Varis tedavisinde hastaların dikkat etmesi gerekenler nelerdir?

1 Haziran 2021

Ameliyatsız varis tedavisi herkese uygulanır mı?

Ameliyatsız varis tedavisi bütün varis tiplerinde başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Hastanın genel sağlık durumu ve varisleri incelenerek uygun tedaviye karar verilmektedir. Varis sorunu olan hastaların büyük bir çoğunluğu ameliyatsız varis tedavisi için uygundur. Ameliyatsız varis tedavisi yöntemleri arasında skleroterapi ya da endovenöz lazer ablasyon tekniği en sık tercih edilenlerdir. Ancak kullanılan teknik kadar, tedaviden sonra hastanın iyileşme döneminde verilen talimatlara tam uyum sağlaması operasyonların başarılı sonuçlanması açısından çok önemlidir.

Tedaviden sonra hastaların uyması gerekenler

-Tedavi ardından hastaya giydirilen varis çorabı ertesi gün akşam yatmadan 1 saat önceye kadar asla çıkarılmamalıdır.

-Varis çorabı çıkarıldıktan sonra kese ya da ovalama işlemi yapılmadan duş alınabilir. Yaklaşık 1 ay boyunca cilt yüzeyine kesinlikle kese gibi aşındırıcı işlemler uygulanmamalıdır.

-Skleroterapi tedavisi olunan günden itibaren 4 gün – 1 hafta arası kadar varis çorabı sabah akşam giyilmelidir.

-Bilek kısımlarında ve yüzeye yakın yerlere yapılan skleroterapi köpük tedavisi bölgelerine dikkat edilmesi gerekir. Ayakkabı sürtmemeli ya da çorap kesmemelidir. Aksi takdirde yara oluşabilir. Ayak bileğine işlem yapılmış ise 1 ay boyunca bot, çizme vs. giyilmemelidir.

-İşlem yapılan yerler vurulmamalı ya da çarpılmamalıdır.

Yazının devamı...

Varis tedavisi yaz aylarında da yapılabilir!

24 Mayıs 2021

Yaz aylarında varis şikayetleri neden artıyor?

Yaz aylarında güneşe aşırı maruz kalmak cilt yüzeyinde ısı artışına neden olacağı için kılcal damarların çatlamasına yol açabilir. Sıcak hava nedeni ile genişleyen damarlar, varise bağlı ağrı ve şikayetlerin giderek artmasına neden olur. Hastaların şikayetlerinin artmasının nedeni ise tamamen kirli kanın bacakta birikmesi, yukarı doğru hareket edememesi nedeni ile meydana gelmektedir. Varise bağlı olarak damar şişkinliğinin yanı sıra kirli kanın bacakta göllenmesi yüzünden kramplar, renk değişiklikleri, yorgunluk hissi ve kaşıntı da meydana gelir.

Yaz aylarında hangi yöntemler tercih ediliyor?

EVLA (Endo-venöz Lazer Ablasyon) ve köpük skleroterapi gibi modern tekniklerle yaz aylarında da varis tedavisi yaptırmak mümkün.

EVLA ve köpük skleroterapi tekniğinde geleneksel tekniklerde olduğu gibi cerrahi yöntemlerle damarlar çıkarılmaz, yerinde bırakılır. Bu tedavi tekniklerinde damarın iç yüzeyi yakılır. İç yüzeyi yakılan damar, büzüşür ve iç yüzeyi yapışır. Bu yöntemler oldukça güvenli, cerrahiden daha az invazivdir ve neredeyse hiç yara izi bırakmaz.

EVLA tedavisinden sonra ortalama 15-20 gün, köpük skleroterapi tedavisinde ise her işlemden sonra 2-3 gün ince varis çorabı giyilmesi yeterli olacaktır.

Hastanın en çok muzdarip olduğu; ağrısının, ödeminin, bacaklardaki şişliğinin, gece kramplarının en fazla olduğu zaman da yaz aylarıdır. Varis tedavisi gelişen tedavi yöntemleri sayesinde her mevsimde yapılır. Özellikle, EVLA veya köpük skleroterapi uygulanacak ise yaz aylarında da varis tedavisine rahatlıkla başvurulabilir.

 

Yazının devamı...

Kan sulandırıcı kullananlar da varis tedavisine başvurabilir!

17 Mayıs 2021

Ameliyatsız varis tedavisi seçenekleri

Tıbbi alanda gelişen teknolojisi ve girişimsel radyoloji çalışmaları sayesinde varis ameliyatsız olarak tedavi edilebilir hale gelmiştir. Hatta daha yaygın olarak varis tedavisi için ameliyatsız yöntemler tercih edilmektedir. Özellikle kan sulandırıcı kullanmak durumunda olan varisli hastalar için ameliyatsız yöntemler hızlı ve konforludur.

Ameliyatsız varis tedavisi yöntemleri arasında endovenöz lazer ablasyon, köpük tedavisi, skleroterapi ve radyofrekanslar varis tedavisi gelmektedir.

