Ateş topu

Allah’ım bu nasıl bir sıcak; senelerdir Bodrum’da böyle bir sıcak olmadı. Rüzgar esiyor ama dev bir saç kurutma makinasının en sıcak ayarında üflercesine! Allah vere de bir başka aksilik olmasa gibi günlük rutin konuşmaları yaparken gözüm evimizin arkasından süzülen dumana takıldı. Mehmet’e(eşim), evin arkasından dumanlar tütüyor diye bağırdım. Türkiye’nin hatta dünyanın bir çok yeri alev alev yanarken, günlerdir tarifsiz acılara hapsolmuşken yeni bir facia! Allah’ım lütfen koru hepimizi…

Ve aynı saniyeler içinde arkada süzülen dumanın yerini alevler aldı. Burası Kumbahçe. Bodrum’un en eski yerleşim yerlerinden biri. Arkası göz alabildiğince çam ormanı. Yaşadığım korku, telaş ve çaresizliğin tarifi yok. Bu iş televizyondan izlediğimiz, sosyal medyada takip ettiğimiz gibi değil. Alev topunun son sürat size doğru geldiğini çıplak gözlerle görmek çok ama çok fena.

Sonra, çevre evlerden gelen çığlıklar. Evlerin hemen berisi alev alev yanıyor. Tutuşan çamlardan yayılan çıtırtı sesleri. Orman yalvarıyor. Yardım edin…

Biz telefonları, cüzdanları ve köpeğimizi kaptığımız gibi kendimizi dışarı attık. 10 dakika, belki de 5 dakika içinde itfaiye Hızır gibi yetişti. Belediye hemen anonsa başladı. Kumbahçe, Umurca ve İçmeler mahallelerindeki evler boşaltıldı. İçmeler mahallesindeki iki otelde konaklayan turistler dışarı çıkarıldı.

30 dakika içinde gelen helikoptere yaklaşık 2 saat sonra bir helikopter daha eklendi. Jandarma, polisler, zabıta, AKUT ve vatandaşlar son derece koordineli çalıştı.

Bodrum Belediyesi’ne ait su tankerlerinin yanı sıra, özel firmalara ait tankerler, haznesine su doldurmuş beton mikserleri seferber oldu.

Ağaçlar, hayvanlar yandı. İçimiz yandı. Böylesine hazin bir durumda içimi az da olsa serinleten tek şey ‘Bodrum halkının, Belediye’nin, tüm kamu ve özel kuruluşların canla başla çalışmasına’ tanık olmaktı. Hepimiz tek yürek olduk.

***

15 Temmuz 2007’de Güvercinlik mahallesinde 100 hektarlık kızılçam ağaçlarının bulunduğu ormanlık alanda yangın meydana gelmiş, yangın sonucunda 250 hektar orman alanı ile 30 hektara yakın tarım arazisi ve zeytinlik yok olmuştu. O dönemin yetkilileri ‘ormanlık alanlar ve imar yerleri belli. Kesinlikle iddia ediyorum ki yanan yerler ne 2B kapsamında olacak ne de imara açılacak’ demişlerdi.

Ancak bu açıklamaya rağmen yanan arazinin bir bölümünde lüks oteller yapıldı.

Umarım, yanan her ağacın yerine yeni bir fidan dikilir. Umarım umudumuz yanmaz!