorsa tiroit biyopsisi yapmak gerekir. 

Tiroit biyopsisi nasıl yapılır?

Yazının devamı...

Varis nasıl teşhis edilir?

22 Şubat 2021

Varis tedavisine başlamadan önce tedavinin yöntemini belirlemede oldukça önemli bir yere sahip olan varis muayenesi komplike bir işlemdir. Cilt yüzeyinde gözle görülür hale gelen damarlar varisin en çok bilinen belirtisidir. Damarların belirginleşmesi haricinde damarların miktarının artması ve kalınlaşması da varis hastalığının varlığına işarettir. Varis hastalığının kesin teşhisi gözle muayene ile değil, bacak dokuları içinde kalan damarların da incelenmesi ile konulur. Bu yüzden varis belirtileri gözlemlendiği takdirde mutlaka radyoloji uzmanına başvurulmalı ve renkli doppler ultrason ile muayene olunmalıdır.

Varis teşhisinde renkli doppler ultrasonun önemi

Varis belirtileri gözlemlendiğinde ilk olarak gözle muayene yapılmaktadır ancak hastalığın kesin teşhisi için ultrason tetkikinden yararlanmak şarttır. Çünkü dışarıdan gözle görülmesi mümkün olmayan ve kas içerisinde bulunan damarlar ancak renkli doppler ultrason ile görüntülenebilmektedir. Renkli doppler ultrason sayesinde sadece cilt yüzeyinden görülen damarlar değil, gözle görülmesi mümkün olmayan varisli damarlar da incelenebilir. İnceleme sırasında bacak toplardamar yapısı ayrıntılı şekilde değerlendirilir ve damarların venöz haritalama adı verilen bir haritası çıkarılır.

Damarlar neden haritalandırılıyor?

Varis teşhisi için yapılan renkli doppler uygulaması sırasında damarların venöz haritalamasının yapılması tedavi şeklinin belirlenmesi açısından oldukça önemlidir. Ayakta renkli doppler ultrason uygulaması sırasında venöz haritalama yapılabilmektedir. Venöz haritalama ile ortaya çıkan veriler eşliğinde hangi damara nasıl bir işlem uygulanacağına karar verilmektedir yani varis tedavisinin yöntemi ve dolayısıyla başarısı haritalamayla doğrudan ilişkilidir.

Venöz haritalama yapılmazsa varis tedavisi için hangi yöntemin uygun olacağına doğru şekilde karar vermek mümkün değildir. Ayrıca sağlıklı damarların hatalı şekilde kapatılması ya da kapatılması gereken damarların açık bırakılması riski söz konusu olur. Bu yüzden varis tedavisi öncesinde doğru bir venöz haritalama mutlaka gerekir.

Varis muayenesi ağrısız bir işlemdir. Varis muayenesinde kullanılan renkli doppler ultrason ve venöz haritalandırma ise sorunun tam teşhis edilmesi ve doğru şekilde tedavi edilebilmesi için çok önemlidir.

Girişimsel Radyoloji Uzm. Dr. Rengin Türkgüler

Yazının devamı...

Cinsiyet hangi haftalarda, nasıl tespit edilir?

15 Şubat 2021

Genellikle hamilelik sürecinde çiftler bebeklerinin cinsiyetini merak edip hemen öğrenmek isterler. Gebelik sürecinin 2. aylarında sorulmaya başlanan ‘bebeğin cinsiyeti ne?’ sorusunun cevabını detaylarıyla aktaracağım.

Bebeğin cinsiyeti kaçıncı haftada belli olur?

Gebelik sürecinin 8. haftasında bebeğin beyin dokusuyla beraber hipofiz bezi gelişmeye başlar. Bu gelişme cinsiyeti belirleyecek olan hormonların da gelişmesine sebep olur. Vajina ya da penis 12-14. haftalarda ultrason yardımı ile görülmeye başlanır.

Gebelik sürecinin 20. haftasında iç organlarının gelişiminin tamamlanmasıyla cinsel organda doğru görülebilecek kadar gelişir.

Bebeğin cinsiyetini baba adayının genleri belirlemektedir. Kadınlarda 46XX kromozomu bulunurken, erkeklerde 46XY kromozomu bulur. Spermlerin bazılarında X bazılarında ise Y kromozomu vardır. Hangi spermin yumurtayı döllediğine göre cinsiyet değişmektedir. Y kromozomu tarafından döllenirse erkek, X kromozomu tarafından döllenirse kız bebek dünyaya gelir.

Bebeğin cinsiyetini anlamak kullanılan çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemler ise;

Ultrason; cinsiyet belirlemede en sık başvurulan yöntemdir. Bu yöntem ile bebeğin cinsiyeti en erken 12 ile 14. haftalarda belli olmaktadır. Kesin olarak belirlenmesi ise 15-16. haftayı bulabilir. Ultrason yönteminde doğru tahminde bulunulması için bebeğin anne karnındaki konumda ve bacaklarının açık olması oldukça önemlidir.

Fetal DNA testi;

Yazının devamı...