Endovenöz lazer ablasyon tedavisi: Varisli damarların cerrahi yöntemler ile bacaktan çıkarılarak yapılan tedavinin yerine uygulanan bu yöntemde, kaçak yapan damarın ameliyat yoluyla parçalar halinde dışarı alınması yerine, damar içine anjiyo gibi girilerek lazer enerjisi ile hasarlı kapağın damar içinden kapatılması esasına dayanmaktadır.

Köpük tedavisi: Köpük tedavisi çoğunlukla orta boy ve kılcal varisler için kullanılan damarların içine aşırı ince bir iğne ile işlem yapılıp damarı kapatan ilacın köpürtülmüş şekilde verilmesini içerir. Oldukça kısa sürede tamamlanan işlemin sonuçları gözle görülebilir olmaktadır.

Skleroterapi: Köpük tedavisinden farklı olarak bu tedavide kullanılan ilaç köpürtülmeden damar içine verilmektedir. Köpük tedavisi ile birbirine çok benzeyen bu tedaviye çok daha dar ve kılcal damarların kapatılması için başvurulmaktadır.

Radyofrekansla varis tedavisi: Cilt yüzeyinden damarlara dokunularak uygulanan radyo dalgası ile varis tedavisi kılcal yani ince ve orta derece varislere uygulanmaktadır. Radyofrekansla varis tedavisinin herhangi bir yan etkisi yoktur.

Ameliyatsız varis tedavisi seçenekleri kan sulandırıcı kullanan hastalara rahatlıkla uygulanabilir. Çünkü bu işlemlerde kesi-dikiş veya damarın koparılması söz konusu değildir. Size en uygun varis tedavisi yönteminin hangisi olduğuna uzman radyoloji hekimi tarafından yapılan incelemeler sonucunda karar vermelidir.

Yazının devamı...

Çocuklarda ultrason tetkikleri kesin teşhisi sağlar!

11 Mayıs 2021

Karın ağrısı

Çocuklarda karın ağrısı sıklıkla görülen bir sorundur. Çocukların karın ağrısını ve sebebini net olarak tarif edememeleri tanı sürecini zorlaştırır. Günümüzde bunun için sıklıkla kullanılan yöntem ultrasondur. Yüksek frekanslı ses dalgaları sayesinde oluşan görüntüleme yönteminin hiçbir yan etkisi yoktur. Çocuklarda karın ağrısı için yapılan ultrason uygulamasında uygun bölgeye su bazlı jel sürülür. Ses dalgalarının iletilmesini kolaylaştırılan jel sayesinde ultrason başlığı daha rahat hareket eder ve uzman hekim kolaylıkla görüntülemeyi gerçekleştirir.

Üriner sisteme bağlı hastalıklar

Çocukluk çağında üriner sistem enfeksiyonları sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Bu durum tedavi edilmediği sürece börek yetmezliği, hipertansiyon, kansızlık, büyüme geriliği gibi birçok hastalığa da neden olur. Üriner sisteme bağlı hastalıkların tespiti için üriner ultrason kullanılmaktadır. Alanında uzman hekimler tarafından yapılan ultrasonografi sayesinde idrar kanallarında meydana gelen genişleme, böbrek dokusunun kalınlığı, böbrek dokusunun yoğunluğu, mesane kapasitesi, mesanede kalan idrarın saptanması gibi sorunları ortaya çıkarılmaktadır. Yüksek frekanslı ses dalgalarıyla çalışan ultrason, radyasyon içermediği için yan etkisi bulunmamaktadır. Ayrıca ailede taş öyküsü bulunan çocuklara da tetkik amaçlı üriner ultrason çekilmelidir.

Kalça çıkığı

Doğum sonrası 2-6 ay arasında uzman radyologlar tarafından bebek için ultrason ile tarama yapılmaktadır. Çünkü doğuştan kalça çıkığı, ne kadar erken teşhis edilirse o kadar kolay tedavi edilebilir. Geç fark edilirse ilerleyen yaşlarda yürümede aksamalara ve daha ciddi sakatlıklara neden olabilir. 2-6 aylar arası kalça ultrasonu yapılması için en uygun zamanlardır. 6. aydan sonra kalça ultrasonu yapılamaz, röntgen ile değerlendirmek gerekir. Röntgen de radyasyon içeren bir tetkiktir. Kalça ultrasonu işlemi ağrısızdır ve 2-6 ay arasında bu uygulamanın yapılması bebeğin radyasyona maruz kalmaması açısından da önemlidir.

Çocuklara uygulanan ultrason taramaları alanında deneyimli radyologlar tarafından yapılmaktadır. Ultrason işlemleri ağrısızdır, radyasyon içermemesi sebebiyle de ebeveynler tarafından gönül rahatlığıyla tercih edilebilir. Hastalıkların teşhis edilebilmesi ve erken dönemde tedaviye başlanması için ultrason tetkiklerinin aksatılmaması gerekmektedir.

