GÜLŞEN ALBÜM YAPSA HER ŞEY YOLUNDA GİDECEK SANKİ

13 Ocak 2021

Enis Arıkan'ın Exxen'de başladığı yeni programının tanıtımlarında Gülşen'i görünce hemen ilk bölümü izledim. Enis'den beklenti çok yüksek. Bunu bildiği için de çok enerjik olması lazım, beklentiyi karşılamak için izleyiciye keyif vermesi lazım, içeriklerin ilgi çekmesi lazım, 'bir sonraki bölümde neler olur' dedirtmesi lazım.

Bu kadar sorumluluk hissi Enis'e haklı olarak ilk başlarda gereğinden fazla heyecan yaptırır, zamanla program iyice kıvamını alır. Yüksek enerjisini eşleştirebileceği konuklarla devam ederse projenin başarısı da kaçınılmaz olur. Enis sevilen, kamera önünde olması için insanların desteğini hep yanında hissedebileceği bir profil. Programı bu dijital platformda yapmasıyla birlikte en büyük şansı da işinin en iyisi yönetmenlerden Fatih Ahmet Kaya ve ekibiyle çalışması.

Şimdi gelelim bugün bana yazmak için sebep olan asıl konuya...

Gülşen müthişsin!

-Programda nasıl doğal, abartısız ve ihtisaslı bir duruşu var...

-17'lik görünüyor, hani 'hiç yaşlanmıyor' derler ya. Halbuki neredeyse 25 yılı var bu sektörde Gülşen'in...

-Yemek yemeyi çok sevdiğini ama olmak istediği görünümde kalmak için her zaman iradeli olduğunu belirtiyor. Kimseyi kalıplara sokmadan genç ve sağlıklı görünmenin formülünü veriyor. Nasıl söylediğin ne söylediğinden çok daha önemli.

-Bir gün konser için dağlık bir alandan sahneye ilerlediği araç ters yola girmiş. Gülşen sahneye geç kalmamak için kucağında oğlu Azur Benan'la akşam karanlığında araçtan inip yürümeye başlamış. Üzerinde tamamı simli parçalardan oluşan kostümüyle Gülşen'i orada gören biri 'uzaylı' sanıp korkup kaçmış. Haklı aslında, hiç tahmin eder miydi orada, o saatte ve o halde Gülşen'i görmeyi.

Yazının devamı...

FENOMENLER KAYDIRMALI LİNK VERİP KAÇ PARA KAZANIYOR?

21 Ekim 2020

Instagram'da otu çöpü linkleyip 'hadi sayfayı yukarı kaydırın' diyen içerik üreticilerin bunu neden yaptığını biliyorsunuz. Siz alışveriş yaptıkça bundan komisyon alıyorlar. Peki ne kadar kazanıyor olabilirler hiç düşündünüz mü?

Satıştan komisyon vererek ilerleyen bu sisteme affiliate marketing (satış ortaklığı) deniyor. Türkiye'de bu sistemi en çok kullanan hepimizin iyi bildiği ünlü bir alışveriş sitesi. Bu sitenin pazarlama yöneticileri popüler içerik üreticilerle anlaşma yapıyor. Onlara konseptlere göre ürünlerin yer aldığı linkler hazırlayıp paylaşımları için gönderiyor. Takipçileri hikayedeki bağlantıya gidip alışveriş yaptıkça, içerik üreticileri ortalama yüzde 20 komisyon kazanıyor. Örnek bir hesaplama yapayım. Ayda bin takipçi linkler üzerinden kişi başı 300 liralık alışveriş yapsa toplam 300 bin liralık tutar oluşur. Bu tutarın 60 bin lirası içerik üreticinin hesabına hak ediş olarak yatırılır.

Kabataslak anlattığım gibi düşününce 'oturdukları yerden para basıyorlar' gibi düşünebilirsiniz. Ama bu 2020'li yıllarda artık global bir iş modeli. Unutulmaması gereken içerik üreticilerin etkileşimlerini arttırmak için çok çalıştıkları. Özellikle içerik üretmek noktasında. Yani her isteyen bir sayfa açıp onu yüzbinlere eriştiremiyor.

