İsrail ve etik...

İsrail-Gazze arasındaki 11 günlük çatışmanın ardındaki “İsrail gerçeği” nedir?

Hint kökenli Müslüman gazeteci yazar Fareed Zakaria (Ferid Zekeriya) Washington Post’taki haftalık köşe yazısında bunu yazdı.

Fareed Zakaria’ya göre “İsrail artık Ortadoğu’nun süper gücü.”

İsrail’in kişi başına milli geliri Mısır’ın 14 katı.

İran’ın 8, Lübnan’ın 6 katı.

Ve... Sıkı durun...

Zenginliğin simgesi gözüyle bakılan Suudi Arabistan’ın bile 2 katı...

Döviz rezervleri 180 milyar doların üzerinde...

İngiltere’nin hemen önünde...

Dünyada 13. sıraya yerleşti.

Gayri safi milli hasılasının yüzde 5’ini “Ar-Ge’ye (araştırma-geliştirmeye) ayırıyor. Yer küredeki bütün ülkelerden yüksek.”

Yapay zekâ, bilgisayar destekli tasarım, havacılık ve biyoteknoloji gibi sofistike alanlarda başarılı bir endüstri ve “bilgi çağı ekonomisi” inşa etti.

Bilek güreşi

İsrail ve komşuları arasında askeri alanda bir karşılaştırma daha da orantısız bir güç farkını ortaya koyuyor.

İsrail, 1967’de 6 günde, birleşik bir Arap gücünü” yenmişti. Bugün olsa “saatler içinde” bitebilir. İsrail’in savunma bütçesi İran’dan daha büyük. Hava gücü gibi önemli alanlarda İsrail, hem nicelik hem de
nitelik üstünlüğe sahip.

Ve... İsrail Ortadoğu’da “nükleer gücü olan tek ülke”. Yaklaşık “100 savaş başlığı”nın olduğu tahmin ediliyor.

Sonuç... İsrail komşularına kıyasla çok güçlü, Filistinlilerle arasında ise uçurumun var. Evet... Aralarındaki ekonomik ve askeri boşluk için “uçurum” tanımı yapılabilir.

Bölünmüş Filistin

Dahası... Filistinliler siyasi olarak bölünmüş durumda.

Gazze’de Mısır ve Suudi Arabistan gibi Arap devletlerin bile küçümsediği bir grup olan Hamas tarafından yönetiliyorlar.

Batı Şeria’da ise 85 yaşındaki Mahmud Abbas’ın -genel olarak- “yozlaşmış” ve “işlevsiz” yönetimde. Düşünün...
Seçimleri 11 yıl erteledi.

İsrail için -aslında- güvenlik nedeniyle artık “korkusuz” denebilir. Roket saldırıları siviller için sinir bozucu ve ürkütücü olsa da çok fazla zarar veremiyor.

Batı Şeria boyunca duvarın inşası ve tüm İsrail’i koruyan “Demir Kubbe” hava savunma sistemiyle desteklenen İsrail’de bir süredir “terörizm kaynaklı ölümler minimuma indi.” (Demir Kubbe’yi çerçeve içinde ayrı bir yazıyla sunuyorum.)

Yüzde 5000’e bile çıkan enflasyon oranıyla ekonomisi berbat olan yıllar İsrail’de artık hatırlanmıyor.

Son 20 yılda İsrail ekonomisi çok güçlendi, çeşitlendi ve gelişti.

Ticaret ve teknoloji bağları eskiden İsrail’e mesafeli duran Rusya ve Hindistan gibi ülkelerle bile güçlendi. BAE ve Bahreyn gibi Arap ülkelerinin yanı sıra Fas’la da ilişkiler normalleşti.

İşaya’nın ışığı

Bu durumda İsrail’in Filistinlilerle “iki devletli bir anlaşma” yapmak için pratik bir sebep görünmüyor. Fareed Zakaria Washington Post’ta çözüm için tek umdun “siyasi ahlak” olabileceğini yazdı. Şu satırları dikkat çekicidir.

Geriye kalan ahlaktır. Güçlü,

zengin ve güvenli bir ulusu olan İsrail siyasi haklarını vermeden, yaklaşık 5 milyon insanı yönetiyor. Sömürge sonrası dünyada bu -neredeyse- benzersiz bir durumdur.