Girişimsel Radyoloji Uzm. Dr. Rengin Türkgüler

Yazının devamı...

Varikosel şüphesinde gerekli tetkik: Skrotal doppler işlemi

4 Mayıs 2021

Skrotal doppler; her iki yumurtalığın (testisin), kese içerisindeki yapılarını ve bu yapıları ilgilendiren hastalıkların incelenmesi amacını taşır. Varikosel olarak bilinen testis toplardamarlardaki genişlemenin tespiti için kullanılan görüntüleme yöntemidir.

Erkeklerde testislerin bulunduğu torba benzeri organa skrotum adı verilmektedir. Skrotal doppler görüntülemesiyle testisler, skrotum ve testislerin damarları ve üreme kanallarını içeren inguinal kanallar detaylıca incelenir.

Skrotal doppler işlemine neden başvurulur?

Erkeklerin skrotal doppler işlemine başvurmasının en sık nedeni ağrıyla birlikte ele gelen şişliktir. Testis ve epididim enfeksiyonu, bazı kist ile kitleler ve fıtık ağrı hissinin oluşmasında başlıca sebeplerdir. Varikosel olarak bilinen testis toplardamarlardaki genişlemenin tespiti için çocuk sahibi olamayan erkeklere skrotal doppler uygulanır. Bu sayede spermlerde şekil bozuklukları, hareketsizlik ve sperm sayısı azlığı olması durumu teşhis edilebilir.

Skrotal doppler incelemesiyle net teşhis sağlanmakta ve uygun tedaviyle çocuk sahibi olabilme şansı artmaktadır. Ayrıca erken teşhis sayesinde hastalıklarda daha hızlı ve doğru müdahale etme imkanı tanır.

Skrotal doppler işlemi nasıl yapılır?

Skrotal doppler işlemi öncesi hastanın herhangi bir ön hazırlık yapmasına gerek yoktur. Uzman radyoloji hekimi tarafından gerçekleştirilen bu işlem 15 ila 30 dakika kadar sürmektedir. Hasta sırt üstü yatar pozisyondayken ultrasonografi cihazı ile skrotum, testisler ve karın alt bölgeleri incelenir. Hasta açısından konforlu olan skrotal doppler işlemi ağrısız ve acısızdır. Ayrıca bu işlem radyasyon içermediği için hiçbir zararı yoktur.

Yazının devamı...

Yenidoğan bebeklerde transfontanel ultrasonun önemi

12 Nisan 2021

Erken doğum olması halinde bebeğin beyin yapılarının tamamlanamamış olması ya da beyin kanaması riski görülen durumlarda transfontanel ultrasona başvurulur. Transfontanel ultrasonun ne zaman yapılması gerektiğine yenidoğan hekimi karar vermektedir. Yetişkinlerde beyin dokularının incelenmesi için MR ve tomografi gereklidir ancak yenidoğan bebeğin bu tetkikler sırasında hareketsiz durması mümkün olmayacağı için ultrason işlemiyle radyasyonsuz şekilde inceleme yapılabilir.

Transfontanel ultrason nasıl yapılır?

Yenidoğan bebeklerde bıngıldak açıklığının bulunması sayesinde transfontanel inceleme yapılabilmektedir. Bıngıldak açıklığının olduğu bölümde kemik olmadığı için ultrason ile beyin dokuları incelenebilmektedir. Uzman radyoloji hekimi tarafından gerçekleştirilen ultrason işleminin sonuçları raporlanmakta ve çocuk doktoru için net sonuçlar ortaya konulabilmektedir.

Transfontanel ultrasonu kimler uygular?

Diğer tüm radyolojik tetkiklerde olduğu gibi transfontanel ultrason da radyoloji uzmanları tarafından yapılmalıdır. Radyoloji uzmanları hem ultrason cihazını kullanmakta ehliyetli hem de yaptığı inceleme sonuçlarını raporlama yetkisine sahip doktorlardır. Bu nedenle radyoloji uzmanı olmayan doktorların transfontanel ultrason yapması doğru değildir.

Transfontalen ultrasonu yapan radyoloji uzmanı hazırlayacağı rapor ile çocuk doktorunun ihtiyacı olan bilgiyi raporuna yazar. Böylece çocuk doktoru çocuk için en uygun tedaviyi veya önlemi sağlayabilecektir. Transafontanel ultrasonda hasta uyumu çok iyi şekildedir, bebeğin konforlu bir ortamda radyasyona maruz kalmadan ağrı hissetmeden işlemin gerçekleşmesi sağlanır. Fontanel açıklığı yani bıngıldak açıklığı kapanmış olan genellikle 18 ayı aşmış bebeklerde transfontanel ultrason uygulanamayabilir.

Transfontanel ultrason ile yapılan değerlendirmeler

-Bebek beyin gelişiminin değerlendirilmesi

Yazının devamı...