YILIN TV KARAKTERİ ŞEF MEHMET YALÇINKAYA
TV'de iyi çıkış yakalamak için çok izlenen bir kanalda görünmek yetmiyor. Bu bir oyunsa her oyunda olduğu gibi bazı kurallar var. Bir kere şahsına münhasır karakterin olacak. Sivri, sert ya da duygusal çıkışların olacak ki izleyicide merak uyandıracaksın. Özellikle jüri koltuğunda oturan isimlerin suya sabuna dokunmama gibi bir seçeneği yok. Şöyle bir gözünüzün önüne getirirseniz çekimser davranan isimlerin TV macerası uzun soluklu olmamıştır.

Son yıllarda ekrandaki projeleri inceliyorum. En iyi yapımlardan biri Masterchef, medya dünyasına şef Mehmet Yalçınkaya'yı kazandırdı. Günlük hayatında son derece nazik ve güler yüzlü olan Mehmet Şef, ekranda özgün bir karakter yarattı. Yarışmacıları tedirgin ediyor gibi görünse de aslında fikirlerine en değer verilen isim oldu jüri arasında. Çünkü ondan iyi bir şeyler duymak hem yarışmacılar hem de izleyenler için kıymetli geliyor. Bazen tepkilerini aşırı bulup sosyal medyada gündem yapsalar da art niyetli olmadığını herkes iyi biliyor. Masterchef bir eğitmenin öğrencilerle kendi arasında yaptığı atölye değil. Nihayetinde milyonların tanık olduğu, izleyenin adrenalin istediği bir şov. Acun Ilıcalı'nın yüzlerce isim arasından neden Mehmet Şef'i seçtiğini anlayabiliyorum.

YILIN KULAKLARA İKAMET EDEN İKİ HİT ŞARKISI

Yazının devamı...

HERKES KONUŞTU, SÖZ YENİDEN HANDE YENER'DE

13 Ekim 2020

Günlerdir tüm köşe yazarlarının bahsettiği yeni Hande Yener albümüne dair söz hakkımı en son kullanmak istedim. Hatırlarsınız; bu albümde 20 şarkı olacağını ilk kez ben yazmıştım. Haftalar içinde gündemin gidişatıyla strateji değişti. Şarkı sayısı 20 olarak korunurken, lansmanı 2 parçaya bölündü. İlk 10 şarkı 'Carpe Diem - Part 1' olarak mecralarda yerini aldı.

-'Carpe Diem' albüm ismi ve çıkış için en doğru şarkı. Kışın sunulan 'Pencere' global düzeyde yaşama dair olan bitene işaret etmişti. Şimdi de kişinin kendine yönelmesi ve yaşadığı her anın değerini bilmesi gerektiği vurgulanıyor. 20. yıl albümünün felsefe barındırması Hande için kaçınılmaz olurdu.

-Albümde yer alan 10 şarkının hiçbiri birbirine benzemiyor. 2000'den bugüne farklı zevklerdeki Hande Yener dinleyicilerinin her birini yakalayacak en az 2 şarkı var.

-İlk bölümde slow şarkı yetersizliği var. İkinci bölümün bu beklentiyi tamamlanması adına misyonu daha büyük olacak.

-8 tanesini Berksan'ın yazdığı şarkı sözlerini fazlasıyla başarılı buldum. Hem fonetik hem de ölçü olarak kulaklarıma zevk veriyor. Mesela 'Aşk Sandım'ın sözlerinde betimleme ve tezatların sınırları maksimum zorlanırken, kompozisyon bütünlüğü de korunmuş. Bu kadar yoğun bir anlatımdan sonra nakaratta başka bir dörtlük daha dinlemek yerine, veryansın eden 'aşk sandım' döngüsü ve akabinde gelen gitar solo bu işin nasıl olması gerektiğini ortaya koyuyor. (Şarkının ismini 'Nirvana' koymak yetmiyor bazen)

-Müzik ve düzenlemeler adına bu keyfi yaşatan Misha'ya da şapka çıkarmak gerek. Şahane işlere tanık olmuş 20 yıllık Hande Yener dinleyicilerini memnun etmek hiç kolay olmasa gerek. (Bu arada Misha'ya albümdeki favorilerini sordum. 'Sanırım Aşk Sandım ve Bulut' yanıtını verdi.)

-Fotoğraflar, klipler ve Hande'nin sosyal medya hesaplarında paylaştığı tanıtımların hepsi Aytekin Yalçın ve ekibinin ürünü. Fotoğraflar da tıpkı şarkılar gibi birbirine benzemediği için bütün olarak bir bakışta algılanmıyor. Şarkıları dinledikçe şifreler çözülüyor.

Hande'ye notlarım;

Yazının devamı...