Ha-vet...

Rusların “Hayır, hayır, hayır, Ukrayna’yı işgal etmek istemiyoruz” söylemleri, aslında “Evet, evet, evet Ukrayna’yı işgal etmek istiyoruz” demek anlamına geliyormuş.

Ukrayna Parlamentosu Başkan Yardımcısı (eski) Oksana Syroid’in bu görüşü New York Times’ta yayımlandı.

Ha-vet...

……………

Washington Post’ta da Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki’nin “Artık Rusya’nın Ukrayna’ya saldırı başlatabileceği bir aşamadayız” söylemi yayımlandı.

Ancak…

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov “Ukrayna’yı istila etmeyeceğiz” noktasında ısrarlı.

Ukrayna Ulusal Güvenlik danışmanlarından Dani Lvuk’un “Rus güvencelerinin inanılır olmadığını” vurgulayan söylemine de işaret edeyim:

“Şu anda Lavrov’un ne söylediği o kadar önemli değil, olmasını istemediğim şey, bir süre sonra Rusların ‘İşgal etmeye niyetimiz yoktu ama…’ demesi.”

Dani Lvuk söylemini şöyle noktalamış:

“Ruslar her zaman arkasına virgül koyup ‘ama’ diyebilirler. Kremlin bu konuda ustadır.”

O nedenle ben de yazıya “ha-vet” başlığını koydum.

Yani “hayır’ın evet’e dönüşmesini simgeliyor.”

Ha-vet...

MADALYONUN DİĞER YÜZÜ

Rusya Başkanı Putin “Biz Küba’ya, Meksika’ya füzeler yerleştirsek, Meksika’yı savunma sistemimize alan bir askeri anlaşma imzalasak ABD’nin tepkisi ne olur?” sorusunu yöneltmişti.

“Ukrayna’nın NATO üyesi olasılığını nasıl bir tehdit olarak algıladığını” böyle bir örnekle anlatmıştı.

“Haksız” denemez…

Ancak…

Ukrayna’nın NATO üyeliği gündem dışı.

Ayrıca Ukrayna’ya ABD’nin ya da NATO’nun füzeler konuşlandırması da söz konusu değil.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov “Asla, asla, asla Ukrayna NATO üyesi olmamalı” dedi.

Bu “kesin” tavrı Rusya “NATO’dan yazılı garanti” isteğiyle dayatıyor.

Dahası, eski Sovyetler Birliği uydusu olan sınırındaki devletlerden -ki onlar artık NATO üyesi- NATO güçlerinin çekilmesi de Rusya’nın olmazsa olmaz diğer şartı.

ABD ise “her devletin istediği savunma ittifakına girmek kararı almakta özgür olduğu” görüşünde.

“NATO’nun kapısının kapatılmayacağı” ilkesinden geri adım atmıyor.

Ha-vet...

…………….

İşte bütün bu görüşmeler Rusya’nın Ukrayna sınırına yığdığı 100 bin asker ve ağır silahlarının tehdit gölgesinde konuşulmakta.

Rusya bir adım daha attı; “Belarus’la Ukrayna sınırında askeri tatbikat…”

Belarus’a Rusların füzeler ve askeri güç konuşlandırması için Başkan Lutaşenko’nun “Anayasa değişikliği yapacağı” da konuşulmakta.

Yani…

Rusya mengeneyi sıkıştırıyor.

SON TUR MU?

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Ukrayna ve AB güzergâhında başlayan ve bugün Cenevre’de Lavrov’la yüz yüze görüşmeyle noktalanacak gezisi -belki de- “son tur…”

Karşılıklı kozlar masada.

Önce ABD tarafı…

Rusya, Ukrayna’ya istila harekâtı başlatırsa ağır yaptırımlarla karşılaşacak.

Bu bağlamda…

Ukrayna’ya direniş için şimdiye kadar verilmeyen anti tank savunma sistemi ve ağır silahlar sevkiyatı…

Rusya’nın dünya ticareti ödemeler sisteminden çıkarılmasına kadar uzanacak ekonomik yaptırımlar. (Zor görünüyor!..)

Ağırlaştırılmış boykotlar…

Almanya’ya uzanan Kuzey Akım Boru Hattı’nın açılmaması.

Ancak…

Almanya Şansölyesi Olaf Scholz’un bu konuda eli rahat değil.

Koalisyon ortakları da -daha önceki Şansölye Merkel’in “Bu sadece bir ekonomik projedir” görüşünde oldukları için- ABD’ye Almanya henüz kesin söz veremedi.

Blinken’in cuma günü Lavrov’la görüşmeden önce Almanya’dan bu konuda kesin güvence kazanması gerek.

Alman Der Spigel dergisinde bazı sosyal demokratların “Ukrayna’ya saldırı olursa Almanya da Kuzey Akım Boru Hattı için onayını geri çekmeli. Buna dair net tavrı Rusya’ya bildirilmeli” yolunda görüşler yayımlandı.

Ha-vet...

SİNİR HARBİ

Rusya’nın “kozlar” dosyası daha kalın.

Şöyle ki…

Sahte bayrak hareketleri, manevralar ve sürekli silah/asker sevkiyatı yapıyor, Ukrayna’nın sinir uçlarıyla oynuyor.

Dezenfor-masyon dalgalarıyla moral bozuyor…

Dijital savaş atakları yapıyor…

İstilanın başlayacağı -her an- izlenimlerini vermek için Ukrayna’daki Rus diplomatik misyonlarını -ağır çekim- boşaltılıyor.

Toprak zeminin donduğu şu kısa süreçte tankların ve ağır zırhlıların hareket edebileceği, zeminin yumuşayacağı hatta çamurlaşacağı ilkbaharın beklenmeyeceği yolunda uçuşan yorumları pompalıyor.

Sınırda atış tatbikatları yapıyor.

Ve…

Avrupa’ya da aba altından sopa gösterilmekte.

Financial Times’ta uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’un şu uyarısı yayımlandı.

“Yüksek jeopolitik gerilimler sırasında Rusya, Avrupa’ya gaz arzını kısmakta.

Avrupa’ya gönderebileceği gazın en az 3’te 1’ini tutarken, kıtada kontrolü altındaki depolama tesislerindeki stokların da tüketilmesi politikasını izlemekte…”

Ancak…

Rusya “arzın herhangi bir şekilde manipüle edildiği” iddialarını her defasında reddetmekte.

……………

Sonuç…

Havada barut kokuları yoğunlaşmakta.