İsrail’i yönetenler bahaneler sırlayabilir; örneğin... “Filistin liderliği geçmişte ciddi teklifleri reddetti. Bölünmüşler ve kararsızlar” ...

Ama nihayetinde bu bahaneler Filistinlilerin aşağılayıcı koşullarda yaşadığı gerçeğini değiştirmiyor.

Evrensel bir hak olan “kendi kaderini tayin hakkı” nasıl reddedilir?

........

Böyle gelmiş böyle gider mi?

Her şeye rağmen İsrail liberal bir demokrasi olmaya devam ediyor.

İsrail “yeni ülkelerinin sadece milliyetçiliğin değil adaletin ve ahlakın da kucaklanması gerektiğine inanan insanlar” tarafından kurulmuştu.

İsrail’de “hem ülke güvenliğini hem de Filistinlilerin saygınlığını sağlayacak bir yolun bulunabileceğine” tutkuyla inananların sayısı az değil.

İsrail, kadim Peygamber İşaya’nın söylemiyle “uluslara ışık olmak” misyonunu yerine getirmelidir. 

İsrail ve etik...

İsrail ve etik...

Zion Kalesi, Demir Kubbe

Son 11 günlük savaşı, İsrail, “yer altında derinliklere kazılmış, nükleer saldırılar dâhil tüm tehditlere karışı korunmalı ‘Zion Kalesi’ adlı merkezden yürüttü.” Uzun süre yeryüzüne çıkmadan yüzlerce subay ve uzmanın çalışabilecekleri kadar enerji, yiyecek ve diğer ihtiyaçları da karşılayacak donanıma sahip olan bu
Zion Kalesi 10 yılda tamamlandı. Teknoloji ile istihbaratı bir araya getiren, dijital bir ağa hükmeden Zion yer altı komuta merkezi Tel Aviv’in göbeğinde.

Siyasi liderlerin, hava kuvvetlerinin ve Shin Bet istihbarat yer altı komuta merkezine teknoloji yoluyla bağlantılı...

Zion’da spor salonu, sinagog, mutfak, yemek salonları, istirahat alanları var.

Yer altındaki katlardan biri İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin komutanlığına ait. Genelkurmay başkanının ayrı bir yatak odası bu katta. Zion’dan “birleşik operasyon” 11 gün ve gece boyunca kesintisiz bir akışla yürütüldü. Penceresiz sığınağın koridor duvarları ülkedeki doğal güzelliklerin ve daha önceki savaşlarda çekilmiş fotoğraflarıyla süslenmiş.

11 gün ve gece dev ekranlarda Hamas’a indirilen darbeler izlenmiş ve çok sayıda askeri uzman parmaklarının dolaştığı tuşlarla yeryüzünde hedefler vurulmuş.

Demir Kubbe

Iron Dome (Demir Kubbe) İsrail’i Hizbullah’ın ve Hamas’ın roketlerinden koruyor. Sistem şöyle:

Hassas radarlar ateşlenen roketi anında algılar. Yörüngesini ve çarpma noktasını tahmin eder. Kontrol merkezi bu bilgiyi işler ve o roketi yok etmek için füze fırlatıcıya bağlanır. Füze fırlatılır roket vurulur.

Ancak sistem, “nüfus merkezlerine tehdit oluşturan” roket atışlarına yanıt verecek şekilde tasarlanmış. Boş araziye yönelen roketlere müdahale edilmiyor. Çünkü Demir Kubbe’yi oluşturan füzelerden her birinin maliyeti
40 bin-50 bin dolar.

Boş araziye düşecek roket için harcanmıyorlar. Demir Kubbe ülke genelinde 10 bataryadan oluşuyor.

Her biri 60 mil kare nüfuslu bir alanı savunmak üzere tasarlanmış.

.........

Suudi Arabistan ve BAE, İsrail’den bu Demir Kubbeleri almak için ilgilerini bildirmişler. Çek Cumhuriyeti’ne 8 radarlı bir Demir Kubbe satılmış.

Slovakya’yla da 17 radarlı bir başka Demir Kubbe için anlaşma imzalanmış.

Yani... S-400’lerden, Patriot’lardan daha öte böyle sistemlere de ihtiyaç var.

Atari oynar gibi duyguların yer almadığı uzaktan dijital savaşlar çağındayız.

Diplomasiyi de duygulardan sıyrılarak yapmalıyız.

İsrail ve etik...

İsrail ve etik...