Annesinden el aldı

Suna Kıraç’ın hayatını anlattığı kitabın adı “Ömrümden Uzun İdeallerim Var”.

Kitabın ilk bölümünü kendi yazdı.

Sonrasında tamamlayan ise gazeteci Rıdvan Akar.

Suna Kıraç’ın “yazmaya devam edemeyişinin” sebebi -tedavisi olmayan- ALS hastalığıydı.

ALS bir kas hastalığı.

Kısa sürede insanın tüm fiziksel yetilerini yok ediyor.

İleri evrede “hasta hiçbir kasını çalıştıramıyor hatta konuşamıyor.”

Ancak...

Bazı tıp insanlarına göre “zihinsel fonksiyonları ve hafızası bozulmuyor.”

Eşi İnan Kıraç da bu görüşteydi.

Suna Kıraç’a yeryüzünde mümkün olabilecek bütün tıp olanaklarını yıllar boyu kararlılıkla sağladı.

İlk işaret

Suna Kıraç’ın anlatımına göre, “ilk ALS işareti, bir uçak yolculuğunda” gelmiş.

Elinde tuttuğu bardak parmaklarından adeta kayarak yere düşmüş.

Ya “ALS teşhisinin konulduğu o 1 Şubat günü?”

İpek’in “Suna ve İnan Kıraç ailesinin 3. bireyi olduğu gündür o 1 Şubat...”

Annesinden el aldı

.........

İnan Kıraç “Ömrümden Uzun İdeallerim Var” adlı kitabın, eşinin doğum günü olan 3 Haziran’da yayımlanmasını sağlamıştı.

Kitapta Suna Kıraç “İnan yaşamımdaki en güzel hediyeydi. Onun varlığı ile yaşamım daha anlamlandı. Yaşadığım bütün zorluklar, sıkıntılar ve hastalık sürecinde yanımda o vardı. Ondan güç aldım ve ona hep inandım” diye yazdı.

Konuşamadığı yıllar boyunca -her şeyi anlayan- Suna Kıraç’ın mukadder sona direnebilmiş olmasının nedeni herhalde “eşine olan bu büyük aşkı ve kızı İpek’e olan sevgisiydi.”

Memleketin hali

Babası merhum Vehbi Koç “Evlatlarımın arasında bana en çok benzeyeni Suna’dır” derdi.

Suna Kıraç’ın kitabından aşağıdaki satırlar Vehbi Bey’in bu söylemiyle nasıl da örtüşüyor:

Ömürlerden uzun bir ideal: Eğitim

Gönüllüleri Vakfı.

“Ne olacak bu memleketin hali” demekle, memleketi yönetenleri kıyasıya eleştirmekle bir yere varamayız.

Mutlaka sorunun çözümünün bir parçası olmak durumundayız.

Bu da ancak örgütsel bir hareketle oluşabilir.

Eğitim noksanlığı!

Yaşanılan tüm olumsuzlukların kökeninde hemen hemen başlıca neden budur.

Genel eğitim alanında büyük bir sivil toplum hareketini başlatalım, devletin özellikle 7-16 yaş grubundakilere verdiği eğitime bir destek programı oluşturalım. Nesillerin daha iyi yetişmelerini sağlayalım.

Proje hayata geçirildi.

Eğitim Gönüllüleri etkinliklerine zaman zaman tanık oldum.

Koç Grubu’nun bilge yöneticilerinden Cengiz Solakoğlu emekli olduktan sonra vakfın yönetim kurulu başkanlığına gelmişti.

Bu misyona beynini ve yüreğini koyarak Suna Kıraç’ın hayallerine gerçeklik mesafeleri kazandırdı.

...........

Yıllar geçti, İpek çok iyi bir eğitim aldı.

İş hayatında sorumluluklar yüklendi.

Başarılı oldu.

Ve şimdi İpek Kıraç annesinden el alıyor.

Annesinden el aldı

.........

Sevgili Suna Kıraç’ın vefat yıl dönümünde kızı İpek Kıraç “kız çocukları ve eğitim” konusunda büyük bir projeyi açıkladı.

“Suna’nın Kızları” adını taşıyan bir eğitim seferberliği için yola çıkıyor.

İpek Kıraç ve ekibinin hedefi “kız çocuklarının eğitime erişmeleri için bir ekosistem oluşturmak.”

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İpek Kıraç, “Türkiye’nin her yerinde eğitime erişemeyen, erişen ama tamamlayamayan, tamamlayan ancak gerçek anlamda nitelikli eğitim alamayan kız çocuklarına ulaşmakta” kararlı.

..........

“Annesi Suna Kıraç’ın her zaman çocukların gelişmelerini sağlamak, bilgilerini ve kültürlerini artırmak için gönüllü bir seferberlik ilan edilmesine inandığını” söylüyor.

İpek Kıraç’ın bu bağlamda açıklamalarından satırlar sunayım:

Dünya pek çok zorlukla aynı anda mücadele ettiğimiz bir dönemden geçiyor.

Her biri devasa ve çözümü için büyük çabalar gerektiren sorunlar karşımızda duruyor.

Tüm bunların içinde eğitim en önemlisi.

Eğitim alanında yüzleşmemiz, çözmemiz gereken çok büyük konular, sorunlar var.

Ancak mücadeleden vazgeçmemeli, umutlarımızı kaybetmemeliyiz.

Annemin bir sözü vardır, “planlarımızı önümüzdeki yoğun sise göre değil, ilerideki parlak ufuklara göre yapıyoruz.”

“Suna’nın Kızları’yla” bu noktadayız.

Her yönüyle gelişmiş ve kalkınmış bir Türkiye hayali kuruyoruz.

..........

“Suna’nın Kızları” projesinin yola çıkış amacı, “Türkiye’deki tüm kız çocuklarının zorunlu eğitimlerini tamamlamaları, aldıkları eğitimin niteliğiyle de çağı yakalayabilmeleri ve hayattaki potansiyellerine ulaşmalarını” sağlamak...

“Ekosistemi değiştirmek” için yola çıkılan projenin, tanıtım toplantısında Kıraç’a, vakfın CGO’su Erdal Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Oya Ünlü Kızıl, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi M. Özalp Birol ve “Suna’nın Kızları” Genel Koordinatörü Burcu Gündüz Maşalacı eşlik etti.

“Suna’nın Kızları” projesinin ön hazırlıkları “Eğitim Reformu Girişimi” ile yürütüldü.

121 kurum ve bu kurumların gerçekleştirdikleri 279 proje, “haritalama çalışmasına” dâhil edildi.

Masa başı taraması, anket ve 45 uzman, kurum temsilcisi ve akademisyenle bireysel veya deneyim paylaşımı toplantıları yapıldı.

Şimdiyse “risk faktörlerinin yoğun olduğu bölgeler” analiz ediliyor.

Önümüzdeki süreçte, “kız çocuklarının yapabilirliklerinin önündeki engelleri kaldıracak ve gereksinimlerini daha detaylı şekilde ortaya koyacak araştırmalar ve pilot uygulamalar” yürütülecek.

Sonrasında “uygulama           faaliyetlerinin aşama aşama risk altındaki tüm kız çocuklarına                erişmesi” hedefleniyor.

........

Sevgili Suna Kıraç çok değerli aile dostumuzdu. Güzel anılarımızda yaşıyor.

Yukarlarıda bir yerlerden görüyorsa kızı İpek Kıraç’ın bu girişimini gülümseyerek izliyor olmalı.

Ben de İpek Kıraç’ı yürekten kutluyor, “başarılarının devamını” diliyorum.

Sevgili Suna Kıraç’ın ruhu şad olsun.

Üzerine nurlar yağsın.